Bayat Hayatlar
Mahallemizin ortak kullandığı bir ekmek fırını vardı. Yaklaşık yirmi ya da yirmi iki adet ekmek alırdı ve bu ekmekler bize bir aydan fazla yeterdi. Bayram çörekleri imece usulüyle yapılır, sonra da dağıtılırdı. Biz, anne ve babamızdan “O ekmek bayat yeme!” dediklerini asla duymadık. Zaten bayat ekmeğin ne olduğunu bile bilmiyorduk.
Bazen ekmeğin kenarı hafif yanık olurdu:
— Anne, bu ekmek yanmış, derdik.
— Yanmamış o, fazla pişmiş, derdi ve eklerdi:
— Yanık ekmek yer ve yolun sağından giderseniz para bulursunuz.
Okuma yazma bilmeyen annem söylerdi bunu. Bakar mısınız şu cümlenin anlam güzelliğine: Hem yanık ekmeği yediriyor, hem ekmeği sevdiriyor, hem yolun sağından gitmemizi öğretiyor, hem de para bulup sevineceğimizi söylüyor.
Anladım ki bayat olan ekmekler değilmiş; bayat olan hayatlarmış şimdilerde çünkü çöplere bakmak istemiyorum...
(
Bayat Hayatlar başlıklı yazı
berberce tarafından
5.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.