Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Günümüz Yunus Emre’leri

Anadolu, Kafkaslar, Orta Asya ve Balkanlar… Yani Türklerin yaşadığı geniş coğrafyada bugüne kadar belki de milyonlarca derviş gelip geçmiştir. Bunların çoğu zamanla unutulmuştur. Bazıları ise yüzyıllar önce ebedî âleme göç etmiş olsalar bile hâlâ gönüllerde ve hafızalarda yaşamaktadır. Yunus Emre bunlardan biridir.
Yunus Emre genellikle ilahileriyle tanınır. Halk dilinde yazılmış, akıcı fakat derin anlamlar içeren tasavvuf şiirleri bugün bile güncelliğini korumaktadır. Bu şiirler asırlardır ilahi olarak okunmuş ve daha nice yıllar okunmaya devam edecek gibi görünmektedir. Yunus Emre’nin diğer vasıfları da onu gönüllerde özel bir yere taşımıştır: mütevazı oluşu, alçakgönüllülüğü, hizmet eri olması ve en önemlisi hoşgörü ile insan sevgisini ön planda tutması.


Yunus Emre o kadar çok sevilir ki bazı şehirler ona sahip çıkmak için adeta yarışmışlardır. Bu tatlı rekabet özellikle Karaman ile Eskişehir arasında yaşanırken, Azerbaycan da Yunus Emre’ye sahip çıkmıştır. Aslında Yunus Emre’nin nerede yaşamış olduğunun çok da önemi yoktur. Önemli olan onu anlamak ve onun gibi olabilmektir.
Geçenlerde, günümüzde hâlâ Yunus Emre’nin yolunda yürüyen insanların olduğunu düşünmeye başladım. Yunus Emre’nin bütün vasıflarını taşımak elbette kolay değildir; ancak onun yolunda ilerleyen insanlara şahit olmak sevindiricidir. Evet, Yunus Emre tasavvuf ehliydi, şairdi, bir hizmet eriydi ve geniş bir hoşgörü ile insan sevgisine sahipti. Günümüz şartlarında bu özelliklerin hepsini bir arada bulundurmak kolay olmasa da, şahit olduğum bazı insanların hizmet eri olma, hoşgörü ve insan sevgisi bakımından onun yolunu takip ettiğini düşünüyorum.

Birkaç hafta önce sosyal medyada İHH’nın Ramazan faaliyetlerinin görüntülendiği bir video izledim. Bu videoda tanıdığım bir kişi, İHH’nın Ramazan faaliyetlerine gönüllü olarak katılmış ve Moğolistan’daki fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine yiyecek, içecek ve giyecek dağıtıyordu. Videoda gördüğüm şey yalnızca yardım dağıtmak değildi; aynı zamanda sevgi dağıtılıyordu. Yardım ulaştırdığı Moğol çocuklarıyla şefkat, merhamet ve sevgi dolu bir iletişim kuruyordu.

Onunla ilk karşılaştığımda hemen yanına gidip Moğolistan’daki gönüllü hizmetini sordum. Yıllardır bunu yaptığını ve yapmaya devam etmeyi düşündüğünü söyledi. Beni en çok etkileyen sözleri ise şunlar oldu:
“Moğolistan’da yardım dağıttığımız şehirde hava sıcaklığı eksi otuz dereceydi. Dışarıda birkaç saatten fazla durulamıyordu. Soğuktan yüzümüz sanki jiletle kesiliyormuş gibi oluyordu. Ama oralara gidip hizmet etmek çok güzel. Kurban Bayramı’nda yine gideceğim.”

Amsterdam gibi konforlu bir şehirdeki hayatını bırakıp dünyanın öbür ucu sayılabilecek Moğolistan’a veya başka ülkelere giderek, çetin hava şartlarına rağmen insanlara hizmet etmek, onlara ikramlarda bulunmak ve en önemlisi onlarla gönül bağı kurmak… Ben bunun açıklamasını ancak bu güzel insanların günümüzün Yunus Emre’leri olduğunu düşünmekle yapabildim. Moğolistan’ın yanı sıra Afrika ve Asya’nın farklı ülkelerine gidip oradaki insanlara maddî ve manevî yardım ulaştırmak isteyen Türkiye’den veya Avrupa’dan nice insanımız var. Bu insanların Yunus Emre’yi gerçekten anlamış ve onun yolunda fiilen yürüyen kişiler olduğunu düşünüyorum.

Sevinilecek başka bir gerçek ise şu: Bu güzel insanlar gökten zembille inmedi. Hepimizin yaşadığı toplum içinde yetiştiler. Ne mutlu Yunus Emre gibi hizmet eri, hoşgörülü ve samimi insanları yetiştirebilen bir toplumun varlığına. Hep olumsuz gelişmeleri görüp karamsarlığa kapılmak yerine, iyilikleri ve güzellikleri görerek daha nice “zamanın Yunus Emre”lerinin yetişmesine katkıda bulunalim…

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Günümüz Yunus Emre’leri

hotamisli hotamisli