Bir aydan fazla süredir İran saldırıya uğradı. Başta Ayetullah Ali Hamaney olmak üzere çok sayıda yüksek rütbeli devlet adamı ve asker hayatını kaybetti. Bunların yanı sıra atom ve petrokimya tesislerine zarar verildi. Resmî olmayan rakamlara göre yaklaşık 4000 sivil yaşamını yitirdi. Yazı, savaş öncesi ve sonrası olmak üzere iki başlıkta ele alınacaktır.
 


Savaş Öncesi
İran İslam Cumhuriyeti ile ABD arasındaki ilişkiler hiçbir zaman iyi olmadı; hep rekabet ve zıtlaşma ile geçti. ABD, açık ve net bir şekilde mollaların devrilmesini istediğini belirtiyor, İran halkını bu yönde ayaklanmaya çağırıyordu. Ayrıca, isyancılara yapılacak katliamlara seyirci kalmayıp müdahale edeceğini de açıklamıştı.


İran halkı savaş öncesine kadar defalarca ayaklanmıştı; ancak son ayaklanma sanki daha şiddetliydi. Yüzlerce sivil bu süreçte yaşamını yitirmişti. Ayaklanmaların yanı sıra halkın bir kısmı devlete itaat etmemekteydi; devletin koyduğu kurallara uyulmuyordu.
Savaş çıkmasaydı, yani ABD ve patronu İran’a saldırmasaydı, belki de halk devrimi mollaların yönetimine son verebilirdi. İşte bu noktada “satanistler”in devreye girip mollalara yardım ettiğini düşünüyorum. Burada “satanist” derken siyah giyen, yüzünü boyayan soytarılardan bahsetmiyorum. Silah satabilmek, petrolden daha fazla kazanç sağlamak ve akla hayale gelmeyecek başka sebeplerle savaş çıkaran karanlık güçleri kastediyorum.

Savaş başlamadan önce ABD sürekli “rejim değişikliği”nden söz ediyordu; ancak saldırının gerekçesi yine akla yatkın olmayan iddialara dayandırıldı. Neymiş efendim, İran ABD’ye saldıracakmış… Oysa ABD istihbaratı bunu yalanlanladı. İran’ın en yetkili kişilerinin saklandığı yerleri bile bilen bir istihbaratın, savaşın halk isyanını sekteye uğratacağını ve hatta halkın devlete sahip çıkmasına yol açacağını öngörmemesi mümkün değildir. Ayrıca Saddam Hüseyin’in İran’a saldırmasının rejimi daha da güçlendirdiğini bilmemeleri de düşünülemez.
Bu nedenle, savaşın asıl amacının halk isyanını bastırmak ve mollaların iktidarda kalmasını sağlamak olduğunu düşünüyorum. Peki, bu “satanistler” neden böyle bir şey istesin? Mollaları sevdikleri için değil elbette; trilyonlarca dolarlık kazanç elde etmek için. Savaşın başka boyutları da elbette var, ancak konuyu dağıtmamak adına sadece silah ticareti açısından ele almak istedim. İddia büyük, ancak açıklamaya çalışalım.
 

Savaş Sonrası
Henüz savaş tam olarak bitmemiş olsa da bir değerlendirme yapma zamanı gelmiştir. Savaş sonrası, zayıflatılmış ve atom programı sonlandırılmış bir İran ortaya çıkacaktır. Ancak bundan daha önemlisi, savaş sonrasında silah ticaretinde büyük bir hareketlilik yaşanacak olmasıdır.

Her ne kadar bir aylık savaşın ABD’ye maliyetinin 12 milyar dolar olduğu belirtilse de bu rakam, elde edilecek kazanç yanında oldukça küçük kalacaktır. Çünkü savaşın ardından Körfez ülkeleri en gelişmiş ve en pahalı silahları almak için adeta yarışa girecektir. Hatta bu ülkeler, bu güçlerden silah alabilmek için yoğun çaba gösterecektir.
Savaş boyunca İran’dan gelen füze ve drone saldırılarına maruz kalan Körfez ülkelerine silah satmak hiç de zor olmayacaktır. Sonuç olarak, satılacak en gelişmiş ve pahalı silahlardan elde edilecek kârın milyarlarla değil, trilyonlarla ifade edilmesi muhtemeldir. Dünyanın en zengin Körfez ülkelerine bol miktarda silah satmak  için Satanistan tehdidi demek yetersiz kalmaktadır. İran’ın bu ülkelere yönelik drone saldırıları da bu süreci hızlandırmıştır.


Bir taşla birçok kuş vurmayı alışkanlık haline getirmiş olan satanistler, ne yaparlarsa yapsınlar, sonunda kaybetmeye mahkûmdurlar.

( Mollalar Ve Satanistler başlıklı yazı hotamisli tarafından 11.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu