Bilmediklerimiz
İnsanoğlu, farkında olduğundan çok daha fazla bilgiye sahiptir. Bildiklerini ayrıntılı şekilde kaleme alsa, ortaya ciltler dolusu eser çıkar.
İnsan; yemeyi, içmeyi, giyinmeyi, kişisel bakımını yapmayı ve günlük hayatını idame ettirmeyi bilir. Bunun yanında çevresindeki insanları tanır; kime nasıl davranması gerektiğini zamanla öğrenir. Günlük hayatta kullanılan yüzlerce eşya hakkında bilgi sahibidir. En basit örnekle, ateşe çıplak elle değil, maşa ile dokunulacağını bilir.
Hayatın temel bilgilerine ek olarak, çoğu insan en çok kendi mesleği hakkında bilgi sahibidir. Mesela bir doktor, insan bedenindeki organları genel hatlarıyla bilir; uzmanlaştığı alanı ise en ince ayrıntısına kadar öğrenir. Sadece mesleğiyle ilgili bilgileri bile başlı başına kitaplar dolduracak kadar geniştir.
Bunun dışında insanın ilgi alanına giren pek çok konu vardır: siyaset, kültür, sanat, spor ve daha niceleri… Örneğin siyasete ilgi duyan biri; yerel, ulusal ve uluslararası gelişmeleri takip eder. Dünyada yaşanan olaylardan haberdar olur, savaşların görünen ve görünmeyen yönleri hakkında fikir yürütür.
Kısacası insan, sayısız bilgiye sahiptir. Fakat bu bilgilerin büyük çoğunluğu dünya hayatına aittir. İnsan öldüğünde ise dünyevi bilgilerin tamamı geride kalacaktır. Örneğin kalbin çalışma sistemiyle ilgili en detaylı bilgiler bile ahirette kişiye bir fayda sağlamayacaktır. Elbette ilim küçümsenemez; çünkü ilim, Müslümanın yitik malıdır ve onu nerede bulursa almalıdır.
Ancak dikkat çekici olan şudur: İnsan, ölümden sonraki sonsuz hayat hakkında çoğu zaman çok az şey bilir. Hatta bazıları için bu bilgi yok denecek kadar sınırlıdır. En fazla yüz yıllık geçici bir dünya hayatı için ciltler dolusu bilgi edinilirken, sonsuz hayat hakkında bu kadar az bilgi sahibi olunması gerçekten düşündürücüdür.
Peki insan, dünya hakkında bu kadar çok şey öğrenirken ölüm ve sonrası hakkında neden bu kadar bilgisiz kalmaktadır?
Bunun birçok sebebi sayılabilir. Fakat en büyük sebeplerden biri, ölüme karşı gösterilen ilgisizliktir. İnsanlar ölümü kabul etse bile, ölümden sonraki hayatı görmezden gelebilmekte hatta inkâr edebilmektedir.
Oysa ilgisizlik de inkâr da gerçeği değiştirmez. Vakti gelen herkes kendisini ahiret yurdunda bulacaktır. Ölüm ve sonrasına karşı duyulan kayıtsızlık, bilgisizlik ve özellikle inkâr; insanın sonsuz hayatını derinden etkileyecektir. Nitekim Rabbimiz, insanı bu konuda da uyarmış ve yeterince bilgilendirmiştir.
Rabbim, iki cihan saadetini isteyen ve bunun için gayret eden kullarından olmayı hepimize nasip etsin.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.