Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Şit (Şis) (Âleyhisselâm) Hayatı



ŞİT (ŞİS)  (ÂLEYHİSSELÂM)  HAYATI


Mukaddime: 

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’u Teâlâ’nın Adıyla…

Hamd, Allâh’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O’nun kulu ve Rasûlü’dür…

Bundan sonra:

Değerli okuyucular; Bu yazımda da inşeAllâh Şit (aleyhisselâm)' ın hayatını anlatmaya çalışacağım. Şit (aleyhisselâm) bir çok insanın belki adını bile işitmediği Peygamberlerden birisidir. Çünkü, Şit (aleyhisselâm)' ın adı Kur'ân-ı Kerim'de geçmemektedir. Dolayısıyla Kur'ân-ı Kerim'de hakkında bir bilgi verilmemiş ancak sahih sünnette de yok denecek kadar az bilgi verilmiştir. Sadece İslam alimleri siyer kitaplarında ondan bahsetmektedir. Onun hakkında En iyi ve en doğru bilgiyi hiç şüphesiz yerlerin ve göklerin tek Rabbi olan Allah Subhanehu ve Teâlâ bilir.

Şit (Şis) Aleyhisselâmın Soyu:

Şit  (Aleyhisselâm)' ın Babası: 

Âdem (Aleyhisselâm),  Annesi de,
Hazret-i Havvâ'dır.

(İbn.İshak, İbn.Hişam-Sîre c.1,s.3, İbn.Sa'd-Tabakat
c.1,s.39, Belâzürî-Ensabüleşraf c.1,s.3, İbn.Kuteybe-Maarif s.10, Dineverî-Kitabülahbar s.1, Yâkubî-Tarih c.1,s.8, Taberî-
Tarih c.1,s.76.
M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet
Vakfı Yayınları: 1/67.)

Şit (Aleyhisselâm)' ın Doğuşu:

Âdem (Aleyhisselâm)' ın oğlu Kabil, kardeşi Hâbil'i
kıskanarak öldürdükten beş yıl sonra dünya'ya geldi.

(Taberî-Tarih c.1,s.76, Sâlebî-Arâis s.47, İbn.Esîr-Kâmil
c.1,s.47)

Rivayete göre, Hâbil ile Kâbil arasında çıkan anlaşmazlık neticesinde Kâbil, Hâbil’i öldürünce, Allah Teâlâ, Âdem (aleyhisselâm)’ a, yeni bir oğul verdi.

Şit (Hibetullâh) (Aleyhisselâm) doğdu.
Âdem (aleyhisselam)' ın bütün çocukları ikiz olarak doğduğu hâlde, Şit (aleyhisselam) tek doğdu. Şit adı verilen yeni oğlun ismi İbrani’ce olup, Arapça karşılığı “Allah’ın hibesi” mânâsınadır. İsmine “Şis” de denilmiştir.

(İkiz olarak değil, yalnız olarak (Mir Hâvend-
Ravzatussafa. Terceme s.115)

Cebrail (Aleyhisselâm), Hazret-i Havva’ya: “Allah, bunu (Şit‘i), sana Hâbil’in yerine verdi” dedi.

(İbn.Sa'd-Tabakat c.1,s.37, Taberî-Tarih c.1,s.76, Sâlebî-)

(Hibetullâh)' a: Arabcada
Şes, Süryancada Şas, İbrancada Şis denir.

(İbn.Sa'd-Tabakat c.1,s.37, Taberi-Tarih c.1,s.76,
İbn.Asâkir-Tarih c.6,s,354)

Rivayete göre, Âdem (aleyhisselam)' dan sonra gönderilen ilk peygamberdir.

Şit (aleyhisselâm), doğunca, Âdem (aleyhisselâm) da:
"Bu, Hibetullâh'dır (Allah'ın Hibesidir) demiş ve Hâbil'den dolayı yemin etmiştir.

(Belâzürî-Ensabüleşraf c.1,s.3
M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet
Vakfı Yayınları: 1/67.)

Alınlardan Alınlara Geçen Peygamberlik Nuru:

Rivayete göre, Hazret-i Havva, Şit’ (aleyhisselâm)' hâmile olunca, alnında parıldamağa başlayan nur Şit (aleyhisselâm)' ı doğurduğu zaman onun alnına geçti. Âdem (aleyhisselâm) bunu görünce kendisinden sonra yerine Şît (aleyhisselam)' ın, geçeceğini anlamıştı. Son peygamber  Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)' in nurunu alnında taşıyordu.
 
(Mes'ûdî-Murûcuzzeheb c.1,s.37)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm)' ın alnında parlayan Peygamberlik Nûr'u,
zevcesine, oğlu Enuş doğduğu zaman da, Enuş'un alnına, ondan da, oğlu Kaynanın alnına geçmiş, asırlar boyunca, alından alına geçmiş durmuş ve nihayet, Abdulmuttalibden Abdullâh'a, ondan da, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)' e geçip son temelli sahibinde karar kılmıştır.

(Mes'ûdî-Murucuzzeheb c.1,s.38-39
M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet
Vakfı Yayınları: 1/67-68.)

Şit (aleyhisselâm)' ın Bazı Faziletleri Ve Peygamberliği:

Rivayete göre, Şit (aleyhisselam) Âdem (aleyhisselam)' ın öteki evlâtlarının hepsinden güzel ve faziletliydi. Suret ve sîrette yâni hâl ve yaşayışta tıpkı babasına benzediği için Âdem (aleyhisselam) onu diğer evlâtlarından çok severdi. Şit (aleyhisselâm)' ın oğullarına da, Kabil oğulları ile evlilik bağlantısı kurmamalarını tavsiye etti.

(ibn.Kuteybe-Maarif s.10, Yâkubî-Tarih c.1,s.7, Mir
Hâvend-Ravzat Terceme s.115)

Ebû Zer (radıyallahü anhâ) anlatıyor:

"Ya Resulallah! Allahü Teala kaç kitap gönderdi?" diye sordum.

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle  buyurdu:

"104 kitap gönderdi. 100 sahife (suhuf) ve 4 kitap...

Adem'e (aleyhisselâm) 10 sahife, Şit'e (aleyhisselâm) 50 sahife, İdris'e (aleyhisselâm) 30 sahife, İbrahim'e (aleyhisselâm) 10 sahife indirdi. (Toplam 100 sahife).
Tevrat, Zebur, İncil ve Furkan'ı (Kur'an-ı Kerim) indirdi." 

(Süyûtî, ed-Dürrü'l-Mensûr, VIII, 489; İbn Hibban, es-Sahih, no. 361) 

Âdem (aleyhisselâm)' ın; vefatından on bir gün önce

(Taberî-Tarih c.1,s.79, Salebî-Arâis s.47, ibn.Esîr-
Kâmil c.1,s.49)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm)' a: "Ey oğulcuğum! Sen, benden sonra, Halîfem'sin!" diyerek vazifesini takva üzere yürütmesini tavsiye etti.

(İbn.Asâkir-Tarih c.6,s.359)

Rivayete göre, Onu, bir Vasiyetname ile yerine Vekil bıraktı.

(Taberî-Tarih c.1,5.79, Mesûdî-Murucuzzeheb c.1,s.49)

Rivayete göre, Bunu, Kabil'den ve Kabil oğullarından gizli tutmasını, ona
emretti.

(Taberî-Tarih c.1,s.79, Sâlebî-Arâis s.47, İbn.Esîr-
Kâmil c.1,s.49 )

Rivayete göre, Âdem (aleyhisselâm) Onu evlatlarına reis yaptığı gibi, vefat edeceği sırada da bütün yeryüzünün halifeliğine tayin etti. Bu hususta vasiyette bulundu. Ayrıca ilâhî sırları bildirip, bütün ilimleri öğretti. Gece ve gündüz saatlerini ve her mahlûkun, Allâh’a, hangi saatlerde, ne gibi ibadetler yaptıklarını bildirdi. Vuku bulacak Tufan hakkında da, bilgi verdi.

Âdem (aleyhisselam)' ın vefatından sonra, Allah Teâlâ, Şit aleyhisselama peygamberlik verdi. Elli sayfa (forma) küçük kitap indirdi. Bu kitaplarda hikmet ilmi, matematik, sanayi bilgileri, kimya ilmi ve daha birçok şeyler bildirilmişti.

(Taberî-Tarih c.1 ,s.76, Sâlebî-Arais s.47, İbn.Esîr-
Kâmil c.1 ,s.47 Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.1 ,s.98, Mir
Hâvend-Revzatussafa Terceme s. 115)

Rivayete göre, Âdem (aleyhisselâm); Kabil oğullarının zina ve içkiye düştüklerini, bozulduklarını görünce de, Şit (aleyhisselâm)' ın oğullarına da, Kabil oğulları ile evlilik bağlantısı kurmamalarını tavsiye etti.

(İbn.Sa'd Tabakat c.1,s.39, Taberî-Tarih c.1,s.84,
İbnünnedûn-Fihrist s.39)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselam) zamanında insanlar çoğalıp, her tarafa yayıldılar. Onlara Allah Teâlâ’nın emirlerini bildirip iman etmeye çağırdı.

Şit (aleyhisselâm); Allah’ı, takdis ve tenzihten geri durmaz, kavmine de; Allah’ın buyruklarına karşı sakınmalarını, Allah’ı, her türlü noksan, eksik sıfatlardan uzak tutmalarını ve daima iyi işler işlemelerini emrederdi.

Suhufu Ûlâ, Hibetul-lâh Sit b. Âdem (aleyhisselâm) ile İdris
(aleyhisselâm)' a indirilmiş olan Sahi-fe'lerdi.

(Taberî-Tarih c.1,s.86)

Yüce Allah'ın; (Âlâ: 87/18)  âyetinde andığı

Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُولٰىۙ 

"Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda,"

(A’lâ: 87/18)

Peygamberlik, Din, İbâdet ve Yüce Allah'ın Hak ve Şeriatlarına göre hareket, Şit (aleyhisselâm)' da ve oğullarında bulundu.
Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm)' ın yurdu, Dağın başında; Kabil oğullarının yurdu ise, vadinin altında idi.

(Mes'ûdî-Ahbaruzzeman s.86)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselam)' ın dininin esasları, Âdem (aleyhisselam)' ın bildirdiği dinin esaslarına uygundu. Şit (aleyhisselam) ekseriya Şam’da ikamet edip, insanlara, Allah Teâlâ’ya iman etmeyi ve emirlerine uymayı bildirerek tebliğ vazifesini yaptı.

Rivayete göre, Çadırlarda yaşayan halk, bazı tabii afetlerden çeşitli zararlar gördüler ve korunmak için zaman zaman mağaralara sığındılar. Bu durum Şit (aleyhisselâm)' a daha sağlam yapıların gerektiğini düşündürdü ve onu bu konuda çalışmalara yöneltti. Uzun, zahmetli ve azimli çalışmalar sonunda Şit (aleyhisselâm) taştan dayanıklı binalar kurmayı başardı. Şit (aleyhisselâm) kendisine inananlar ile birlikte bu sağlam yapılardan inşa ettiler ve hep birlikte oraya yerleştiler. Bu yerleşme yerine El Firdevs köyü adını verdiler.

Rivayete göre, Şit (aleyhisselam)' ın çocukları ve torunları imar ettikleri şehirlerde yaşayıp, Allah Teâlâ’ya ibadet ve tâatle meşgul oldular. Gayet huzurlu bir hayat sürdüler. Aralarında düşmanlık buğz ve haset yoktu. Kötülüklerden, haramlardan ve isyandan uzak dururlardı.

Şit (aleyhisselâm); Allah'ı, takdis ve tenzihden geri durmaz, kavmine da; Allah'ın buyruklarını yerine getirmemekten sakınmalarını, Allah'ı, her türlü noksan, eksik sıfatlardan uzak tutmalarını ve dâima iyi işler işlemelerini emrederdi. Bunun için, Şit (aleyhisselâm)  oğulları ve kadınları arasında ne düşmanlık, ne kıskançlık olur, ne kin tutulur, ne suçlama yapılır, ne yalan söylenir, ne de, boş yere yemin edilirdi.
Onlardan, her hangi biri, yemin etmek istediği zaman, ancak: "Hâbil'in kanı üzerine yemin olsun ki!" derdi.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.8)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselam), Şam’dan Yemen tarafına gidip, azgın ve sapık bir hâlde yaşayan Kâbil’in oğullarını Allah Teâlâ’ya iman ve ibadet etmeye dâvet etti. Fakat bu kavim, Şit (aleyhisselam)' ın dâvetini kabul etmeyip, sapıklıklarında ısrar ettiler. Şit (aleyhisselam), onlarla savaş yaptı. Yemendeki bu azgın kavmin bir kısmını kılıçtan geçirdi, bir kısmını da esir aldı. 

Âdem (aleyhisselâm)' dan sonra, oğullarından, Kâbe'nin
onarımını ilk defa, taşla ve çamurla yapan da, Şit (aleyhisselâm) idi.

(lbn.Kuteybe-Maarifs.10,
 Taberî-Tarihc.1,s.81,
İbn.Esîr-Kamilc.1,s.54, Mir Hâvend-Ravzatussafatercemes.115)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm); vefat edinceye kadar, Mekke'de kalmaktan Hacc ve Umre yapmaktan geri durmadı.

(Taberî-Tarih c.1,s.81, İbn.Esîr-Kâmil c.1,s.54
M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet
Vakfı Yayınları: 1/68-69.)

Şit (aleyhisselâm)' ın Vefatı:

Rivayete göre,  Şit (aleyhisselâm); vefat edeceği sırada, yerine oğlu Enuş'u
bırakıp ona; Âdem (aleyhisselâm)' ın, tâbut içindeki cesedini, korumasını, Allah'ın buyruklarını yerine getirmemekten sakınmasını ve kavmine de, bunu ve Allah'a güzelce ibâdet etmelerini emir etmesini emir etti. Oğullarına Bereket duası yaptı. Oturdukları mukaddes dağdan inmemeleri, çocuklarının da, oradan inmelerine engel olmalarını ve lanetlenmiş
Kâbil'in çocukları ile düşüp kalkmamaları hakkında da, Hâbil'in kanı üzerine and verdi.

Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)' in nuru, oğlu Enûş’a geçti. Şit (aleyhisselam), oğlu Enûş’a, babası Âdem aleyhisselamın,  Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)' in nuruyla ilgili olarak kendisine yaptığı vasiyeti yaptı ve Enûş’u yeryüzüne halife tayin ederek vefat etti.

(Yâkubî-Tarihc.1,s.8 )

Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm), vefat ettiği zaman, 912 veya 950 veya 900 yaşında olduğu, Peygamberliğininse, 282 veya 212 veya 142 sene olduğu değişik rivayetler edilmiştir.

(Ibn.Kuteybe-Maarif s.10, Yâkubi-Tarih c.1,s.8,
Mes'ûdî-Murûcuzzeheb c.1,s.39, İbn.Asakir-tarih c.6,s.36O,
İbn.Esîr-Kâmil c.1,s.54)

Rivayete göre, İdris (aleyhisselâm) da, o zaman 20 yaşında bulunuyordu.

(ibn.Asâkir-Tarih c.6,s.359-360)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm)' ın oğlu Enuş, babasının cesedini özel ağaç zamkı ile ve darçın gibi kokan ağacın kokusu ile kokuladı.

(ibn.Asâkir-Tarih c.6,s.260)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm)' ın cenaze namazını; oğulları, oğullarının oğulları ile kızları ve kızlarının oğulları gelip kıldılar.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.8, Mes'ûdî-Ahbaruzzaman s.86)

Rivayete göre, Âdem (aleyhisselâm)' ın oğullarından, Şit (aleyhisselâm)' dan
başkasının nesli devam etmeyip kesilmiş, Şit  (aleyhisselâm), böylece, Ebülbeşer olan Âdem (aleyhisselâm)' la birlikte bütün insanların soylarının varıp dayandığı Soy direği olmuştur.

(ibn.Kuteybe-Maarif s.10, Taberî Tarih c.1 ,s.76,
İbn.Esîr-Kâmil c.1 ,s.47-4§, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.1
,s.98)

Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm)' dan sonra, bütün Şit oğullarının nesebleri, Şit (aleyhisselâm)' a ulaşmadığı gibi, İdris
(aleyhisselâm)' a kadar da, onlarda Vahy ve Peygamberlik te, bulunmamıştır.

(Mes'ûdî-Ahbaruzzaman s.87)

Rivayete göre: Şit (aleyhisselâm)' da, Mekke dağlarından Ebû Kubeys dağındaki mağaraya gömülen Ebeveyninin yanına gömülmüştür.

(Zehebî'dan naklen Ebüttayıb.-Şifâülgaram c.1,s.442
M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet
Vakfı Yayınları: 1/69-70.)

Şit (aleyhisselâm)' la İdris (aleyhisselâm) Arasındaki Soy Direği Atalar :

Rivayete göre, Şit (aleyhisselâm)' dan sonra, oğlu Enuş, Babasının ve Dedesinin vasiyetini korudu. Allah'a, en güzel şekilde ibadet etti. Kavmini de; Allah'a, güzel şekilde ibâdet etmelerini emretti.

(Yakubî-Tarih c.ı, s.8.)

Rivayete göre, Yer yüzünde ilk kez hurma ağacı diken, Enuş idi.

(Süheylî-Ravdulünüf c.1,s.81, Mir Hâvend-
Ravzatussafa terceme s.117)

Rivayete göre, İlk kez, Sadaka veren ve vermeyi teşvik eden de, o idi.

(Mîrhand-Rayzatussafa Tercemesi s. 117.)

Rivayete göre, Enuş, vefat edeceği sırada, bütün oğulları için Bereket duası yaptı. Onları, oturdukları mukaddes dağlarından aşağıya inmekten ve içlerinden hiç bir kimsenin, lanetlenmiş Kabil'in oğulları ile düşüp kalkmasına meydan vermekten nehy etti. Oğlu Kaynan'ı da, yerine bıraktı ve kendisini Âdem (aleyhisselâm)' ın, tâbut içindeki cesedi ile de, ilgilenmekle
görevlendirdi. Onun yanında namaz kılmalarını ve Allâhı, çokça takdis
etmelerini emrettikten sonra, vefat etti.
Rivayete göre, Vefat ettiği zaman, 965 yaşında idi.

(Yâkubî-Tarihc.1,s.8-9)

Enuş'un alnında peygamberlik Nuru parıldardı.

(Me'ûdî-Murucuzzeheb c.1,s.38)

Hâbil'in
katili Kabil de, onun zamanında öldürülmüştür.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.8, Mesûdî-Murucuzzeheb c.1,s.39.)

Rivaywte göre, Enuş'un oğulları ve oğullarının oğulları Kaynan, Mehlâil, Yerd, Uhnuh (İdris), Mettu Şelah ile kadınları ve onların oğulları toplanıp Enuşun cenaze namazını kıldılar.

Rivayete göre, Kaynan; latîf, müttakî ve Allah'ı çok takdis edici bir zat idi.

Kavmim; Allah'a itaat ve güzelce ibadet etmeye, Âdem ve
Şis Aleyhisselamla-rın vasiyetlerini tutmaya davet ve teşvik
etti.

(Yâkubî-Tarih C.1.S.9)

Rivayete göre, Kaynan'ın alnında da, Peygamberlik Nûr'u, parıldardı.

(Mes'ûdî-Murucuzzeheb C.1.S.39)

Rivayete göre, Kaynan, vefat edeceği sırada, oğulları için, Bereket duası yaptı.
Aralarından, hiç bir kimsenin, oturdukları mukaddes dağdan, lanetlenmiş Kabil oğullarının yanına inmemeleri
için, onlara, Hâbil'in kanı üzerine-and verdi. Yerine, oğlu Mehlâil'i, bıraktı.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.9, Dineverî-Elahbar s.1)

Rivayete göre, Kaynan,  920  yaşında vefat etti.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.9, Mes'ûdî-Murucuzzeheb c.1,s.39)

Rivayete göre, Kaynan vefat edince; oğulları ve oğullarının oğulları Mehlâil, Yerd, Mettu Şe-lah ve lemek ile kadınları ve onların oğulları toplandılar, Kaynan'ın üzerine, cenaze namazı kıldılar.

Mehlâl; zamanında Âdem oğullarının Seyyid'i ve Ulu kişisi idi.

(Dineverî-Kitabül'ahbar s.1)

Rivayete göre, Mehlâil; kavmini, Yüce Allah'a ibâdet ve tâata devam
ettirdi. Onlara, Babasının vasiyetini, yerine getirtti. vefatı yaklaştığı sırada Mehlâil; oğlu Yerd'i, kendisine halef tayin ve Âdem (aleyhisselâm)' ın tâbutunu, ona vasiyet
etti.

(Yâkub-ı Tarih c.1,s.10)

Rivayete göre, İlimleri öğretti. Âlem (aleyhisselâm)' da cereyan edecek şeyleri haber verdi.
Âdem (aleyhisselâm)' a indirilmiş olan (Hükümdarların Sırrı) kitabı Mehlâil'de bulunuyordu.

(Mes'ûdî Ahbaruzzaman s.87)

Rivayete göre, Mehlâil, 895 yaşında vefat etti.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.10, Mes'üdî-Ahbaruzzaman s.87)

Rivayete göre, Mehlâil'in vefatından sonra, yerine geçen oğlu Yerd; imanlı, tam amelli, kendisini, Allah'a ibadet ve tâata vermiş,
gece, gündüz çok çok namaz kılan bir zat idi.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.10)

Rivayete göre, Kabil oğullarında, ötedenberi içki, zina düşkünlüğü

(İbn.Sa'd-Tabakat c.1,s.38, Taberî-Tarih c.l.s.84,
Salebi-Arais s.47)
,
hayasızlık ve ateşe tapmak gibi türlü kötülükler vardı. Çeşid çeşid çalgı âletleri de, edinmişlerdi.

(Sâlebî-Arâis s.47)

Rivayete göre, Kadın, erkek, genç, ihtiyar, sık sık toplanıp davul, düdük, zurna, def çalarlar, güler, oynarlar, nâra atarlardı.
Hattâ, onların seslerini, dağda oturan Şis oğullarından bazıları duyarlardı. Onların, bu meclislerine, gençlerinden ziyade, yaşlılar, düşkündüler. Günah olan her kötülüğü işlemekte birleşmişlerdi.
Zaman, uzayınca, Şis oğulları da, aralarında gereğini titizlikle yerine getire geldikleri Ahd ve mîsaklarını bozdular.

(Yâkubî-Tarih c.1 ,s.10-11)

Rivayete göre, İçlerinden, yüz erkek, oturdukları mukaddes dağlarından inip amuca oğullarının, ne yaptıklarını görmek istediler.

(ibn.Sa'd-Tabakat c.1,s.39, Yâkubî-Tarih c.1,s.11,
Taberî-Tarih c.1,s.84)

Rivayete göre, Yerd b.Mehlâil, bunu, haber alınca, hemen yanlarına vardı.
Onlara "Allah aşkına yapmayınız!" dedi.
Atalarının bu husustaki vasiyetini ve kendilerinin, Hâbil'in kanı üzerine, yaptıkları And'ı hatırlattı.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.11)

Kendilerine, va'z ve nasihatta bulundu ise de, dinlemediler.

(Taberî-Tarih c.1,s.83, Ibn.Esîr-Kâmil c.1,s.57)

Oğlu Uhnuh (İdris)  (aleyhisselam), ayağa kalkıp:
"İyi biliniz ki: içinizden, kim Babamız Yerd'i, dinlemeyerek
dağımızdan inerse, biz de onun bir daha dağımıza çıkmasına
meydan vermeyiz!" dedi. 

Fakat, onlar, yine de, inmekten başkasına yanaşmadılar.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.11)

Rivayete göre, Dağdan, Kabil oğullarının yanına indiler. Kabil oğullarının kadınları, Şit (aleyhisselâm) oğullarını yanlarında tutup bırakmadılar. Bundan sonra, Şit (aleyhisselâm) oğullarından yüz kişilik ikinci bir erkek kafilesi daha "Kardeşlerimiz, ne yapıyorlar?" diyerek dağdan, onların yanına indiler. Onları da, Kabil oğullarının kadınları tutup bırakmadılar. Daha sonra, bütün Şit (aleyhisselâm) oğulları, dağdan, onların yanına indiler. Azgınlık ve onlarla evlilik yapıldı, birbirlerine karıştılar. Kabil oğulları, yeryüzünü dolduracak kadar çoğaldılar. Fakat, Tufanda hepsi boğulup yok oldular.

(İbn.Sa'd-Tabakat c.1,s.39, Taberî-Tarih c.1,s.84)

Rivayete göre, Yerd b.Mehlâil, vefat edeceği sırada, oğulları için, Bereket duası yaptı.
Onları; oturdukları mukaddes dağdan aşağıya inmekten nehy etti.

"Siz, her halde, er geç aşağı yere ineceksinizdir. İçinizden, hanginiz, en son inecek olursa, Atamız Âdem'in, içinde cesedi bulunan tâbutunu, indirsin. Sonra da, bize tavsiye edildiği gibi, onu, arzın ortasına yerleştirsin." dedi.

Rivayete göre, Oğlu Uhnuh'u (İdris)  (aleyhiselâm)' ı yerine bırakıp Kenz mağarasında namaz kılmaktan ayrılmamasını, ona emretti.

Rivayete göre, Yerd b. Mehlâil, vefat ettiği zaman, 962 yaşında idi. 

Rivayete göre, Yerd b.Mehlâil, vefat edince, oğulları ve oğullarının oğulları Uhnuh, Mettu Şe-lah, Lemek ve Nuh (aleyhisselâm)' lar toplandılar. Babalarının üzerine, cenaze namazı kıldılar.

(Yâkubî-Tarih c.1,s.11)

Âdem (aleyhisselâm) Oğulları Arasında Putperestlik Ne Zaman Ve Nasıl
Başladı?

Rivayete göre: Kabil, kardeşi Hâbil'i öldürünce, Babası Âdem (aleyhisselâm)' dan korkarak Yemen'e kaçtı.

Şeytan, ona:

"Hâbil'in kurbanını ateşin yakması ve kurbanının kabul
olunması, onun, ateşe hizmet ve ibadet etmesi yüzündendi.
Sen de, öyle yap!" diye telkinde bulundu.

Rivayete göre, Bunun üzerine, Kabil, bir ateş evi yapıp içinde ateş yakarak ona tapmağa başladı.

(Taberî-Tarih c.1,s.82, Sâlebî-Arais s.47, Ebülferec
İbn.Cevzî-Tabsıra c.1,s.36)

Put, ağaçtan veya altun veya gümüşten insan şeklinde yapılırsa, ona: Sanem, taştan yapılırsa, ona da, Vesen denir.

(Ebülmünzir Hişam-Kitüblasnam s.53)

Şit (aleyhisselâm) oğulları, önceleri gelir, Âdem (aleyhisselâm)' ın Nevz veya Bevz dağındaki mağarada bulunan cesedini, ziyaret eder ve ona, tazimde bulunurlar, kendisi için, Allâh'dan rahmet dilerlerdi.

(Ebülmünzir Hişam-Kitabülasnam s.50)

Rivayete göre, Kabil b. Âdem (aleyhisselâm) oğullarından bir adam:

"Ey Kabil oğulları! Şis oğulları, Âdemin cesedinin
çevresinde dönüp dolaşarak ona tazimde bulunuyorlar.
Sizin ise, böyle bir şeyiniz yok!" dedi, 

ve onlar için bir put yonttu. Tarihde ilk put yapan adam, bu, oldu.

(Ebülmünzir Hişam-Kitabülasnam s.51, Yâkut-)

Kur'an-ı kerimde Vedd, Süva' , Yağus, Yauk ve Nesr diye adları anılan putlar

(Nuh: 23)

Rivayete göre: Âdem (aleyhisselâm)' ın oğulları

(Ebülfida-Tefsir c.4,s.426, Diyar.Bakrî-Hamis c.2,s.97)

veya oğullarının oğulları idiler.

(Taberî-Tefsir c.23,s.99)

Bunlar, iyi amelli kişilerdi.

(Ebülmünzir Hişam-Kitabülasnam s.51, Taberî-Tefsir
c.29,s.99, Ebülferec İbnülcevzî-Tabsıra c.1,s.35)

Halk, bunlara uyarlardı.

(Taberî-Tefsir c.29,s.99)

Rivayete göre, Süva'ın, Şit (aleyhisselâm)' ın oğlu olduğu, Yağus, Yauk ve Nesr'in de, Süva'ın oğulları oldukları da, rivayet edilir.

(Zürkam-Mevahibüttedünniye Şerhi c.2,s.348)

Rivayete göre, Bunlar, öldükleri zaman, adamları:

"Kâşke, onların suretlerini, bize bir yapan olsaydı da,
kendilerini hatırladıkça, bizi, ibadete teşvik etmiş olurdu." dediler.

(Taberî-Tefsir c.29,s.99)

Rivayete göre, Onlara, yakınları, çok ağladılar. Kabil oğullarından bir adam:
"Ey kavmim!

(Taberî-Tefsir c.29,s.99, Ebülferec İbn.cevzî-Tabsıra
c.1,s.35)

Ben, can vermeye güç yetiremem amma,
size, onların suretlerine göre beş tane put yapsam, yontsam
olmaz mı?" dedi.

Onlar da: "Olur!" dediler.

Rivayete göre, Bunun üzerine, Kabil oğullarının put yapıcısı, onlar için, Vedd, Süva', Yağus, Yauk ve Nesr'in suretlerine göre beş tane put yonttu, dikti. Adlarına put dikilenlerin kardeşleri, amucaları ve amuca oğulları gelip bu putların çevrelerinde koşarak dolaşırlar ve onlara tazimde bulunurlardı.
O asır, böylece geçti. Yerd b. Mehlâil b. Kaynan b. Enuş, b. Şit (aleyhisselâm), b. Âdem (aleyhisselâm) zamanında da, böyle yapıldı.

(Ebülmünzir Hişam-Kitabülasnam s.51-52, Yâkut-
Mûcemülbüldan c.5,s.367)

Bazı kîmseler, İslâmiyetten döndü.

(Ibn.Sa'd-Tabakat c.1,s.39, Taberî-Tarih c.l,s.85,
Ibn.Esfr-KâmıY c.t,s.29)

Rivayete göre, İkinci asır gelince, bu putlara, ilk çağdakinden daha çok tazimde bulundular. Üçüncü asır gelince:

"Bizden öncekilerin şu putlara tazimleri, ancak, Allah
katında, şefaat etmelerini umdukları içindi!" diyerek 

onlara tapmağa başladılar, küfürlerini artırdılar. Bunun üzerine, Yüce Allah, onlara İdris (aleyhisselâm)' ı,
Peygamber olarak gönderdi.

İdris (aleyhisselâm), onları, putlara tapmaktan men ve Yüce Allâha ibadete davet etti.

(Ebülmünzir Hişam-Kitabülasnam s.52, Ebülferce-
Tabsıra c.1,s.35, Yâkit-Mucemülbüldan c.5,s.367)

Fakat, onlar, İdris (aleyhisselâm)' ı, yalanladılar. Yüce Allah da, onu, yüksek bir Makama kaldırdı. Putperestlik, Nuh (aleyhisselâm)' ın zamanına kadar
artmakta devam etti. Yüce Allah, Nuh (aleyhisselâm)' ı, Peygamber olarak  gönderdi. Nuh (aleyhisselâm), onları, Yüce Allâha ibadete, uzun zaman davet etti. Fakat, onlar, Nuh (aleyhisselâm)' a karşı koydular ve kendisini, yalanladılar.

(Ebülmünzir Hişam-Kitabülasnam s.52-53, Yâkut-
Mücemülbüldan c.5,s.367 70)Şuarâ: 118)

Nuh (aleyhisselâm), onlarla başa çıkamayınca, kendisini ve yanındaki Mü'minleri, onlardan kurtarması için, Allah'a dua etti. Yüce Allah da, onları, Tufan suyunda boğdu.

(Nuh: 25)

Rivayete göre, Tufan suları, Nevz veya Bevz dağından beş putu sürükleyip yere indirdi. Suların, şiddetli akışları, onları, ülkeden ülkeye sürükledi. 

Nihayet, Cüdde toprağına attı. Sonra, sular, çekildi. Esen rüzgârlar, putların üzerine toprak yığdı.

(Ebülmünzir Hişam-Kitabülasnam s.53, Yâkut-
Mucemülbüldan c.5,s.367
M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet
Vakfı Yayınları: 1/73-75.)

Allah’ın (Azze ve Celle)'nin Selâm'ı, Râhmet ve bereketi, Şit (aleyhisselâm)'ın, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in  ve bütün peygamberlerin üzerine olsun. Allahümme Amin.

Hâtime: 

Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh'a mahsustur. Salât ve Selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'in, âlinin ve ashabının üzerine olsun.

Yardım ve başarı, izzet ve şeref Allâh'tandır.

O her şeyin en iyisini bilendir.

Muvahhid Kullara Selâm Olsun.

Polat Akyol.

KAYNAK: 

KUR'AN VE SAHİH SÜNNET 




Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Şit (Şis) (Âleyhisselâm) Hayatı

Polat Akyol Polat Akyol