Hazreti duaların
Eklenesi hasretine vuku bulan öksüz
varlığın
Ne acıyan iken soluduğum
Artık açmadığım kalbim
Biteviye kabrimde solduğum
Yitimler ve inen tüm hatimler
Ne medrese ne külliye yeter
Renkler
Alabildiğine derbeder
Huysuz olsam ne ki sökülesi dikilesi
tüm düğmeler
Yamalı ruhun
Yamalı seccademin huzurunda huzur
bulduğum
Ne kisvesi beşerin
Ne de küspesi bahşedilen yalan ve
zanların
Bir tutkudur ki benimki
Ufkunda hizaladığı
Göğün berrak kanalı
Duaların emsalsiz vakur çağrısı
Dinmezken de yüreğin ağrısı
Bir metafor misali diktiğim sayfaya
Bir algoritma ise kalem savrulduğu
hizaya
Bir kelam ki susmayan
Bir nabız ki atmamasını dilediğim
Çarpıntısı dinmeyen rüzgârın
B/atıl sitemi münafık beşerin
Bir kıyım ki dirilesi
Bir kıyama durulası
Dilimlenmiş yüreğin sadakası
Fermana benzer şiirlerim
Ne firari ne esareti dilediğim
Mademki hür doğdum
Hür de yaşamalıyım
Bir nebze de olsa hakkımı helal
etmediğim
Kekremsi değildir düşlerim
Hiç olmadığım kadar gerçek ve
gerçekçiyim
Asaletim atadan
Nezaketim yadigâr anadan
Muallime kimliğimse dolunayım
Yılların muallimi bir babadır ki
geçilmez cakamdan
Bahar misliyle hazan
Sefasını süremediğim şu mabedim
Adeta kazılası mezarım
Gönlün sükûtu ki ansızın sonlanan
Renklerin müdavimi bir gül olsam ne
ki
Döktüğüm yapraklarım kaynakçam
Ve kuru toprağım
Ve derin köküm
Mealimse insan sadece insan
Haizi olduğumsa o tek kum zerresi
İnşa ettiğim tüm kumdan kaleler
yıkılası akla zarar ziyan
Bir delişmen rüzgâr iken coğrafyam
İçine esilesi pusulam ibresi sadece
Mevla’m
Katıksız hazım değil katıksız
hüsranım
Haz dediğin ne ki şu metruk cihan
Az sonra da üflenecek sur bilinmeze
kim ise getiren galeyan
Aşkın hürmeti
Yeter ki tahakkuk edilsin İlahi
Katında Rabbin Dergâhı
Yeter ki çağırsın beni usumdan
Göç edeyim
Sürünmektense sürüleyim çöllere
Kat çıktığım her basamak götürürken
beni anamın kabrine
Aç koynunu ben geldim, dercesine
Sığarız elbet yan yana
Varsın kalsın lanet dünyanın sana
haram iken serveti
Buzağı misali semirmiş zalimin
tayfası
Ölümden beter etti beni
Koynumdaki yılanın o pis zehri
Sokacaktır elbet zamanı geldiğinde
seni ve ahvalini
Tüten ocağım sönmeden
Kıyamet kopmadan
Garb âleminde feryat figan
Şanımla şerefimle yaşadığım kadar
ölmeyeceğim
Ne malum, söyle zalimin nefsine tapan
Şu bitimsiz haset ve ihanet kokan
nefesine
Asla olmadığım kadar yakın ve tamah
etmediğime
Şahittir melekler ve yüce Yaratan