Rengimle cürüm işliyorum askıda
ruhum:
Renklerim özgün ve duvağım mavi
gözlerimi geç, istiyorsan içimi dilediğin gibi eş.
Ezme de sakın.
Ezik olmadığım kadar mağdur.
İsyankâr olmadığım kadar vakur.
Ben ebemkuşağına zimmetliyim bir de
Rabbime.
Elham’ın gücünde saklıyım aşkın
kudretinde yandığım kadar yakarım da sözcükleri sevgimle ilham perimle.
Münafıkmış kara gölgeler ama böyle
bilmedim önceleri:
Kibirlerini gördüm de ses etmedim…
Duruşu dedim.
Azameti dedim.
Yüklendikçe yüklendiler.
Esefle söylendiler yüzüme.
Hakaret babında sırf huzurumuz
kaçmasın diye yine ses etmedim.
Ve bir feryat ettiler ki öfkeyle
feryat figan yetmedi:
Ölümü hiçe saydılar cami avlusunda
yine yetmedi.
El uzattım kırdılar bileğimi.
El değildim ben oysa aynı kandan aynı
candan.
Safiyet imiş meğer durağım
nemalandığım yeni unvanım:
Saf.
Sonra mecnun.
Sonra yalancı.
Sonra mı?
Kıvancımsa ruhumda asılı ve ben
öncemde de saklıyım anımda da.
Yarına Allah kerim.
Dedim ya: saf.
Safça sevdiğim.
Safça içimi açtığım.
Kirleri ve kinleri baskın çıktı.
Beynamazlar cami avlusunda ve timsah
gözyaşları.
Beklemede iç ses.
Hicap dolu dış ses.
Göğün konşimentosu ve o gün bulutlar
ç/ağladı.
Bu gün de.
Yüreğimse her gün.
Yâdım dünde kaldı.
Önüme b/akmaktayım.
Yasım da dünde kaldı:
Yasımı dahi yaşayamadım.
Yaşım mı?
Silen Allah ve Allah dostlarım.
Yankım mı?
Ey, bre kâfir!
Ben ne söylesem duymazdan gelip de
aksini iddia ederken ne yankısı olacak ki sesimin?
Duyulmaz sanıyorsun, değil mi?
Duyduğun malum.
Duymasan bile duyurduğum.
Kâfurun.
Ve de yüreğime atanan o kayyum.
Melun mahzun dönenmiyorum da
alabildiğine emin kendimden.
Azat edilesi bir ruh kaldı
nihayetinde bedenimden.
Onu da çok gördüğün malum!
Gel gör ki:
Kimsin sen kim sorarım?
Canı veren de Mevla alan da.
Rızkımı veren de.
Hakkım olanı sana vermeyeceğim.
Hak ettiğini zaten bulacaksın ki
buldun da ve gerçekleri gördüğünde çok geç olacak ve de iş işten geçmiş.
Değil ki umurumda.
İşimdeyim gücümde.
Beğenmediğin kadar beni sor bakalım
yüce Mevla seviyor mu olmayan merhametini?
Engelim değilsin engel olsan da pek
çok şeye.
Ne de olsa muhatabım değilsin.
Tek muhatabım var beni bilen seni de.
Sensiz günlerin özlemi ile
sevilmediğim hiç bu kadar aşikâr ve yaralayıcı olmamıştı ki asla değil
umurumda.
Hazzın değil iken doruklarında.
İnsanın hası olayım yeter bana
müptelası olmadığım kadar dünyevi ve beşeri kıymetlerin…
Herkes yoluna, mirim.