Türkiye'de İngizce Bilmenin Faydaları
Yabancı bir dil, özellikle de İngilizce bilmenin faydalarını görmek için artık illa yurt dışına çıkmaya gerek yok. Türkiye'de de İngilizce bilmek oldukça faydalıdır.
Burada uluslararası bir şirkette çalışmaktan, turistik bir bölgede faaliyet gösteren bir işletmeden ya da turistlerle iletişim kurmaktan bahsetmiyorum. Sıradan bir vatandaşın bile günlük hayatta iyi seviyede İngilizce bilmesinin önemli avantajlar sağladığını düşünüyorum.
Antalya, Muğla veya İstanbul gibi çok sayıda turistle karşılaşılabilecek şehirlerden değil; Karaman veya Konya gibi illerde bile İngilizce artık gereklidir.
Eğer sıradan bir vatandaş olarak, örneğin İngilizce "milk" kelimesini bilmiyorsanız, çarşıda "Milk" ile başlayan işletmelerin ne iş yaptığını anlayamazsınız. Hatta bu kelimeyi bilmemek insanı komik durumlara bile düşürebilir. "Milk Bar"ı farklı anlamda yorumlayıp içeri giren bir vatandaşın hâlini düşünün. Başka bir ifadeyle, Milk Bar’a girip zıkkım isteyen bir sarhoştan bahsediyorum!
Bunun yanı sıra sade vatandaş, adı "milk" ile başlayıp Türkçe bir kelimeyle devam eden pek çok işletmenin ne işle uğraştığını da anlayamaz. Diğer yandan, İngilizce kelimeyle başlayıp Türkçe kelimeyle biten bu kadar çağdaş isimler her yerde görülmez; kıymetini bilip bu işletme sahiplerini ödüllendirmek lazım. Ne de olsa dilimize yeni yeni kelimeler kazandırıyorlar. Özellikle marka şehir olan Karaman’da düzenlenen Dil Bayramı’nda bu ödül törenine de yer verilsin.
İngilizce, sadece çarşı merkezinde değil, sanayide veya kenar mahallelerde bile karşınıza çıkabilir.
Konya Sanayi Sitesi'nde "Falanca Doors" ya da Konya'nın çiftliklerinin bulunduğu bölgelerde "Egg Farm" yazılı tabelalarla karşılaşabilirsiniz.
Bu tabelalarda ne yazdığını anlayamamak, sıradan vatandaş açısından bir eksikliktir. İngilizce öğrenmiş olsaydı, bunları rahatlıkla anlayabilirdi.
Bunlardan daha önemlisi ise, özellikle bazı siyasetçilerin, akademisyenlerin, yazarların, şairlerin ve gazetecilerin; güzel Türkçe karşılıkları bulunan kelimeler yerine İngilizce kelimeleri tercih etmeleridir. Sahi, Türkçe karşılığı bulunan kelimeler varken neden İngilizcesi tercih edilir?
Acaba siyasi görüşünü, yaşam tarzını veya eğitim seviyesini ortaya koymak için mi? Sebebi ne olursa olsun, bu gidişatın uzun vadede bize çok pahalıya mal olacağını düşünüyorum.
Bir anımla yazıyı noktalayayım.
Umre'de yanımdaki Özbek soydaşla konuşmaya, daha doğrusu anlaşmaya çalıştık.
Konuşmaya çalıştığımız konular da derin meseleler değildi. "Kimsin?", "Nereden geldin?", "Kiminle geldin?" gibi günlük sorulardı. Buna rağmen anlaşamadık. Sonunda cep telefonumdaki çeviri uygulamasını kullanarak iletişim kurabildik.
Üç beş kuşak sonra, sıradan bir vatandaş kendi yurdundaki bazı insanlarla anlaşabilmek için galiba tercümana ihtiyaç duyacak...
Not: Bu yazıyı, Edebiyat Evi yazar ve şairlerinden Sayın Ahmet Zeytinci’nin bir yazısından esinlenerek kaleme aldım.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.