Kendim Ettim Kendim Buldum
Dört duvar üzerime yıkılıp kendimle kaldığımda;
Uğradığım haksızlıkları değil, en çok da kendime ettiklerimi sorguladım.
Doğruymuş meğer; insanın kendine ettiğini, can düşmanı bile etmezmiş.
Değerinden fazla verip göklere çıkardıklarımın,
Şimdi tepeden, emeklerime alaycı gözlerle bakışını izledim.
Herkesin yarasına merhem oldum da yıllarca,
Bir tek kendi göğsüme nefes olamadım şu hayatta.
Aynı masada karşılıklı kahve içtiğimiz,
Hatırına kırk yıl kilitlediğim o insanlar...
Bana kırk kelimelik bir teselliyi çok gördü.
İhtiyacı olduğunda arkama bakmadan koştuğum kim varsa,
Ben dizlerimin üstüne düştüğümde, arkasını dönüp sessizce yürüdü.
Ailem bildiklerim bile, fırtına koptuğunda kapısını yüzüme kapattı;
Herkesi kendim gibi bildim, kalbimin aynasından baktım dünyaya;
Arkamdan kuyumu kazanları gördüm de, sırf yüzleri kızarmasın diye bozuntuya vermedim.
"Ben o karanlıktan kendimi, tek başıma tırnaklarımla kazıyarak çıkardım."
Ama bir gün olsun, "Sıkışırsan ben buradayım" diyen bir sığınağım olmadı...
Koskoca, gürültülü bir şehrin kalabalığında, yapayalnızdım.
Kime yaramı göstersem, zehrini üfledi üzerine,
Gözümdeki bir damla yaşı görenler, silmek şöyle dursun;
Daha çok hıçkırayım diye nöbet tuttu başımda.
Şimdi pişmanlıklarımı dizdim önümdeki masaya;
Dost görünüp, sırtımdan vurmak için can atan sırtlanları izledim tek tek.
Önümde buz gibi bir çay, elimde yarım bir sigara...
Her nefeste koca bir ah, her yudumda yutulamayan bir "eyvallah" biriktirdim.
Neşet Baba’nın dediği gibi o kapkara gerçekle baş başayım şimdi:
"Kendim ettim, kendim buldum..."
Silezya
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.