Sevenleri sakın ama sakın ayırmayalım; çünkü onlar et ile tırnak gibidir. Birinin yaşaması, diğerinin varlığına bağlıdır.
Sevenler, birbirlerinin noksanlıklarını tamamlar.
Sevenler, bir bütün hatta bir marka hâline gelir.
Sucuklu yumurta, etli nohut, etli kuru fasulye; tantuni ile ayran, simit ile çay, baklava ile kaymak ya da dondurma, mercimek çorbası ile limon, işkembe çorbası ile sarımsaklı sirke, keşkek ile tereyağı, mantı ile sarımsaklı yoğurt, dolma ile süzme yoğurt, yayla çorbası ile nane, lahmacun ile maydanoz, ciğer tava ile soğan salatası, sütlaç ile tarçın, bisküvi ile lokum, pekmez ile tahin ve kavurma ile pilav…
Hepsi birbirine delice âşıktır; hepsi ayrılmaz ikililerdir.
“Yemekte ne var?” diye sorduklarında “Nohut var.” demek başka, “Etli nohut var.” demek başkadır. Hem kulağa daha hoş gelir hem de iştahı artırır.
“Mercimek çorbası var.” demek başka, “Ekşili mercimek çorbası var.” demek başkadır.
“Ispanak yemeği var.” demek başka, “Kıymalı ıspanak var.” demek başkadır.
Ayırmak isterseniz de canınız sağolsun; günahı da yoktur, suçu da yoktur, anayasanın bilmem kaçıncı maddesinin bilmem kaçıncı fıkrasında yazmıyor sonuçta.
(
Aşıklar başlıklı yazı
berberce tarafından
14.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.