Kovalamayanların Menzili
Palazlanmış Perşembe’nin sadelikle Cuma’ya hazırlandığı bu gece, kendimi yine birinin gelmeyişinden vuruyorum.
Çok içten, çok sebat eden ve çok güzel seven; karmanın karmaşaya mütemadiyen dargın olduğu ben, sebepsiz yere yalnız bırakıldığı kalbime bağımsız bir telaşede... Bunca çıplaklıktan sonra insan bir daha giyinik sevemiyor. Yorgun düşerken kelimelerine dikkat etmeyen; şimdi bir kırgınlıkta elzem bir yapıtaşı. Boynunu büken, bir faile tereddüt debisinde fena kaçışlar andıransam, orada dururum.
Bundan sonra beni uzaktan izleyebilirsiniz. Yaklaşırsam; fikrinizin kalbinize namus aidiyeti, rüzgârın saçlarına sevdamı kürdanla çıkarmaya çalışan olur. Ağzınızın tadı kadar, saçlarınızın karmaşasına duayen olurum.
Alaz ve erkân; Perşembe’nin Cuma’ya infial bir aşk hikâyesi sunduğu beylik düzinesi... Kalemlere aşkı yazdıran o düzineden değil, ibretialem için.
Hakkımı aşktan alacaklı gibi, aklımı mercilerin mercimekli sevgi sunuşlarından itibaren aldıysam; başım, gözüm üstüne. Gitmeyi kendinize yakıştırdığınız o anda hayatımdan gidebilirsiniz; kovalamam. Çünkü ben; adamca sevilmelerin adamca vedalardan ayrı olduğu potansiyelime şeker olup tatlılıklarla masallarımı gerçek yaşamaya gidiyorum: Aslan gibi.
Dilara AKSOY
(
Kovalamayanların Menzili başlıklı yazı
dilara aksoy tarafından
16.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.