Yaş Yanağa Düşünce


Bir bismillah ile başlar gözün seferi, 
kelam olur adı; 
sükûtu konuşturur en derin yerinden. 
Gönül sarayının o ilk seher vakti 
ayandır tadı; 
uyandırır ruhu gafletin en koyu uykusundan. 
Madem ki gözyaşı ruhun ilk nağmesidir
Elbette hicran gecesinin en aydınlık güneşidir.

Bir gözyaşı, bir tohumdur çorak gönülde 
ve hayattır bu çölde. 
Görünüşü şeffaftır ama içinde bin renk barındırır, 
Her nazarda bin ışık olur. 
Kalbin sıcağı gözde yaş olur da 
tanışır ya... İlahi merhametle
Kulu kendi varlığından geçirir, 
dağlarını eritir de enaniyetin, 
akıl ile kalp birbiriyle yarışır ya... 
Muhtaca göre devlet olur. 

Gözyaşıdır ki hem başlangıç hem sondur, 
hem ateş hem sudur. 
Yumuşatır ve kuşatır; sızlatır ve parlatır... 
Asalettir, niyettir... 
Bu yüzden denilir ki gözyaşı, 
insan olmanın şanıdır 
ve Yaratan’ın en gizli ihsanıdır.

Bir gözyaşı, bir garibin yetim kalan düşünde 
vefa olur adı; 
gönül yıkıklarını onarır en ince yerinden. 
Secdede toprağa düşen bir cemre misali şifadır tadı; 
ruhu koparır dünyanın fani kederinden. 
Madem ki gözyaşı kalbin zekatıdır, 
elbet ruhun beratıdır.

Bir gözyaşı, bir aynadır sırlar akseden 
ve hakikati rakseden. 
Rengi şeffaftır ama içinde bin mana, 
yüzünde bir nişan olur. 
Bir fırtına ki sessizliği gökleri tutar da 
yağmuru kirpiklere alışır ya... 
Ömür bir kum saati gibidir hani, 
zaman tükendikçe gözde yaş birikir de 
insan kendi özüyle tanışır ya...

Yaş yanağa düşünce, kutsaldır ki, 
kibrini yıkıp geçer de nefsin, 
toprak ile rahmet birbiriyle kavuşur ya... 
Arife göre nimet olur. 
Gözyaşıdır ki hem derttir hem derman, 
hem fermandır hem kurban. 
Söndürür ve yandırır; dindirir ve sindirir... 
Emanettir, ziynettir... 
Bu yüzden denilir ki gözyaşı, pişmanlık pınarıdır 
ve ebedi saadet feneridir.

Bir gözyaşı, bir dervişin sessiz virdinde sır olur adı; 
hakikati fısıldar en mahrem yerinden. 
Yalnızlık saatlerinde bir dost eli gibi tesellidir tadı; 
çekip çıkarır insanı hırsın çemberinden. 
Madem ki gözyaşı ruhun abdestidir, 
elbette kalbin hürriyetidir.

Bir gözyaşı, bir tohumdur sinede saklanan 
ve rahmetle paklanan. 
Görünüşü damladır ama bağrında bir derya, 
yolunda bir yoldaş olur. 
Bir dua ki lisanı sükût ile harmanlanır da 
sadâsı Arş-ı Ala’ya ulaşır ya... 
Varlık bir rüya hayalidir hani, 
uyanınca yastıktaki yaş uykudan uyanır da 
insan kendi yokluğuyla barışır ya...

Bir gözyaşı gönül sarayına dolunca, azizdir ki, 
gururunu eritir de benliğin, 
kul ile Sultan birbiriyle konuşur ya... 
Sâdık için devlet olur. 
Gözyaşıdır ki hem çölde seraptır, 
hem yıkık gönülde abattır. 
Durdurur ve koşturur; söyletir ve gizletir... 
Güzelliktir, himmettir... 
Bu yüzden denilir ki gözyaşı, aşkın nişanesidir 
ve ebediyetin yegâne sermayesidir.

Bir gözyaşı, gül mevsiminde güle karşı akarsa 
aşk olur adı; 
sevgiyi damıtır en derin yerinden. 
Suçlardan sonra tenha gecelerde akarsa 
tevbedir tadı; 
gönülleri arıtır en kara kirinden. 
Madem ki gözyaşı bir kutlu demdir, 
elbette bir erdemdir.

Bir gözyaşı, bir cevherdir ateşten kaynayan 
ve alev gibi yanan. 
Özü sudur ama avuçta bir yalım, 
gönülde bir yangın olur. 
Bir ateş ki dumanı âh ile çıkar da 
külleri göz yaşına karışır ya... 
Ömür gibi bir mum alevidir hani, 
mumun başındaki yanış gözde yaş olur da 
gözyaşı alevle barışır ya...

Alev can ipliğini yakınca, acıdır ki, 
bedenini eritir de mumun, 
su ile alev birbiriyle yarışır ya... 
Aşıka göre cennet olur 
Gözyaşıdır ki yıkayarak yakar, 
yakarak yıkar. 
Arıtır ve eritir; temizler ve gizler... 
Fazilettir, diyettir... 
Bu yüzden denilir ki gözyaşı yiğitler kârıdır 
ve civanmertler vakarıdır.

Bir gözyaşı, vuslatın ufkunda ümide bakarsa 
duadır yolu; 
Rahmetin kapısını sessizce aralar. 
Mazlumun kirpiğinden sessizce sarkarsa 
idadır kolu; 
Zalimin sarayını temelinden paralar. 
Mademki gözyaşı ruhun miracıdır, 
Gönül derdinin tek ilacıdır.

Bir gözyaşı, sabır denizinde inciye dönerse 
hikmettir adı; 
Çile tezgahında dokunur ince ince. 
Hasretin narında dumanı sönerse 
metanettir tadı; 
Kul, Mevla’ya sığınır her şeyden önce. 
Öyle bir deryadır ki dalar içinden geçer, 
Dünya kirini iter elinin tersiyle.
 
Aşkın nârı gözde nur olunca, kutludur ki, 
Sızısı dahi devadır kalbe, 
Gözyaşı dertle kucaklaşıp barışır ya... 
Arife göre vuslat olur; 
Gözyaşıdır ki susarak haykırır, 
Haykırarak susturur. 
Yandırır ve kandırır; diriltir ve eritir... 
Vesiledir, diyettir... 
Bu yüzden denilir ki gözyaşı, hakikati görenindir 
Ve kalbi aşkla vuranındır.

Bir gözyaşı, bir garibin boyun büküşünde 
arş olur adı; 
gökleri titretir en hassas yerinden. 
Kimsesiz seherlerde bir yetim gülüşünde 
müjdedir tadı; 
koparır kulu dünyanın sahte kederinden. 
Madem ki gözyaşı ruhun miracıdır, 
elbet gönül derdinin tek ilacıdır.

Bir gözyaşı, bir köprüdür candan canana 
ve kurbandır Sultan’a. 
Damlası küçüktür ama tartısı bin dünya, 
ahirette bir berat olur. 
Bir hasret ki ateşi nefesle harlanır da 
buğusu kirpiklere karışır ya... 
Bir Yusuf kuyusudur hani, 
kuyunun derinliği gözde yaş olur da 
yakup kendi nuruyla tanışır ya...

Yaş yüzdeki çizgilerde akınca, esrardır ki, 
kibrini yıkıp geçer de insanın, 
toprak ile rahmet birbiriyle vuruşur ya... 
Arife göre şerbet olur. 
Gözyaşıdır ki hem dilsiz bir feryattır, 
hem sonsuz bir imdattır. 
Güldürür ve öldürür; oldurur ve dondurur... 
Şefattir, cennettir... 
Bu yüzden denilir ki gözyaşı, ruhun gıdasıdır 
ve insanın Rabbine en sadık şehadetidir.

Bir gözyaşı, son nefesin o dar geçidinde 
burak olur adı; 
perdeyi aralar en gizli yerinden. 
Dünya sürgününün bittiği o demde limandır tadı; 
kurtarır gemiyi zamanın pençesinden. 
Madem ki gözyaşı kulun son sözüdür, 
elbette imanın özüdür hem de.

Bir gözyaşı, bir imzadır ömür defterine 
ve mühürdür kaderine. 
Sıvısı fânidir ama manası bir derya, 
mahşerde bir şahit olur. 
Bir nehir ki akışı ummana dökülür de 
damlası ebediyetle tanışır ya... 
Ölüm bir düğün gecesidir hani, 
vaktin doluluğu gözde yaş olur da 
toprak aslı olan suyla barışır ya...

Alev pervaneyi yakıp bitirince, vuslattır ki, 
suretini eritir de her şeyin, 
hiçlik ile varlık birbiriyle kavuşur ya... 
Menzile varana rızâ olur. 
Gözyaşıdır ki artık durulur ve susar, 
susar ve nura keser. 
Bitirir ve yetirir; dindirir ve dillendirir... 
Hidayettir, nihayettir... 
Bu yüzden denilir ki gözyaşı, sonun başlangıcıdır 
ve kulun en saf armağanıdır
Yaradan’a sunulan.

redfer


( Yaş Yanağa Düşünce başlıklı yazı redfer tarafından 24.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu