Sokaklar Öyle Yer ki
Taşların ortasında, bir sır gibi saklıyım,
Gölgem benden kaçıyor, tutamam ellerinden.
Suçsuzken mahkûm olan çaresiz bir zanlıyım,
Dünya kovuyor beni, en gizli yerlerinden.
Hangi kapıyı çalsam, ardında derin sükût,
Sanki dünya boşalmış, bir ben kalmışım diri.
Ne bir umut kırıntı, ne de bir parça bulut;
Örtüyor üzerimi, göklerin gri kiri.
Güneş sönmüş bir fener, asılı semalarda,
Yollar, varışı meçhul birer kara bilmece.
Mahkûmuz biz bu dilsiz , simsiyah akşamlarda;
Gündüzü sırtından tam bıçaklamış bir gece.
Tavanlar bir kapaktır, tabutumun üstünde,
Yıldızlar soğuk birer çivi gibi çakılmış.
Ruhum, kendi kendinin bittiği o son günde;
Sonsuz bir boşluğun dar kucağına bırakılmış.
Her köşe bir uçurum, sükût zehirli bir ok,
Şehir; dişleri dökük, devasa bir canavar.
Gözlerimde bir kâbus, uyanmaya mecal yok,
Üstüme yıkılıyor, göğü tutmayan duvar.
Zamanın nabzı durmuş, bir sarkaçta sallanır;
Duvarlar sırlarımı fısıldayan bir lisan.
Gölgeler mühürlenmiş, kapılarda dillenir,
Kendi kuyusuna düşmüş, eşyadan korkan insan.
Ruhumun aynasında kırılıyor ışıklar,
Sokaklar birer kuyu, içtikçe susatan su.
Her bir penceremden bak, bir ölü beni yoklar,
Eşyada gizli kalmış o kadim korku bu...
Bir devin eli sanki, gırtlağıma sarılır,
Basamaklar uzar da, tükenir bende nefes.
Geriye sadece boş, buz gibi bir ses kalır;
Sokak dediğin artık, ruhu boğan bir kodes.
Sokaklar öyle yer ki, bitmez yol kaç adımda
Söner bütün lambalar, çöker bir isli duman.
Ne bir yol, ne bir feryat; her şey ermiş sükûta
İnsan boşlukta kalmış ,sonsuzluk dilsiz aman
Öyle bir yalnızlık ki, cismim bile yalancı,
Aynalar kusar şimdi, bu tanınmaz çehremi.
İçimde o biçimsiz, o onulmaz fısıltı;
Yoksa bir ben mi bildim, bu sokağın sırrını ?
Damarlarımda gezen kan değil, sanki zehir,
Her nabız vuruşunda sala sesi geliyor
Akıp gidiyor ömür, sonu olmayan nehir;
Ecel eşik ardında, sessizce dinleniyor!
Bir devin uykusuna hapsolmuş bir karınca,
Bu ağır yükte ,ezilen bedenim değilmiş
Ruh çekilip gidince, bende böyle kalınca;
Anlaşılan o büyük sır: meğer bir hiçlikmiş
Gözlerim kapanıyor, perdeler indi artık,
Sokaklar da evler de birer birer silindi.
Gecenin gömleği dar, her bir tarafı yırtık;
O sonsuz yer, sessizce beni bekliyor şimdi.
Sesler köreldi bir bir, sürgülendi tüm yollar,
Uyur melül ve derin ,eşya uyku içinde,
Birazdan bu karanlık, ruhumu da sarmalar;
Ey zaman çiz, alnımdaki o son çizgiyi de
redfer
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.