Nar I Aşk İle Yanıp Bir Lalezar İster Gönül
Nâr-ı aşk ile yanıp bir lâlezâr ister gönül (Gazel)
Vezin: Fâ'ilâtün / Fâ'ilâtün / Fâ'ilâtün / Fâ'ilün
"İster gönül" redifiyle , rintane üslubuyla örülen ,
rintlik ve dervişane bir teslimiyetle on yedi beyitlik gazel
*
Gülşen-i aşkında her dem âh u zâr ister gönül
Lutfu ko, cânân elinden bir güzâr ister gönül
Sanma kim vuslat ümîdiyle şifâ bekler bu cân
Yâre kurbân olmağa bir dest-i yâr ister gönül
Zevk-ı dünyâdan geçip rintâne bir meşrep ile
Kûy-ı dildâr içre sâdık bir mezâr ister gönül
Tîğ-ı gam çekse felek, urmaz sakın mürg-i hayâl
Dâm-ı zülfünde dâim karâr ister gönül
Bülbül-i nâlân gibi gülşende kılmam kıyl ü kâl
Nâr-ı aşk ile yanıp bir lâlezâr ister gönül
Mest olup meyhâne-i âlemde kalmak istemem
Sâkî-i bâkî elinden intizâr ister gönül
Hâtır-ı nâ-şâdı şâd etmez mülûkun sâgarı
Çeşm-i mahmûr-ı bütandan i'tibâr ister gönül
Zâhidin zühdü kendine, bizde dert sermâyedir
Ehl-i aşkın bezminde her dem gubâr ister gönül
Gözlerim yollarda kaldı, gelmedi ol bî-vefâ
Şimdi firkat vaktidir, sabr u karâr ister gönül
Mihnet-i dünyâ biter, aşkın belâsı bitmeyiz
Her belâda gizli bir özge bahâr ister gönül
Ağyârın pendi kulağımda kalır bî-fâide
Dostun ağzından çıkan tek bir şebâr ister gönül
Şeş cihetten bağlamışlar rûhumu bu bend ile
Sırr-ı vahdet mülküne doğru firâr ister gönül
Kahrı lütf u, lütfu kahrı bilmişiz biz ezelden
Hükm-i takdîre rızâ-yı kirdigâr ister gönül
Hicr ile yansın tenim, kül olsun artık varlığım
Şems-i rûyun nûruna karşı medâr ister gönül
Fâniyem dehr içre ammâ sâdıkım ihlâs ile
Cevher-i zâtında bir gizli hisâr ister gönül
Nefs-i emmâre elinden dâd-ı bî-dâd eyleyip
Hazret-i Mevlâ önünde i'tizâr ister gönül
Redferî sâf eylemiştir kalbini ağyârdan
Şimdi ancak rûy-ı yârdan bir bahâr ister gönül
redfer
*
Gazel Şerhi
1. Beyit: Senin aşkının gül bahçesinde gönlüm her an inleyip ağlamak istiyor. Ey sevgili! Bana lütuf göstermeyi bırak; bu gönül senin elinden bir geçiş (bir bakış, bir temas) istiyor.
2. Beyit: Bu canın kavuşma ümidiyle iyileşeceğini sanma. Gönlüm, iyileşmek yerine yârin elinde kurban olmayı (onun uğruna can vermeyi) arzuluyor.
3. Beyit: Gönlüm, dünya zevklerini bir kenara bırakıp kalenderce bir anlayışla, sevgilinin sokağında kendine sadık bir mezar (ebedi bir bağlılık) istiyor.
4. Beyit: Felek gam kılıcını çekse de hayal kuşu asla korkup kaçmaz. Gönlüm, dâima sevgilinin saçlarının tuzağında (onun bağlılığında) karar kılmak, orada kalmak ister.
5. Beyit: Gül bahçesinde bülbül gibi ağlayıp sızlayarak boş laflar (dedikodu) etmem. Gönlüm, aşkın ateşiyle yanıp kül olacağı bir lale bahçesi ister.
6. Beyit: Bu dünyanın geçici meyhanesinde sarhoş olup kalmak istemem. Gönlüm, sonsuz sâkiden (ilahi kaynaktan) gelecek bir bekleyişi, bir vuslat vaktini diler.
7. Beyit: Bu mutsuz gönlümü kralların (dünya büyüklerinin) kadehi şenlendirmez. Gönlüm, ancak güzellerin o mahmur ve süzgün bakışlarından gelecek bir değere muhtaçtır.
8. Beyit: Ey zahit (sofu)! Senin ibadetin sana kalsın, bizim sermayemiz derdimizdir. Gönlüm, aşk ehlinin meclisinde (tevazu ile) ayaklar altına serilen bir toz olmayı ister.
9. Beyit: Gözlerim yollarda kaldı ama o vefasız sevgili gelmedi. Şimdi ayrılık vaktidir; gönlüm bu acıya karşı sabır ve metanet diliyor.
10. Beyit: Dünya sıkıntısı elbet biter ama aşkın belası bitmez. Gönlüm, her belanın içinde gizli, bambaşka bir baharın (manevi bir ferahlığın) peşindedir.
11. Beyit: Başkalarının verdiği öğütler kulağımda boş bir gürültü olarak kalır. Gönlüm, sadece dostun ağzından çıkacak tek bir fısıltıyı, tek bir haberi duymak ister.
12. Beyit: Ruhumu altı yönden (dünya bağlarıyla) bağlamışlar. Gönlüm, bu maddi bağlardan kurtulup vahdet (teklik) mülküne doğru kaçmak ister.
13. Beyit: Biz ezelden beri kahırda lütfu, lütufta kahrı görmüşüz. Gönlüm, yaratıcının (Allah'ın) takdirine her şartta rıza göstermeyi diler.
14. Beyit: Ayrılık ateşiyle bedenim yansın, varlığım kül olsun. Gönlüm, senin güneş gibi parlayan yüzünün nuruna karşı bir yörünge (bir medar) olmayı ister.
15. Beyit: Bu dünyada geçiciyim ama içtenlikle ve sadakatle bağlıyım. Gönlüm, senin öz varlığının içinde gizli ve güvenli bir sığınak arıyor.
16. Beyit: Kötülüğü emreden nefsimin elinden feryat edip adalet diliyorum. Gönlüm, Mevlâ’nın huzurunda (hataları için) bir özür, bir af dileme arzusu içindedir.
17. Beyit: Redferî, kalbini yabancı (aşka dair olmayan) her şeyden temizlemiştir. Şimdi gönlüm, sadece sevgilinin yüzünden doğacak bir baharı beklemektedir.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.