Anne
Anne cennet kapısı, ilk aşkın gül kokusu.
Sinesi huzur dolu; sevgi yumağı anne.
Sımsıcak, yumuşacık, has ipekten dokusu.
Şefkat salıncağının çile hamağı anne.
Üzerimize titrer kendini düşünmeden,
Sonsuz fedakârlığı sunar hiç üşenmeden.
Şevkinde eser yoktur kıl payı aşınmadan.
Ebedî mutluluğun balı, kaymağı anne.
Çocuk bir tane değil, olsa da bir düzine,
Hepsini ayrı sever yatırarak dizine.
Vefası ömür boyu tükenmez bir hazine.
İyinin ve doğrunun berrak dimağı anne.
O hassas yüreğini, gaflete düşüp, kırsak,
Nahoş sözlerimizin acı zehriyle bursak,
Ne kadar çok incitsek, ne kadar üzüp yorsak,
Gönül köprülerinin çözülmez bağı anne.
Karşılıksız vermenin en güzel misalidir,
Günahsız meleklerin arzdaki timsalidir,
Evladın Hak nezdinde rızaya visalidir.
Bolluğun, bereketin, rahmetin ağı anne,
Muhabbet çiçeğiyle bezeli dağı anne.
Mücella Pakdemir
Anne... Bu kelimenin manası anneyi yitirdikten sonra çok daha iyi anlaşılıyor.
81 yaşında vefat etti anneciğim ama bir günlük bile sevgisine doyamamış gibiyim.
Doyulması imkânsız çünkü.
Mübarek ellerinden bir kez daha öpebilmek, sıkıca sarılabilmek için neler vermezdim.
Anneciğim! Sen gittin, dünyanın lezzeti gitti. Nazlanacağım kucak gitti.
Yanağımdan sesli öpen dudaklar, sırtımı sıvazlayan şefkatli eller gitti.
Öksüz olmak ne yaman bir şeymiş be anne!
Cennette ilk görmek istediğim yüz sensin. İlk koklamak istediğim senin gül kokun.
Bekle beni anneciğim. Kavuştuğumuzda yine kocaman sar, yine en büyük sev,
yine ağzın kulaklarında dolu dolu "Kızııım!" de bana.
Rahmet dualarımla, özlem ve minnetle seni çok seviyorum anneciğim.
- Yorumlar 7
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.