Leylayı Görüyorum Pencerede
Sabahın eşiğinde,
Zamanın perdesini aralıyorum usulca.
Leyla, bir nefeste adını fısıldıyorum.
Ufukta titreşen ilk ışığın içine,
Leylayı yazıyorum yeniden.
Henüz uyanmamış rüzgârlar,
Henüz dökülmemiş çiğ taneleri,
Ve benim içimdeki eski yangınlar,
yeniden canlanıyor.
Leylayı görüyorum pencerede.
Dalda kirazın sallanışını,
Bir goncanın kızılını
Ve sarı buğdayın ,uykusunun bölünüşünü...
Yelkenlinin hızlanışını,
Yorgun motorların serinleyişini izliyorum;
Sanki dünya daha hızlı dönüyor.
Ana oğlunu, kız nişanlısını hatırlarken;
Ben bir ceylanın gözüne kaçan tozu,
Beyaz kelebeğin taşıdığı umudu,
Leylaya anlatıyorum masal gibi.
Sokağa rüzgar taşıyorum zihnimden,
Bir çavlanın havalanışını,
Sahil masasında soğuyan o bir bardak çayı
Saklambaç oynayan kızların örgüleri savrulurken;
Annenin mantosunu,
Ninenin ak tülbentini düzeltişini izliyorum.
Leyleğin uyanışına,
Kırlangıcın dansına şahitlik ediyorum;
Kanadı kırık serçe kuşunu,
Sırf Leyla için
En korunaklı sığınağa ben taşıyorum.
Leyla için topluyorum dağılan zamanı.
Bir tutam bahar toprağını,
Bir kaç yıldız tozunu,
Ve kalbimin en derin yerindeki,
O hâlâ sıcak külleri
Avuçlarımda tutuyorum.
Leylanın adıyla yeşeriyor her şey yeniden;
Kuruyan nehirler bile akmaya başlıyor.
Leylayı duyunca .
Türkünün en yanık tınısını hissediyorum;
Dağlarda bir avuç karın eriyişini,
Sonra Leyla’yı hatırlıyorum;
İşte tam o an,
Bir gözyaşı titriyor kirpiğimin ucunda.
Dünlere düşüyor Leyla için,
Sisler basıyor etrafı .
Üç kayıp avcıya yolu ben gösteriyorum,
Leyladan bir haber soruyorum
Tanımadıklarını söylüyorlar.
Bir yangının büyüyüşünü,
Bir ateşin ufalışını,
Köy yamaçların şenlenişini,
Bir çobanın boşluğa
Leyla diye türkü çığırışını dinliyorum.
Çocuğun sendelemesini,
Sönen kibriti, kızaran eriği, dalgalanan bayrağı,
Leyla diye
Ben kaydediyorum aklıma
Uçuşan feraceleri, yaşmakları ve yazmaları
Leylaya getiriyorum .
Toprağa düşen tohuma,
Yoldan sapan karıncaya,
Ürken sincaba bakıyorum;
Gelinciklerin birbirine değişini,
Bulutların akışını,
Yaprakların kımıldayışını izliyorum
Leyla diye
Yağmurun yağışını ,şemsiyenin savruluşunu,
Balkonda sallanan ipleri,
Kekliğin avcılara kurban oluşunu,
Soğuyan namluları, pıhtılaşan kanı;
Hepsini, her şeyi
Yorgun bir zamanın içinden geçiriyorum
Uçuşan tozların arasından
Leyla diye
Kapılar açılıyor,
Pencereler aralanıyor
Leyla diye sesler geliyor kulağıma
Leyla geldikçe aklıma
Tüm çiçekler açıyor,
O uzun kış geceleri ısınıyor,
Ve o karanlık odalar,
Leyla adıyla aydınlanıyor.
Kaç gece…
Kaç sefer …
Kaç vakit…
redfer
- Yorumlar 7
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.