Yumru
Kalbim var. Herkes gibi, herkes kadar… Ama benim kalbimde değişik bir şeyler oluyor. Çünkü orada bir yumru var. Rahatsız edici bir şey doğrusu. Üstelik yanlışıyla var orada. Öyle bir yer etmiş ki hatta kanamıyor, morarmıyor, şişmiyor bile. Yumru işte! Fakat kabarık değil, bombeli değil; attıkça atan durdukça duran üstelik kalp renginde. Biraz kırmızıya çalan biraz da siyahlaşan. Kendini o kadar kamufle etmiş ki, bir süre sonra ben de hissetmiyorum. Ama o yumru hep orada ve altı yaşında.
Acılı sözler yazanlar acı yaşarmış. Ama bu acı yaşamışların acılı sözler sarf edeceği anlamına gelmezmiş. Acı biraz da tercih edilirmiş. İnsan hangi acının hayatının dönüm noktası olabileceğini, hangisini alt edeceğini, hangisinin süreceğini seçebilirmiş. Şartlar mümkünse. İşte tek şart varmış; yumrunun büyüklüğü ya da küçüklüğü değil yumrunun kaynağını bulabilmek! Kısa bir süreliğine daha çok ve daha net hatırlamayı gerekli kılarmış, bu yumru bu merkezde büyümüş diyebilmek için. Sonra yumru sahibinin umudu varsa o yumru sönermiş. Eskisi kadar acımaz, eski acıyı yaşatmaz, eskisi kadar rahatsızlık vermez, eskisi kadar yenilenmezmiş. Ha bir de unutulması zaten beklenemezmiş. Sadece her güzel başlangıçlar o yumruyu daha az hatırlatırmış. Her bitişin daha çok hatırda tuttuğu gibi…
Herkesin kalbi avucu kadarmış derler bir de. Ellerimi sıkınca kalbimin sıkıştığını oradan anlıyorum. Üstelik hiçbir şey de beni öyle kolay kolay sinirlendiremez diye biliyorum. O yumru olmasaydı hayatım belki de daha kolay olurdu. Karnım aç kalsa, işsiz kalsam, isimsiz kalsam bile önüme serilen yollar arasında hala yorulur muydum?
Güzel şeyler yazmayı dilediğim çok zamanlar oldu. Keyifli birkaç kelime, eğlenceli şiir, hatta komik bir bilmece… Ama kalemim hep acıyı yutkundu. Ben fark etmeden o yumruyu büyüttüm ya da kalbim hala altı yaşında bir çocuktu.
Tuğsel K.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.