Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
Tuğsel Karakırık Tuğsel Karakırık
28.05.2026 · 21 · 0 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“Kitap Kurdu” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Kitap Kurdu

   Hayli zaman oldu, başımı iki yanlı sayfadan kaldırmayalı. Hayli zamandır kaydırıyorum sayfaları 1’den 120’ye 188’den 320’ye. Önsözleri atlamanın verdiği kandırmaca duygulara kapılmadan okuyorum 1’den ve birden! 8.sayfada ilk bölüm yazmasına da ayar olmuyor değilim fakat “kaç sayfa okudun” dediklerinde gönül rahatlığıyla son sayfasına bakıp söyleyebiliyorum. Aslında kitap kadar yazarı da merak ediyorum. Hele ki mürekkebim kurumadıysa ve okunan otobiyografik değilse daha dikkatimi çekiyor o kısa paragraflar. Hatta kitap bitiminde dönüp o kısmı tekrar okuyorum. Bu okumaktan çok analiz kıvamında oluyor. Eski toprakların yeni tanıştığı insana merhabadan önce “nerelisin” demesi gibi bir analiz. Ve bundan hiç yüksünmüyorum. Sonra tadına baktığım o kitabı yavaş yavaş yutuyorum, hazmediyorum. Bakıyorum ki o 13’ten 15’e atlayan küçük esinti çevire çevire bitmiş! Ne yapayım bende yenisiyle aldatıyorum onu. Yeni ama farklı hislerle. “Acaba ne olacak” merakımı yenemiyorum. Dünyadaki savaşlar, insanların sevişleri ve koskoca evrenin durumu iki kapak arasında gizleniveriyor ve ben pandora kutusu açmış gibi hissediyorum. İyi mi bilmiyorum. Ben son zamanlarda hep kutu açıyorum ve hep büyük hissediyorum. Nasılsa karışan yok! “Geç oldu, uyu kızım” diyen bir annenin sesini anımsıyorum gece üç sularında. Duyamıyorum. Ama hatırlıyorum. Sabahına yastığımı paylaştığım o büyük ufuk, küçük dünyanın ayracını koymadan uyuyakaldığıma içerleniyorum. Sonra bir kahve içiyorum; kendime gelemedim mi hemen bir romantik şiir, kısa öyküler, dergi… Ne bulursam değil ne gözümü açarsa bile değil başta sevmek gerek, ne gönlümü açarsa…

   İşte o dergilerin birinde bir yazar “kitap kurdu”nun kökenini kaleme almış. Elizabeth dönemi tarihçesi ilgimi çekmediğinden beni asıl etkileyen kısma geliverdim gözlerimle. Eski dönemlerde kitapların sayfalarını ve ciltlerini kemirerek zarar veren gerçek böceklere “kitap kurdu” denirmiş. O dönemde basılan kitaplarda kullanılan kâğıt lifler ve hayvansal tutkallar bu böcekler için harika besin kaynağıymış. Dolayısıyla bu böcekler namıdiğer kitap kurtları kitapların arasında çok vakit geçirirmiş. Aniden okları üzerime çektim. Hangisinin hangi yöne saplanacağını bilmeden. Meğer ben bir böcekmişim. Benim kâğıt liflerim kelimeler, tutkalım noktalarmış. Onları okudukça doyarmışım. Bir dakika ama fazla kilo almamış mıyım? 

   Dengenin değerden önce gelmesi gerektiğini her kitap yazmadığı için biraz da hayatı kaçırdığımı fark ettim hatta dank etti! Kardeşimin doğum günü geçti, yanında yoktum. Yeğenim bisiklet aldı, ona öğretemeden bisiklet bozuldu. Bayram geldi, memleketin yolunu unuttum. İşte o bana çevrilen okların birkaçı da sırtıma saplanmış kendi ellerimle buldum ve durdum.

   Gerçek anlamda durdum. Burnuma çürümüş yemek kokusu geldi ilk defa o anda. Tezgahta 3 günlük yemek, günlerdir atılmayan çöp… Ayağıma batan tokalarla yürümekte zorlandığım dağınık bir oda, dağınık bir mutfak, dağınık bir ev, dağınık bir kafa… Hangi hücresine dokunsan elinde kalacakmış gibi bir his.

   Oku demek ne o esintiymiş ne iki kapak arası.

Kitap kurdu şişmanladığında spor yaparmış ve unutma acısı cabası

   Okumak şu koca evreni; gözlerinle, kulaklarınla, sözlerinle…

   Belki o gün uyanmak için elim o dergiye gitmeseydi ve o yazıyla karşılaşmasaydım şu an yolda olmazdım; tek şerit ve 50 kilometre.

   Demek ki her şey kendini okumaktan başlarmış, önce küçük daire, dalgalarla büyüye büyüye…


Tuğsel

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kitap Kurdu

Tuğsel Karakırık Tuğsel Karakırık