Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet 1 Online Üyeler
(0 oy)

Köken Türk Dili Ve Kültürü Serisi 2 Evlilik

Köken Türk Dili Ve Kültürü Serisi 2 Evlilik


NİYE “EVLENMEK” DİYORUZ DA “EŞLENMEK” DEMİYORUZ?

Dil bazen bir milletin hafızasıdır. İnsanlar yalnızca konuşmaz; yaşama biçimlerini, dünyayı algılayışlarını ve kültürel hafızalarını da kelimelerin içine gizlerler. Bu yüzden bazı kelimeler yalnızca sözlük anlamı taşımaz. Bir toplumun hayata nasıl baktığını da gösterir. Türkçedeki “evlenmek” kelimesi bunun en dikkat çekici örneklerinden biridir.

İlk bakışta düşünüldüğünde “eşlenmek” kelimesi daha mantıklı gibi görünür. Sonuçta kadın ve erkek birbirini seçer, eş olur ve birlikte yaşamaya başlar. Bu nedenle yalnızca mantıksal açıdan bakıldığında:

“eşlenmek”
kelimesi kulağa daha uygun gelebilir.

Fakat Türk kültürü meseleye yalnızca iki insanın birleşmesi olarak bakmamış gibidir. Türkçede asıl önemli olan şey:

bir “ev” kurabilmektir.

Belki de bu yüzden Türk dünyasının çok geniş bir bölümünde evlilik kavramı doğrudan “ev” kelimesi üzerinden şekillenmiştir.

Türkiye Türkçesinde:

  • evlenmek

Kazakçada:

  • үйлену (üylenu)

Kırgızcada:

  • үйлөнүү (üylönüü)

Uygurcada:

  • ئۆيلەنمەك (öylenmek)

Tatarcada:

  • өйләнү (öylänü)

Bütün bu örneklerde ortak merkez:

ev / üy / öy
kavramıdır.

Demek ki Türk kültürü evliliği yalnızca:

  • eş olmak,
  • birleşmek,
  • çiftleşmek
    olarak değil;

bir ocak kurmak,
bir düzen oluşturmak,
bir yaşam alanı meydana getirmek
olarak algılamıştır.

Çünkü Türk kültüründe “ev”, yalnızca taş ya da duvardan oluşan bir yapı değildir.

Ev:

  • ocaktır,
  • aidiyettir,
  • korunma alanıdır,
  • soyun devamıdır,
  • insanın dünyadaki yeridir.

Belki de bu yüzden Türkçede “evsiz” kelimesi yalnızca barınaksız insanı anlatmaz. Aynı zamanda:

kimsesiz,
köksüz,
tutunaksız
bir insanı da çağrıştırır.

Çünkü evi olmayan insanın yalnızca çatısı değil; ait olduğu sıcaklık, düzen ve bağ da eksilmiş sayılır. Türkçede “evsiz” kelimesinin insanda oluşturduğu duygu yalnızca mekânsal değildir. İçinde sessiz bir yalnızlık da vardır.

Aynı şekilde “evli” olmak da yalnızca medeni durum belirtmez. Bir ocağın, bir düzenin ve ortak bir yaşamın parçası olmayı ifade eder.

Burada karşımıza başka bir kavram daha çıkar:

yuva.

Türkçede insanlar yalnızca “ev kurmak” demezler. Aynı zamanda:

“yuva kurmak”
derler.

Ve “yuva” kelimesi insanda doğrudan:

  • kuş,
  • yavru,
  • sıcaklık,
  • korunma,
  • yaşamın devamı
    duygusu uyandırır.

Belki de bu yüzden halk arasında:

“Yuvayı dişi kuş yapar”
denmiştir.

Bu söz aslında Türk kültürünün aileye bakışını sessiz biçimde anlatır. Çünkü yuva yalnızca yapı değildir. İçinde yaşamın büyüdüğü, insanın dünyaya bağlandığı sıcak alandır.

İlginç olan şudur ki Türkî halkların büyük kısmında “yuva” kelimesi de birbirine çok yakın biçimlerde yaşamaktadır:

  • yuva
  • uya
  • oya
  • uye

Ev için kullanılan:

  • ev,
  • eb,
  • üy,
  • öy
    kelimeleriyle bu yakınlık dikkat çekicidir.

Belki bu iki kelime tam olarak aynı kökten gelmiyordur. Bunu kesin biçimde söylemek kolay değildir. Ancak Türk kültürel hafızasında:

evin yapıyı,
yuvanın ise o yapının can kazanmış hâlini
temsil ettiği düşünülebilir.

Ev bir düzen olabilir; fakat yuva o düzenin ruhudur.

Belki de bu yüzden Türk kültüründe aile yalnızca aynı çatı altında yaşamak değildir. Birlikte:

  • korunmak,
  • kök salmak,
  • yaşamı sürdürmek,
  • bir aidiyet oluşturmak
    demektir.

Bu nedenle Türkçede mesele yalnızca eş olmak değildir.

Çünkü insanlar yalnızca eş olmazlar.

Birlikte:

ev olurlar.

Ve zamanla o evi:

bir yuvaya dönüştürürler.


YILMAZ TİZGÖL

21.05.26

NİJNİHOVGRAD

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Köken Türk Dili Ve Kültürü Serisi 2 Evlilik

Köken Türk Dili Ve Kültürü Serisi 2 Evlilik

ylmztzgl ylmztzgl