Kadın Yazar Deyip Geçmeyin Koskoca Bir Savaş Bile Başlatabiliyorlar
KADIN YAZAR DEYİP
GEÇMEYİN KOSKOCA BİR SAVAŞ
BİLE BAŞLATABİLİYORLAR.
1775 Yılından itibaren Amerika’da İngiliz
sömürgesi olarak yaşayan
13 Eyalet, İngiltere’nin
baskılarına baş kaldırıp
bağımsızlık mücadelesi başlattı. Bu
mücadelede başarılı olmak
için içlerindeki siyah derili kölelere de ihtiyaçları vardı, o
sebeple de kendilerine
ABD Diyen bu
topluluk, kölelere yavaştan
yavaştan bazı haklar vermeye başladı. Hatta bu
mücadeleler sırasında köleliğin
tamamen kaldırılması
gerektiği bile konuşuluyordu.
1783’de artık tam
bağımsız bir devlet
olan ABD’de geçen
zaman içinde eyalet sayısı
34’e yükselmişti ve
ülkenin kuzey eyaletlerinde kölelik neredeyse
tamamen kalkmışken güney
eyaletlerinde halen devam
ediyordu.
Ancak güney eyaletleri köleliğin kendi
eyaletlerinde de kalkmasından
son derece korkuyorlardı zira kölelik
kalkarsa o çok
geniş pamuk, şeker kamış, tütün tarlalarında kim
çalışacaktı? Kendi nazik
bedenleri asla alışık
değildi çalışmaya. Hem Allah’ın
lanetlediği (!) pis zenciler
dururken kendileri niçin
çalışsınlardı ki?
Evet, kuzey’de ‘’ Zencilere-Kölelere özgürlük ‘’
rüzgarları eserken güneyde
‘’ Köleliğe karşı olan
eller kırılsın’’ havası hakimdi.
Derken efendim
Kalvinist vaiz Lyman Beecher'ın 11 çocuğundan altıncısı olan Harriet
Elisabeth Beecher Stowe, 1851 Yılında ‘’ Uncle
Tom’s Cabin- Tom Amca’nın
Kulübesi’’ adlı eserini
The National Era gazetesinde tefrika halinde yayımlandı .
Bu eser 20 Mart 1852'de John P. Jewett
tarafından 5.000 adetlik ilk baskı ile kitap olarak yayımlandı ve nihayet bir
yıl gibi kısa süre içinde
bir anda 300.000
sattı ki bu
rakam o günler
için olağanüstü bir
şeydi.
Bu kitap
satışlarından Elisabeth Beecher
Stowe’un eline sadece 400 Dolar geçmiş
olsa da Güney Eyaletleri bu
kitabın kendi bölgelerinde
satışını yasakladı. Ancak daha
da önemlisi kendisini
bir savaşa hazırlamaya
başladı zira Kuzey
eyaletlerinin niyeti bozuktu(!)
Köleliği ille de
kaldıracaklardı. Kölelik karşıtı bir
kitap olan Tom
Amca’nın kulübesi Kuzeyde bu
kadar çok rağbet gördüğüne
göre bir iç savaş
kaçınılmazdı.
Her kim
Tom Amca’nın kulübesini okusa göz yaşlarına
boğulup ‘’Kahrolsun Kölelik ve
Irkçılık ‘’ diyordu ki bu
durum Güney eyaletleri
için büyük tehlikeydi
ama daha da büyük tehlike 1860 Yılındaki seçimlerde
Abraham Lincoln’un cumhurbaşkanı seçilmesiydi.
Köleliği tüm ABD’den
kaldıracağını vaat eden
Abraham Lincoln,
Cumhurbaşkanı seçilince 7
Güney Eyaleti ‘’ Biz ABD’den
ayrılıyoruz ‘’ dediler ve Jefferson
Davis başkanlığında bağımsızlıklarını ilan
ettiler.
Bu yedi
eyalete daha sonra dört
eyalet daha katıldı ve böylece 11 Eyaletten
ibaret , Amerika Konfedere
Devletleri ile ( Güney ) 23 Eyaletten
ibaret olan Amerika
Birleşik Devletleri ( Kuzey )
Karşı karşıya geldiler.
Nihayet 12 Nisan 1861’de Güney
Carolina'daki Sumter Kalesi'nden ilk top atışıyla birlikte savaş başladı.
Bu arada Elisabeth Beecher Stowe, 25 Kasım 1862’de Washington’da Başkan
Lincoln ile görüştü-tanıştı ve
başkan ona ‘’
Demek bu büyük
savaşı başlatan küçük hanım sizsiniz ‘’ dedi.
Evet, Elisabeth Beecher Stowe
gerçekten de büyük
bir savaş başlatmıştı.
Öyle ki bu savaşın
kurbanlarından biri de
başkan Lincoln’du.
1865 Yılına geldiğimizde
Kuzey-Güney Savaşı sona
ermişti ama her
iki tarafın da kayıpları
oldukça fazlaydı. Kuzey’den
365.000, Güney’den 290.000
insan ölmüştü.
Abraham Lincoln 1865 Yılı başlarında ABD’de Köleliği
tamamen yasaklayan anayasa
maddelerini yürürlüğe soktu ama
hemen peşin peşin belirtelim
bu yasalar siyahlar ile
beyazlar arasındaki hak ve
özgürlükler arasındaki farkı
tamamen ortadan kaldırmadığı
gibi Abraham Lincoln’un
ortadan kaldırılmasına yol
açtı. Nitekim 15 Nisan
1865’de Ford Tiyatrosunda
eşiyle birlikte "Our American Cousin" (Amerikalı
Kuzenimiz) adlı tiyatro eserini
seyrederken uğradığı bir silahlı
saldırı sonucu öldürüldü.
Dahası her ne kadar 1865
Yılı başlarında kölelik
kaldırılmış olsa da ırkçılık ABD’den
tamamen kaldırılamadı ve
aynı 1865 Yılının
Aralık ayında zencileri
yakarak öldüren Ku Kluks Klan
adlı sapık, Şeytani
örgüt kuruldu.
****
Peki Tom Amca’nın Kulübesi Osmanlı
Devletinde nasıl karşılandı? Sevdik mi, yasakladık
mı? Tepkimiz ne oldu
bu kitaba karşı
Bu kitap
bizde ilk kez
Teodor Kasap tarafından
Türkçeye çevrildi ve
yayınlandı.
Aleyhinde tek bir
kelime laf eden
olmadı zira 1847 Yılında
Padişah Abdülmecit köle
alım satımını artık tamamen
yasaklamıştı. Ayrıca Osmanlı
Devletinde en aydın insandan
en cahil insana
kadar herkes Osmanlıdaki ( daha da doğrusu İslamiyetteki
) kölelik anlayışı
ile Avrupa’daki, ABD’deki kölelik
anlayışının aynı olmadığı
kanaatindeydi.
O sebeple bu
kitap Osmanlı Devletinde
de Cumhuriyet döneminde de
en çok okunan
kitaplar arasında oldu
hep.
*********
Özetleyelim:
‘’Kadın Yazar ‘’ deyip geçmeyelim.
Bir kitapla koskoca
bir savaş çıkarabiliyorlar.
Benden söylemesi. Tüm
erkekler ona göre
ayağını denk alsın )))))))))))))))))))
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 12
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.