Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

İşi Düşerse

Fî tarihinde X şehrinde doktora yaparken bir gün ânın verdiği bir heyecan ile danışmanım için "Ağzında bakla ıslanmıyor." demiştim. Muhatabım olan 35-40 yaşlarında bir çocuk adam beni bunun için danışmanıma şikayet etmekle tehdit etti. Bu tehdit karşısında şaşırdım. Eline ne geçecekti? Güldüm ve "Madem çok istiyorsun git şikayet et." dedim. Ben olayı tamamen unutmuştum. 35-40 yaşlarındaki çocuk adamın da böyle bir şey yapmayacağına ihtimal vermeyerek günlük çalışmalarıma devam ediyordum. Danışmanım olacak adam sıcak bir günde arayıp önce sakin bir sesle ne yaptığımı sordu. Çalışmalarıma devam ettiğimi söyledim. İkinci sorusu "Sen benim hakkımda falanca kişiye ne söyledin?" oldu. Olayı tamamen unuttuğum için ne söylediğimi hatırlamadığımı söyledim. "Benim için ağzında bakla ıslanmıyor demişsin." dedi. "Hocam o an için çok yoğundum ve muhatabım olan adam çok laubali davranmıştı. O ânın tesiriyle böyle bir şey söylemişimdir. Bilerek ve şahsınıza laf etme niyetiyle asla değil." dediğim anda kulağımı sağır edecek şekilde bağırmaya başladı. Karşılık vermeyince telefonu yüzüme kapattı. Neye uğradığımı şaşırmış bir haldeydim. Bütün bunlara sebep olan 35-40 yaşlarındaki çocuk adamı aradım. Meğer içinde ne kadar çok şikayet etme arzusu varmış. Zafer kazanmış bir kumandan edasıyla açtı telefonu. "Neden yaptın bunu?" diye sordum. "Sen beni herkes yerine koydun." dedi. Herhangi birinden bir farkı olmayan, çoğu zaman benim yönlendirmelerimle yol alan adam bana bunu söyledi. Ben de "Herhangi birinden ne farkın var?" diye sordum. Terbiyesiz olduğumu söyleyerek telefonu kapattı. Moralim o kadar bozulmuştu ki yeni atandığım memuriyetim bile kursağımda kalmıştı, sevinemiyordum. Öyle böyle derken sıkıntı içinde tam bir hafta geçti. Memur olarak atandığım şehre gitmeden önce danışman hocamı görüp vedalaşmak hem de doktora tez sürecini bundan sonra nasıl devam ettireceğimizi sormak için yanına gittim. Beni yılan olmakla, çıyan olmakla hatta vatan hainliğiyle suçladı. Tüm danışmanlık haklarını üzerimden çekti, doktora tezimi elimden aldı. Son seneme girmişken, yıllarca hayalini kurduğum akademisyenlik hayalimde belki de son dönemece gelmişken, başıma böyle bir hal geldi. Doktora danışmanım aynı zamanda bölüm başkanı olduğu için bölümün diğer öğretim üyeleri beni danışmalıklarına kabul etmediler. Birisi de çıkıp "Bu söz bir suç değildir. Adam suçlu olsa da eğitim hakkı, hele de bu aşamada, elinden alınmamalıdır." demedi. Benden nasıl çekindilerse bana karşı birlik oldular. Bölümde daha önce böyle bir kenetlenme görmemiştim. Ama hepsi işi düşünce beni aradı ya da aracılarla bana ulaşmaya çalıştı. Hepsine yazıklar olsun. Mesele bir kişinin kötü olması değildi, mesele o kadar iyinin (!) bir kötüyü düzeltememesiydi. 

İşte böyle. Savunmamı size sundum. Şimdi olayın tarafsız bireyleri olarak size sormak isterim: Bu eski danışmanım olacak adamın yıllar sona bana bir şekilde işi düşecek olsa profesyonel olarak işini yapmalı mıyım, yoksa işe duygularımı katıp geri mi durmalıyım? Siz olsaydınız ne yapardınız?

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

İşi Düşerse

ferman ferman