Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

Betonların Arasında Kaybolan Şehir Hafızası

Geçen günlerde doğduğum, belirli bir yaşa kadar büyüdüğüm mahalleye gittim. Her zaman yürüdüğüm sokaklardan birinden geçerken durup etrafıma baktım. Eskiden köşesinde yaşlı bir çınarın gölgesi olan, çocukların koşturduğu, mahallelinin ayaküstü iki kelam ettiği o tanıdık köşe gitmiş; yerine ne ara yapıldığını bile fark etmediğim, gökyüzünü kapatan devasa bir bina dikilmiş. O an içimde bir şeylerin sızladığını hissettim. Sadece bir bina dikilmemişti oraya; çocukluğumuz, anılarımız, o sokağın kendine has kokusu ve hafızası da o betonun altında kalmıştı. Bizler büyüdüğümüz, sokaklarında koşturduğumuz şehirlerin hızla dönüşmesine şahit olan bir nesiliz. Eskiden şehirlerin bir ruhu, her mahallenin bir karakteri vardı. Tarihi bir pastane, yılların eskitemediği küçük bir sinema salonu ya da gölgesinde serinlediğimiz bir ağaç, o şehrin kimliğiydi. İnsanlar sadece adresleri değil, o ortak hafıza noktalarını kullanarak buluşurdu. Şimdiyse her yer birbirine benzemeye başladı. Bir caddeden diğerine geçtiğinizde, o kentin köklü geçmişini hissettiren detaylar yerine, ruhsuz cam ve beton kütleleriyle karşılaşıyoruz. 

Bu durum sadece mimari bir değişim değil, asıl tehlikeli olan bizim de içimizdeki bir şeylerin yıkılması. Şehir hafızasını kaybettikçe, insan da zamana karşı aidiyetini kaybediyor. Anılarınızı gidip ziyaret edebileceğiniz, "Bak ben küçükken buradaydım" diyebileceğiniz yerler birer birer haritadan silindiğinde, kendinizi o şehre ait hissetmekte zorlanıyorsunuz. Şehirler hızlanıyor, büyüyor, modernleşiyor deniyor; ama bu dönüşümün faturasını geçmişimizi ve samimiyetimizi feda ederek ödüyoruz. 

Sonuçta bizi biz yapan şey biriktirdiğimiz hatıralardır. Peki, sığınacak bir ağaç gölgesi, hikayesi olan eski bir duvar kalmadığında, bu beton yığınlarının arasında ruhumuzu nerede dinlendireceğiz? Şehirler değişirken, aslında kendi içimizdeki hafızayı da kurutmuyor muyuz? Bunlar benim açımdan çokta cevabı olmayan sorular. Gençliğime ve çocukluğuma dair en çok özlediğim şey ise o güzel gecekondular, mahallede ki komşuluk ve o samimiyettir. Kendi adıma özellikle o komşuluğu asla hiçbir yerde bulamadım.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Betonların Arasında Kaybolan Şehir Hafızası

YILMAZ YILMAZ