Son Işık Çekilirken
Güneş batının rengini kuşanıp çekilirken sokaklardan,
İçimde eski bir bavul gibi açılır zaman.
Bir kentin gölgesi düşer o an omuzlarıma,
Sessizce kıvrılan yolların, durulan rüzgârın ortasında,
Kendi öykümün son sayfasını çevirir gibi olurum.
Herkes evine döner, bense kendime.
Uzak bir istasyonda raylar tıkırdar inceden,
Eski bir şarkı sızar açık kalmış bir pencereden.
İçimde ne bir sitem ne de geçmişin ağırlığı;
Sadece bir nehrin denize kavuşma anı kadar dingin,
Bir yaprağın toprağa düşüşü kadar hesapsız...
Gökyüzünün rengi solar, hatıralar canlanır.
Dünya arkamda yavaşça sislere gömülürken,
Zihnimde parça parça sahneler netleşir:
Koşan bir çocuğun yarım kalmış sevinci,
Hiç eskimiyen o umutlu gök kubbe,
Ve sararmış albümlerde saklı kalan o masumiyet...
İşte tam o sınır çizgisine vardığımda,
Karanlık yerini yepyeni bir şafağa bırakır.
Ve o büyük sessizliğin içinden fırlayan biri,
Geçmişi bir kenara bırakıp cebindeki rüyalarla,
Adımını atar hiç bilmediği o taze sabaha.
Artık ne saatlerin hükmü kalır ne de yolların,
Bütün limanlar susar, durulur dalgası ömrün.
Göğsümde hafifleyen o son dünya sızısıyla,
Gözlerimi kapatırım gecenin en mağrur siyahına;
Çünkü bilirim, arkamda bıraktığım bu derin iz,
Yarını arayan birinin ilk adımı olacaktır.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.