Üç Cemre
ÜÇ CEMRE
Hayat üç cemreden ibaretmiş; duydum, gördüm ve yaşadım.
İlk cemre gözlerime düştü.
"Cürmü kadar yer yakarmış" dediler, inandım.
Doğrudur sandım ve çocukça kandım.
Oysa öyle değilmiş... yanmak şifa imiş.
Sonradan anladım.
Her zehrin içindeki panzehir gibi, dertte saklıymış devası.
Yağmur olup akıp gitsin diye ağladım.
Sürdü gitti sefası.
Her gözyaşı damlası, kul olmanın ifası.
İkincisi yüreğime düştü, ateş olup yaktı.
Ceremesi ne ki, dedim.
Ateşin kini Âdem'e... toprak çaldı galebe.
Kin lanetlendi ebede.
Maharet kendi içine bakmak,
Hem de ta derine nefsine.
Nefsin kefil olur mu şu kibirli cismine?
Hangi mührü vurdun, bak hayatın bu resmine?
Üçüncüsünü bekliyorum, beni buradan alıp gitsin diye.
Üçüncü ve son cemre...
Son bir emre kadar tatil edilsin bu sahte hayat.
Hesap kesilsin, defter dürülsün; berzahtır gelen... heyhat!
Ve sura üflesin İsrafil, kudretin nefesiyle,
Göklerle yerin ıstıraplı sesiyle.
İlkinde yerle bir kâinat; avdet imkânsız.
İkincisi dosta davet,
Farz-ı mübin icabet.
Ruhu mücerret gibi fışkırsın naaşım yerden.
Sizin bildiklerinize yoktur şahitliğim ve nedametim.
Sadece ona boynum kıldan ince... râmdır itaatim.
Şeksiz ve şüphesiz onadır şehadetim.
Yılmaz Tizgöl
25.02.2017/Moskova
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.