İstanbul'da 2019 Senesinin Son Akşamı Ve Boza
31/Aralık akşamında, İstanbul/Sultanbeyli'de, oturduğum odada, dışardaki bozacının sokaklardaki sık sık ara vermeksizin "Boza Boza" diye bağırış sesleri kulaklarımda yankılanırken, geçmiş yılların bir dönem kış akşamlarında, bazı kentlerde bozayı hayatlarında vazgeçilmez bir içit olarak gören insanlarını hatırlattı. Hayatımda olmazsa olmazım gibi gören bağımlı bir içit müptelası olmasam da, bende Konya'daki Alaâddin caddesinde bulunan Ankara pastanesinde, o yıllardaki kış akşamlarının kar yağışlarında, cam kenarındaki bir masaya oturup, ara ara boza içenlerden biriydim. Ne güzel yıllardı o yıllar. Çok çabuk süratle geçen, mazinin derinliklerinde gömülü olan, o güzel günler artık bir daha yaşanamayacak uzaklardalar. Taş plaklarıyla, sinemalarıyla, akım, akım insanları sarıp sarmalayan, adına moda denilen, o senenin giyim kuşamlarıyla, sevdalarıyla, çarşı ve sokaklardaki insanlarımızın sosyalleşmeleriyle sürdürülen, o güzel günleri; özlemediğimi söyleyemem. İnsanlarımızda; büyüğüne, küçüğüne itibarlar, saygılar, saygınlıklar vardı. Sevdalar yürekler hoplatırcasına, heyecanlarla dolu dolu yaşanır, çarşı gezmelerinden zevkler, hazlar alınırdı. 2019 senesinin Aralık ay'ının bu son akşamında soğukta bozacının para kazanmak, nafakasını temin etmek için mücadelesine hayran kaldığımı belirtirim. İçimden bozacıdan boza almak ve almamak adına, soğukta üşengenliğimden ikilem yaşarken, bozacının sesinin uzaklaşmasıyla artık istesemde alamazdım. İstanbul bu saatlerde soğukların sardığı kapalı bir kıstıraç içinde. Bulunduğum Sultanbeyli Adil mahallesinde, kuzey doğudan esen ve ağaçların dallarını sallayışlarıyla uğultu ve hırıltıya dönüşen rüzgar sesleri ara ara yağmur damlalarınıda pencere camlarına serpiştirirken saat gece 23,00 leri çoktan geçiyordu. Az sonra bir yıl daha tükenecek, bu geçen yılla, hayat bizlere bir şeyler vermekten ziyade siyasal yapılarının beceriksizlikleri yüzünden, bizlerden çok şeyler alıp, götürmüş, götürmekte ve götürecekti. İkilemde kalmam beni eski anılarımı yaşatacak bozayı içmemden alıkoymuştu. Yarın bozacı yine sesiyle sokaklarda yankılanırsa, ne yapıp edip, üşengeçliği bırakıp, dışarı çıkarak boza alacak ve geçmiş günlerin anısını yaşarcasına bozayı yudumlama düşünceleriyle duvardaki saatin tik taklarıyla, 2020 senesine doğru yol alan, zaman diliminin seyrine teslim oldum. Mutlu Yıllar Dünya, Mutlu Seneler Güzel İstanbul ve ülkem insanları...31/Aralık-2019 Şerafettin Sorkun/İstanbul'dan
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.