Tüten Dumanı Şiirin
“Yazmak, öfkeyi örgütlemektir” der Rimbaud.
Her düş biraz sen ve alıntılar yüreğe merhem.
Biz izotop olmayı reddediyorum renk körü değil benim düşlerim
Bir pergel de olabilirim lakin saplayacağım yüreği bulamadım henüz
Bir saplantı belki de şiire düşkünlüğüm
Önceme nazire ettiğim süklüm püklüm
Olmadığım kadar ruhumun yeniden doğduğu doğurduğu külüm
Bir güle meyleden değil bilakis gülün bizzat kendisi
Solmaktan korkan bir yemin değil
Yeniden yarınlarda açabilmenin temennisi saklı tomurcuklarımda
Ruhumun püskürtüldüğü sefil bedenim
Meylettim yarınlara düşkün hayallerim
Şükür ki ne düşkünüm ne düş ürünü
Ayan beyan gerçeğin ta kendisi
Haylice de mustarip düşlerinden
En çok da gerçeğe dönüştürmekten mustarip
Eh, kolay olmasa gerek
Her gün aç gözünü ve yeni baştan yaz öykünü
Bir hayal bir hatıra bir de fıkra misali
Şiire ve hikâyeye döktüğün kadar nefsini
Nasıl hâkim olabilirdim ki isteklerime?
Yazma güdüme yenik düştüğüm
Yaza yaza yandığımı düşündüğüm
Öykülerim ve şiirlerim ve romanlarım
Dolduruşa gelen iç sesim ve b/astırdığım
İsyanlarım
Metruk gezegen
Ve de ganimetim
Meali olmasını dilediğim günüm ve de tüm yenilgilerim
Elbet başarıya dönük yüzüm ve hüviyetim
Külliyemde saklı binlerce mısra
Emre amade ilhamın sağ ayağı
Bastı mı da soluna
Adeta izdivacına talip olduğum kadar ilhamın
Soluksuz kaldığı varamadığı son durağı
Ve de duvağında saklı
Kıvılcımlar ve nameler ve esinti
Ruhun rüzgârı
Sessizlik iken de yoldaşı
Ses olan bir hece bir mısra
Ve işte kapışan gün ve gece
Endamlı bir misafir iken de yazdıklarım olmaz mı?
Başımın tacı
Sizler yankısını duymalısınız iç sesimin
Dış sesin baskın çıktığı günden devşiren
Yalnızlığın esaretinde şiirlerle cebelleşen
O isyanın o ihtilalin ayak sesi
Hem zararsız hem aşk dolu
Gönlün radarı ve rutubetini kurutan duru
Bir name ki dolunay misali
Evrim geçiren yüreğin meali
Öyle ki
Yazmak aşkın ta kendisi
Günden yanan dilim
Geceye duyduğum özlemim
Pişekâr sitemim elbet kendime
Ne de olsa kendim ettim kendim buldum demenin hicreti
Yazdım ve doyurdum ruhumu
Son sözü söylemeden seyrettiğin ufku
Nasıl ki saklı tuttu ruhumun nurunda
Aşina gözlerim aşikâr ateşim
Aşikâr aşkım ve neşeyim
Yeri geldi mi hüzün
Tüten dumanı şiirin
O halde buyurun ucundan siz de yiyin
En çok da bitmeyen hazzı
İnsan olmanın hası ve nazı
Yalnızlığın sinesinde saklı ne çok acı
Bildiğiniz ne ki?
Yazmakla geçer ancak ve diner suskunluğun na’şı.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.