Hz Muhammed Ve Şiir Ve Şairler 5 Bölüm
HZ. MUHAMMED VE ŞİİR VE ŞAİRLER 5. BÖLÜM
Hz. Muhammed’in Mekke’nin fethi esnasında veya hemen öncesinde affettikleri arasında Amcasının oğlu ve süt kardeşi olan Ebu Süfayan bin Hâris de( Bu Ebu Süfyan, Muaviye’nin babası olan Ebu Süfyan değil ) bulunmaktaydı. Hz. Muhammed(S.A.S ) Çok iyi bir şair olan ve kendisini, İslamı, Müslümanları, şiirleriyle ziyadesiyle rencide etmiş bu yakın akrabasını Mekke’nin fethinden önce Müslüman olduğu için affetmişti.
Humeyd bin Sevr ve Abdullah bin Ziba’ra da Müslümanlar aleyhine şiirler yazdıkları halde Mekke’nin fethinden önce İslamiyete geçtikleri için affedilmişlerdi.
Bu aradaHudeybiye Antlaşmasının altında Mekkeli müşrikler adına İmzası olan ve Hz. Muhammed’e ‘’Antlaşmayı ‘’Resulullah Muhammed olarak imzalayamazsın. Senin Allah’ın elçisi olduğuna inansaydık zaten böyle bir antlaşmaya gerek kalmazdı’’ diyen Süheyl bin Amr da Mekke’nin fethi öncesinde affedilmişti [ Peygamberimiz bu antlaşmayı Muhammed bin Abdullah adıyla imzaladı. ]
Ve Ebu Süfyan bin Harb ve karısı Hind binti Utbe… Yani Muaviye’nin babası ve annesi…
İslama bu ikisinden daha çok zarar vermiş bir başka kişi yoktu.
Mesela Ebu Süfyan, Hz. Muhammed’e karşı tertip edilen Bedir, Uhud, Hendek gibi savaşların finansörüydü. Karısı Hind oldukça azılı bir İslam düşmanı olup Uhud savaşında gebertilen babası Utbe, kardeşi Velid ve amcası Şeybe’nin öcü karşılığında Uhud Savaşında Hz. Hamza’yı şehid ettirmişti bir köle olan Vahşî’ye.
Yani şimdiye kadar adlarından bahsettiğimiz ve bazıları öldürülmüş olan şairlerden çok çok daha zararlıydılar. O halde bu iki kişi nasıl ve niçin affedildi?
Efendim, bu soruyu bir ateiste sorsam vereceği cevap aynen şudur?
‘’ Ebu Süfyan, Muhammed’in kayınpederi olduğu için Muhammed ona da karısına da torpil geçti.’’
Evet, Ebu Süfyan, Hz. Muhammed’in kayınpederi idi ( Kızı Habibe, Peygamberimizin eşiydi ) ama onun affedilme sebebi sadece bu akrabalık bağından kaynaklanmıyordu. Adam aynı zamanda Ümeyye oğullarının reisiydi ve Ümeyye oğulları ile Haşim oğulları arasında bitmek bilmeyen bir düşmanlık vardı. Hem Mekke’yi kan dökmeden teslim almak, hem de Ümeyye oğullar- Haşim oğulları arasındaki düşmanlığı sona erdirip güçlü bir birlik oluşturarak İslamı Arabistan yarımadasından tüm cihana yaymak için siyaseten de böyle davranması gerekiyordu.
Hind’e gelince:
Mekke’nin fethi sırasında bile kocası Ebu Süfyan’ın sakallarına yapışıp ‘’ Sen nasıl Müslüman olursun? Hiç mi utanmadın?’’ Diye ona itiraz eden Hind, sonunda Müslüman olmadığı takdirde öldürüleceğini anladı ve Hz. Muhammed’e (S.A.S) biat etmek için huzuruna çıkan kadınların arasına karıştı.
Hz. Muhammed’in huzuruna peçeli bir vaziyette çıkan ve önce Kelime-i Şahadet getiren Hind’e, peygamberimiz kim olduğunu sorunca kendisinin Hind olduğunu söyledi. Ama Hind artık Müslümandı ve Hz. Muhammed bir Müslümanın kanını dökemezdi, dökmedi de.
Efendim, bazıları derler ki ‘’ Ebu Süfyan da Hind de inanarak Müslüman olmadılar. Can korkusundan Müslüman oldular.’’
Hz. Muhammed(S.A.S) Bir başka vesileyle ne demişti: ‘’ Nereden biliyorsun? Kalbini mi yardın?’’
Ve tekrar torpil konusuna dönecek olursak:
Bir köle olan Vahşî’nin torpili kimdi?
Evet, mesele torpil konusu idiyse bir köle olan Vahşî’nin torpili kimdi ki Hz. Muhammed ‘’ Amcamın katilini öldürün ‘’ yerine defalarca onu İslam’a davet etti ? Vahşi’nin ‘’her defasında ‘’Allah beni affetmez’’ mealinde cevap vermesi üzerine de en son olarak doğrudan doğruya Rabbimiz ayetini gönderdi:
De ki: “Ey günah işleyerek kendilerine yazık eden kullarım. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zira Allah bütün günahları bağışlar. O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.” ( Zümer Suresi 53. Ayet. )
Ateist, eminim buna da ‘’Adam direkt Müslümanların tanrısından torpillymiş. ‘’ Diyecektir
*****
Evet, Peygamberimiz ve Şiir konusunda yazacaklarım bu kadar olmakla birlikte yine de son söz Kur’an- Kerimin olsun:
* Şâirlere gelince, onlara yoldan çıkmış azgınlar tâbi olur.
* Görmez misin şâirler, her vâdide, sözcüklerin ve hayallerin peşinde şaşkın şaşkın dolaşırlar.
* Hem de yapmadıkları ve yapmayacakları şeyleri söylerler.( Şuara yani Şairler Suresi 224-225-226. Ayetler. ) [ Bu ayetlerde Kur’an’ı ve Hz. Muhammed’i ( S.A.S) inkar ettikleri gibi şiirleriyle alay eden, hicveden müşrik şairler tarif ediliyor. ]
*Ancak iman edip sâlih ameller işleyenler, Allah’ı çok çok zikredenler ve herhangi bir zulme maruz kaldıklarında şiirleriyle haklarını savunanlar bu hükmün dışındadır. Zulmedenler ise, nasıl her şeyi değiştirecek bir inkılâp ile sarsılıp devrileceklerini yakında bileceklerdir.( Şuara Suresi 227. Ayet ) [ Bu ayette de hangi şairlerin yukarıda zikredilen şairlerden farklı olduğu belirtilirken zulmedenlerin akıbeti bildirilmektedir. ]
Hz. Muhammed, en büyük İslam düşmanlarına bile bir şans daha vererek onları cehennem ateşine karşı korumak istemiş, bu korumayı kabul edenler kurtuluşa ererken alaylarında, aşağılamalarında, hicvederek dalga geçmelerinde ısrarcı olanlar ve akıbetlerini ise yine Kur’an-ı Kerim şöylece ifade etmiştir:
*Onlara niyetlerini sorarsan, "Sadece lafa dalıp eğleniyorduk" derler. De ki: "Siz Allah ile, O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi alay ediyorsunuz?" ( Tevbe Suresi 65. Ayet )
* Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Fakat onlardan alay edenleri, o alaya aldıkları şeyler (başlarına gelecek azap) kuşatıverdi
* Asıl Allah onlarla alay eder ve onları azgınlıkları içinde şaşkın bir halde dolaşmaya terk eder. ( Bakara Suresi 15. Ayet)
* Onlara şöyle denir: "Siz Allah'ın ayetlerini alaya almıştınız. Dünya hayatı sizi aldatmıştı. İşte bugün onlar cehennem ateşinden çıkarılmazlar ve özür dileyip Allah'ı razı etme istekleri de kabul edilmez."( Câsiye Suresi 35. Ayet )
Evet, son sözü Kur’an-ı Kerim söylediğine göre bize artık susmak düşer.
Allah’ın izniyle bir başka konuda buluşmak üzere hoşça kalınız, Allah’a emanet olunuz.
NOT: Fotoğraftaki Libyalı amatör aktör Salim Kaddare, Çağrı adlı filmde rol gereği Hz. Hamza’yı canlandıran Anthony Quin’i öldüren Vahşi’yi canlandırmıştı.
Ancak daha sonra filmi seyreden annesi ‘’ Sen Hz. Hamza’yı nasıl öldürürsün hain evlat? ‘’ diyerek onu evden kovmuş, aylarca evinin kapısını oğluna açmamış.
Salim Kaddare ancak pek çok din adamını annesine gönderip kadıncağızı ikna etmelerini sağladıktan sonra annesi tarafından tekrar eve alınmış.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.