Bırak Kalsın
Bir zamanlar
her şeyi yerli yerine koyabileceğime inanırdım;
kırılmış bir bardağın sesinden
evin bütün çatlaklarını anlayan
ve susarak da olsa
duvarları ayakta tutan biriydim.
Oysa insan,
başkalarının dağınıklığını toplarken
kendi içindeki odaların
hangi gün terk edildiğini fark etmiyor.
Bazı şeyler
zamanında söylenmediğinde büyüyor;
bir söz, boğazda yıllarca bekleyip
bir gün suskunluğun kendisine dönüşüyor.
Bir kapı kapanmıyor mesela,
ama insanın içinde aynı kapının gürültüsü
defalarca yankılanıyor.
Benim de
zamanında çıkması gereken kavgalarım vardı.
Çıkmadılar.
Belki bir sofrada yutuldu bir cümle,
belki bir gecenin karanlığında
”yarın konuşuruz” denildi.
Belki de insan,
kaybetmekten korktuğu şeyleri korurken
kendini yavaş yavaş kaybetti.
Şimdi geçmişe dönüp
hangi suskunluğun kime ait olduğunu
ayırt edemiyorum.
Yalnızca şunu biliyorum:
İçimde hâlâ
söylenmemiş cümlelerin ağırlığı var.
Ve artık
her şeyi kurtarmak istemiyorum.
Bırak kalsın.
Bırak bazı hesaplar kapanmasın,
bazı kapılar ardına kadar açık kalmasın,
bazı eşyalar başka evlerde yaşasın,
bazı insanlar kendi paylarına düşen sessizliği
kendileri taşısın.
Her şeyin bende bir karşılığı olmak zorunda değil.
Çünkü insan bazen
haklı çıkmaktan değil,
kendine geri dönmekten yana kullanmalı ömrünü.
Ben artık
yıkılanı kaldırmakla görevli değilim.
Bir şey devrildiyse
belki de devrilmesi gerekiyordu.
Bir şey bitti ise
belki de bitişin de
kendine ait bir merhameti vardır.
Ne tuhaf…
Yıllarca hayatı
iki elimle birbirine tutturmaya çalışırken
asıl düşenin
ben olduğumu fark etmemişim.
Şimdi ellerimi açıyorum.
Ne göğe doğru, ne birine uzatıyorum.
Sadece açıyorum.
Gitsin diye değil;
bende kalması gerekmeyen ne varsa kendi yolunu bulsun diye.
Belki bundan sonra
her sabah biraz daha az eksilerek uyanırım.
Belki bir gün
aynaya baktığımda
yıllardır başkalarının hayatında
kendine küçük bir yer arayan
o yabancıyı tanırım.
Belki ona hiçbir şey sormam.
Çünkü bazı hikâyelerin
hesabı sorularla değil,
nihayet susmaktan vazgeçerek kapanır.
Ve eğer bir gün
biri çıkıp da
”Ne kaldı geriye?” diye sorarsa,
cevap vermem.
Çünkü bazı insanlar
ömürlerinin sonunda
bir ev, bir eşya, bir isim,
bir haklılık bırakmazlar geride.
Sadece kendilerini bırakırlar.
Ve belki de
insanın hayatta ilk kez
hiç kimseye ait olmadan
kendisine döndüğü yer,
tam olarak orasıdır.
Bırak kalsın.
Bu kez
her şeyi değil,
kendimi alıp gidiyorum.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.