İki İmlâsız Nokta
İki İmlasız Nokta
Bir rüya çölünde, seraba susamışız seninle
Tarih bizi yazar mı, küllerimiz bitince?
Senin ellerin üşüyor, benimse kelimelerim
Sen dudaklarını yalnızlığın rengine boyuyorsun,
Ben bir sigara daha yakıyorum ciğerlerimin hüznüne
Ben seni seviyorum, diyorum;
imlasız, düşünmeden...
Nedense senden geçerken
Göğsümde bir kuş,
kafesini paramparça ederken
Gökyüzü yırtık bir çadır başımızın üstünde
Saatler sende, yanlış zamana vuruyor,
Adını unutmuş sokaklara sapıyorsun
Bir kedinin gözlerinde arıyorum tanrıçayı
Miyavlıyor karanlığa;
o da bizim gibi kayıp
Kuyruğuyla siliyor zamanın tozunu
Bir kadın eksiliyor sokaktan;
patilerinde antik çağın izleri
Saçlarının kokusu rüzgara karışmış,
nefessiz kalana dek seni içime çekiyorum
Bir sigara daha yakıyorum
ciğerlerimin hüznüne
Dumanında senin yüzün,
Değsin yüzüme
Bir ıslık çalıyorum, devriliyor binalar
Kuşları vuruyorlar göğsümün çatısında
Sulamayı unuttuğumuz tanrılar darılıyor
Cebimden dökülen bozuk paralar gibi
Dağılıyor yüzün şehrin ıslak kaldırımlarına
Sen saçlarını topluyorsun
Tüyleri dökülüyor yarınlarımızın
Kediler çoğalıyor biz azaldıkça
Mısır tanrıları iniyor
apartman boşluklarına
Kelimeler üşüyor,
sen ellerimi bırakınca
Tanrıça kedi uykuya dalıyor
sokağın başında
İki imlasız nokta oluyoruz
Seninle,
bitmeyen bir cümlenin sonunda
...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.