Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Kuşlar

Kuşlar

KUŞLAR.


Hayatımızın herhangi bir döneminde karşılaştığımız uçan hayvanların en tanınmışı, en bilineni kuşlardır diyebiliriz.


Romanlara, öykülere, şarkılara,türkülere ve şiirlere konu olan kuşlar yapıları ve özellikleriyle farklı yaratıklardır.


 Evlerin çatı katlarında veya bahçeli evlerin bir köşesinde kümeslerde barındırılan kimilerince uçurulan cins cins güvercinler.


Baharın sonuna doğru güneyimizden ülkemize, binlerce kilometrelik hava yoluyla gelen göçmen kuşlar; leylekler, kırlangıçlar. turnalar.


Dağdan ovaya inen derelerin çayların etrafındaki ağaçlardaki meyvelerle karınlarını doyuran yaşamlarını devam ettiren bülbüller, sakalar, karatavuklar, kargalar, baykuşlar, tahtalılar ve diğerleri.


Yerde yaşayan keklikler sülünler...

Denizlerde, balık avlamak için suya dalıp çıkan karabataklar, ördekler ve martılar.


Bir zamanlar kırsalda, şehirlerde, evlerde beslenen; muhabbet kuşları, bülbüller, sakalar ve kanaryalar.



Mevlana kapı civarında yüksek giriş zemin daireli apartmanın beşinci katında yaşayan garson Mustafa dört yıldır Saka ve kanaryalar beslemektedir.


Durdukları caddede, Osmanlı döneminin mimarları oturmuştur bir zamanlar;

 O günlerin mimarlarından birinin adı verilmiştir "Mimar Kasım Caddesi" ne.


 Dört ayrı kafeste kanaryalar vardır. On iki kafeste de on iki Saka.


Sabah işe giderken yemlerini sularını vermeyi ihmal etmiyordur. Yaklaşık yedi yıldır bu kuşları üretip çoğaltıyor, İsteyenler olursa, ya ücretsiz veriyor ya da makul bir fiyatla satıyordur. Yem paraları için bu alışverişler yeterli bir kaynak oluşturuyordur.


Yaşadığı dairede, bir pazar günü kanaryalardan birini kafesiyle ipiyle aşağıya sarkıtır. Yere düşmemesi için odanın penceresinin pervazına kıstırıp ipin kalan uzun kısmıyla apartmanın dış yüzeyine yanaşık şekilde sallanır vaziyette bırakır.



 Yoldan geçen tanıdıklar kuşa lâf attıkça kanarya ötmeye başlar. Gelen geçenlere kanarya adeta minik bir müzik ziyafeti verir. Kulakların pası silinir.


Mustafa salondaki televizyonda yayınlanan iki süper lig takımının maçını seyretmektedir. Takımlardan biri iki sıfır öndedir. İkinci devre başlayalı henüz on beş-yirmi dakika olmuşken, odadan anne Hayriye hanımın çığlığı yükselir. 


"Yetiş Mustafa yetiş. Kuş kafesi Nergis yengenin başına düştü." Mustafa elindeki tv kumandasını birden koltuğun bir köşesine fırlatır. Merdivenlerden aşağı yıldırım hızıyla iner. 


Nergis hanımın üst ve yan komşuları dairesine çoktan doluşmuşlardır. Kimisi ellerine kolonya döküp yelpazelerle yellemekteler, kimisi de yumrukla ezdiği soğanı alın kısmına bir bez bantla tutturmakla meşguldür.


 Nergis yengenin dairesine Mustafa endişeyle girer. Ardından annesi Hayriye hanım ahlarla vahlarla kapıdan içeri dalar. 


Nergis hanımın başına çarpan kuş kafesi bereket bir yara açmamıştır. Sadece alın kısmında hafif bir şişlik vardır.


Mustafa televizyon ekranındaki maçı az önce zevkle seyrederken. Annesi Hayriye Hanım alt katlardan bir ses duyar ses Nergis Hanıma aittir. Art arda " Hayriye abla Hayriye abla bi bakar mısın" diye seslenmektedir.

"Ne oldu acaba" diye merakla ve aceleyle pencerenin kolunu 

çevirir. Hiç bir yere bağlı olmayan kafesin ipi pencere açılınca pervazından kurtulur ve ikinci kat hizasındaki kafes, yüksek girişteki Nergis hanımın kafasına düşer. 


O sırada beşinci kattaki Hayriye hanımın bir anlık dikkatsizliği ve aceleciliği; Nergis hanımın da yukarıya bakması sebebiyle, Bu kaza meydana gelir.


Hayriye hanım, telaşlı anların oluşturduğu endişe geçince şöyle düşünür.

" Nergis ne diyecekse diyecek, "Akşam birlikte parka gidelim", ya da bahçe sinemasına çok güzel bir film gelmiş hep beraber gidelim " diyecek. Olan oğlum Mustafa'nın kuşlarına olacak.#


Mustafa yengesinden özür diler. Hayriye hanım, "Asıl kabahat bende kardeşim der. Özür dilemeler tekrarlanmakta olsun,Nergis hanım "Bir şey yok, yok bir şey komşular "diyerek ortalığı yatıştırır.


 "Komşular bir müddet Nergis hanımın yanında kalırlar. "Geçmiş olsun" derler. İkramlıklar getirmek için evlerine giderler.. 


Tekrar gelişlerinde herkesin elleri dolu doludur. Çaylar kahveler içilir. Komşu evlerden getirilen, poğaçalar, börekler ve kurabiyeler yenilir.


 Bir kaç saat sonra Nergis hanımın sağlığı iyi olduğu anlaşıldıktan sonra herkes evlerine dağılır.


Mustafa kaldırıma düşen kafesin içindeki kanaryanın kanat çırpınışlarına ve canhıraş ötüşüne tahammül ettikleri için komşularına teşekkür eder. Salona getirdikleri kanarya ve kafesini kendi dairelerine çıkartır. Kanaryanın dökülen suyunu ve yemini tazeler.


 Yengesini başı sarılı hâlde gördüğünde, tekrar tekrar ambulans çağıralım hastaneye gidelim demesine rağmen yengesinin itirazları karşısında "pekiiyi kendini iyi hissediyorsan gitmeyelim madem" demek zorunda kalır.


 Mustafa o geceyi neredeyse uykusuz geçirir. Sabahın erken saatlerinde bütün kuşları kafeslerinden salıverir. Daha önce kim " Fazla kafesin var mı" dediyse elindeki boş kuş kafeslerini o gün, isteyenleri arar veya evlerine giderek ücretsiz dağıtır. 


Mustafa'da kuş sevdası hiç biter mi ?


Bir arkadaşının devraldığı bir kıraathanede garson olarak işe başlar. Arkadaşının bir kaç ay sonra evinden getirdiğı kafes içindeki sakanın nağmeleriyle hayatına devam eder.


Mehmet Sadık Medin 

29 Haziran 2026

Esenköy - Yalova

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Kuşlar

Kuşlar

Sadık Medin Sadık Medin