Küçük Görme Sakın Dalı
Küçük görme sakın dalı;
Sana dal görünen, serçeye uzanmış Hakk'ın eli.
Gözünün gördüğü her nesne Yârin nûru,
Ezelden taşanın ebedî seli.
Hakça bak nesneye ki Rahmân senden utanmasın.
Serçe konar, dal sallanır;
Âşık olanda cân hâllenir.
Cihan’dan bilme sözü,
Şiir olur, sırr-ı Mevlâ dillenir.
Ya öz söyle ya sükûn kal; Meryemce İsa senden utanmasın.
Sabırsıza taş çakıl görünür;
Sabır, taşta sûret bürünür.
Halka şekli mücevher görünür;
İbrahimce nazar kıl taşa dahi, Hacer senden utanmasın.
Yönün kıbleye dönükse,
Şu yol Hacer ile yürünse;
Merve'den yüzünü Safâ'ya döndüğünde zemzem görünse,
Çevir etrafını zemzem olsa dahi; İsmail sütten utanmasın.
Simyacının ilmi cevhere kadar;
Es-Sabir, taşı OL'maya zorlar.
Sâbir, sadrı cebr ile harlar;
Bir adım daha atmam der de atarsa, müntehâ yakar.
Sâbire yoldaş ol ki Burak senden utanmasın.
Sanma ki Cebrail müntehâda korkudan durdu;
Mayası nûrdu, haddin bildi, sınırı orda kurdu.
Nûr, nâra pervane olmaz;
Aşkın olana Sedir dayanmaz.
Onda yananın dumanı olmaz.
Aşk ile yan ki Mâşûk senden utanmasın.
Dîvan kurulup suâl edenler gelir;
Sorarsa Münker ile Nekir:
"Resûl kim, nebî kimdir?"
De ki: "Gülün kokusu ondan gelir."
Ümmet bil her cânı, Ahmed senden utanmasın.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.