Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Bizi Bilen Rabbin Müjdesi Ve İmanın İspatı

Bismillâhirrahmânirrahîm.


Az önce inkâr edenleri ateşle uyaran Rabb'imiz, hemen ardından iman edenlere müjdeyi sunar:


“İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, ‘Bu daha önce bize verilen rızık!’ diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.” (Bakara, 25)


- İmanın İspatı: Salih Amel


Burada çok hayati bir ayrıntı var: Kuru bir iddiadan bahsedilmiyor. “İnandım” deyip kenara çekilmek yetmiyor. İmanın ispata, salih amele dönüşmesi gerekiyor.


Salih amel; imanın hayattaki şahididir.

Dürüstlüktür, adalettir, bir yaraya merhem olmaktır, muhtaca el uzatmaktır, kimsenin görmediği yerde Allah’ın rızasını gözetmektir. Çünkü iman sadece dilde söylenen bir söz değildir. Kalpte yerleşen iman, insanın davranışlarına yansır. İman kalpte başlar, salih amelle hayata dokunur.


“Altından Irmaklar Akan” O Ferahlık


Ayetin cennet tasviri, insan ruhuna hitap ediyor: Irmaklar, akıp giden suyun sesi, ferahlık, huzur...

İnsan ruhu bunlara muhtaç yaratılmıştır. Allah kuluna yabancı bir yer vaat etmez; fıtratının özlediği huzuru ve güzelliği sunar.


Ve o meyveler...


Cennettekilere her rızık verildiğinde: “Bu, daha önce bize verilen rızık!” derler. Fakat karşılarına gelen nimet, dünyadakinin aynısı değildir; ona benzer, fakat çok daha farklı ve kusursuzdur.  İşte burada Yaratıcı’nın kuluna gösterdiği o muazzam lütuf ve şefkat görülür.

Bizle beşeriz; beynimiz, hafızamız, kalbimiz ve dünyada tanıdığımız güzelliklerle kurduğumuz bağlar vardır. Allah, kuluna tamamen yabancı ve idrak edemeyeceği bir nimetler dünyası değil; bildiği nimetlerin çok daha güzel, temiz ve ebedî hâlini sunmaktadır. Dünyada tattığımız nimetler orada bozulmadan, tükenmeden ve kaybolmadan karşımıza çıkar. En doğrusunu Allah bilir.


Ruhun Sığınağı: Tertemiz Eşler


Ve ayet insanın en derin ihtiyaçlarından biriyle devam eder: “Onlar için orada tertemiz eşler de vardır.”

Hz. Âdem’den beri insan yalnız kalmak için değil, bir eşle sükûnet bulmak için yaratılmıştır. Dünyada insanın en büyük huzurlarından biri, ruhuna denk, niyeti ve kalbi temiz bir eşle hayatı paylaşabilmektir. Allah, cennette de kuluna tertemiz eşler vaat eder.


Buradaki güzellik yalnızca dış görünüşle ilgili değildir. Tertemizlik; kalbin, niyetin, ilişkinin ve hayatın her türlü kirden arınmasıdır. Dünyada zaman zaman sevgiyi yaralayan kırgınlıklar, kıskançlıklar, ayrılıklar ve kayıplar vardır. Cennette ise insanın özlediği o temiz ve huzurlu birliktelik ebedî hâle gelir. En doğrusunu Allah bilir.


Dünyada Ektiğimiz, Ahirette Karşımıza Çıkacak


Burada 24. ve 25. ayet arasındaki büyük dengeyi de görmemiz gerekir.


Bir tarafta, inkârın ve isyanın ateşi...

Diğer tarafta, imanın ve salih amelin müjdesi...

Bir tarafta insanın dünyada biriktirdiği karanlık...

Diğer tarafta dünyada ektiği iyiliklerin ebedî meyvesi....


Demek ki dünya boşuna yaşadığımız bir yer değildir. Burada ne biriktirdiğimiz, orada karşımıza çıkacaktır.


Peki Bu Ayet Bana Ne Söylüyor?


Dostlar,

Bu ayet bize sadece cenneti hayal ettirmiyor. Bizi bugünkü hayatımıza geri gönderiyor ve çok önemli bir soru sorduruyor:


1) Ben imanımı neyle ispat ediyorum?

2) Sadece “inandım” demekle mi yoksa imanım ahlakıma, ticaretime, aileme, insanlarla ilişkime ve yalnız kaldığım zamanki hâlime de yansıyor mu?


Bir insanın salih ameli, imanının hayattaki izidir. O hâlde bugün yaptığımız her iyiliği küçük görmeyelim.


Bir gönlü almak...

Bir mazlumun yanında durmak...

Birinin hakkını korumak...

Kimsenin bilmediği bir iyiliği Allah için yapmak...


Bunların hiçbiri kaybolmayacaktır. Çünkü Rabbimiz, dünyada yapılan hiçbir salih ameli karşılıksız bırakmayacağını bize bildiriyor.


Müjdeyi Hak Edecek Bir Hayat


Bakara 25. ayet, 24. ayetin ateşinden sonra bize umut kapısını açıyor. Kur’an yalnızca korkutarak terbiye etmiyor. Uyarıyor, sonra müjdeliyor. İnsanı ateşten sakındırırken cenneti de gösteriyor. Fakat cennetin müjdesinin hemen başında iki kelime özellikle dikkat çekiyor: “İman edip salih amel işleyenler...”


Demek ki mesele yalnızca cenneti istemek değil; cennete götürecek bir hayat yaşamaktır. Dünyada ektiğimiz tohumların ahirette meyve vereceğini bilerek yaşayalım.


Belki bugün kimsenin fark etmediği bir iyilik yapacağız. Belki bir hakkımızdan vazgeçeceğiz. Belki nefsimize ağır gelen bir yerde Allah’ın rızasını tercih edeceğiz. İşte bunların hiçbiri kaybolmayacak. Dünyada samimiyetle ekilen, ahirette ebediyetle karşılanacaktır.


Ya Rabb'im,

Bizi sadece diliyle iman edenlerden değil, imanını hayatına taşıyan kullarından eyle. İmanımızı salih amellerle güçlendir. Bize dürüst bir dil, temiz bir kalp, adaletli bir vicdan ve insanlara faydalı bir hayat nasip eyle.

Kimsenin görmediği yerde de Senin rızanı gözetebilmeyi nasip et. İmanımızı salih amelle ispat eden ve cennet müjdesine kavuşan kullarından eyle.


Âmin.

Allah’a emanet olun.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Bizi Bilen Rabbin Müjdesi Ve İmanın İspatı

mesut-tutunculer mesut-tutunculer