Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

Ankebût Sûresi Ve İmtihan Ahlakı

Bismillâhirrahmânirrahîm.


Bazen insanın imtihanı, neye inandığını söylemesinde değil; o inancın bedelini ödemesi gerektiğinde ortaya çıkar.


Ankebût Sûresi’nde Rabbimiz daha ilk ayetlerde sarsıcı bir soruyla kelamına başlıyor: "İnsanlar, ‘İman ettik’ demeleriyle bırakılacaklarını ve imtihan edilmeyeceklerini mi sandılar?” (Ankebût, 2)


Ne kadar kısa bir soru...


Ama insanın hayatına baktığımızda ne kadar büyük bir hakikati önümüze koyuyor.


“İman ettik demek...”


Her şeyin yolunda gittiği, konforun bozulmadığı zamanlarda “Ben de doğrudan yanayım.” demek kolaydır. Asıl mesele, hakikat işimize gelmediğinde ne yaptığımızdır.


  • Yalnız kaldığımızda...
  • Bir bedel ödememiz gerektiğinde...
  • Rüzgâr tersine döndüğünde...


İşte o zaman sözümüzle hayatımız arasındaki mesafe ortaya çıkar.


İman bir iddiadır; imtihan ise o iddianın sadakat testidir.


Sûre ilerledikçe Rabbimiz bu defa bize neyi dayanak edindiğimizi sorgulatıyor:


“Allah’tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en zayıfı ise örümcek evidir.” (Ankebût, 41)


Şimdi biraz durup düşünelim.


İnsan neden başka sığınaklar arar?


  • Kimi makamına güvenir, kimi parasına...
  • Kimi çevresine, kalabalıklara, gücüne...
  • Kimi de kendisini hakikatten uzaklaştıran anlayışlara tutunur.


Bunların hepsi dışarıdan güçlü görünebilir. Ama insanın hayatındaki ilk büyük sarsıntıda, aslında ne kadar kırılgan oldukları ortaya çıkabilir. Kur’an’ın örümcek ağı benzetmesi bize tam da bunu düşündürüyor.  


  • Allah’tan başka mutlak bir sığınak aradığımızda, güvenimizi neyin üzerine kuruyoruz? 
  • Zorluk gördüğümüzde hemen sarsılıyor muyuz? 
  • Doğrunun yanında durmak yalnız kalmayı gerektirdiğinde, kalabalıklara uymak için duruşumuzdan taviz veriyor muyuz?


Ya geleceğimizi neye bağlıyoruz?

  • İnsanlara mı?
  • Makam ve imkânlara mı?
  • Yoksa gerçekten Allah’a mı?

Çünkü imtihan, yalnızca başımıza gelen zorluk değildir, bazen imtihan, zor zamanda kime tutunduğumuzdur. Bazen insanın inancı, bollukta değil; darlıkta konuşur. Sabır, sözde değil; beklemek zorunda kaldığımızda ortaya çıkar. Sadakat, rahat zamanda değil; doğru olan bize zarar verecekmiş gibi göründüğünde anlaşılır.


Fakat Rabbimiz, imtihanın içinde bizi yalnız bırakmıyor. 

Sûrenin sonunda şu müjde geliyor: “Bizim uğrumuzda gayret gösterenlere elbette yollarımızı göstereceğiz. Şüphesiz Allah, iyilik edenlerle beraberdir.” (Ankebût, 69)


Ne güzel bir denge...

Gayret bizden, yol göstermek Allah’tan.


  • Bizden düşmemek için çabalamak, Allah’tan yolu göstermek.
  • Bizden sabretmek, Allah’tan yardım.


Demek ki imtihanın varlığı, terk edildiğimiz anlamına gelmiyor.


Bazen yolun zorlaşması, yolun yanlış olduğunu değil; bizim o yolda nasıl yürüyeceğimizin sınandığını gösteriyor.


Öyleyse mesele sadece:


“İman ediyor muyum?” değil.


Asıl soru belki de şu:


“İmanım, hayatım zorlaştığında beni ayakta tutuyor mu?”


Ya Rabbim,

Sadece dilde kalan bir iman iddiasından Sana sığınırız. İmanımızı hayatımıza taşıyabilmeyi, zor zamanlarda sözümüzün arkasında durabilmeyi nasip eyle. Bizi çürük ve sahte sığınaklara değil, yalnızca Sana güvenip dayanan kullarından eyle.

Zorluklar karşısında sabrımızı, yalnızlıklar karşısında sebatımızı artır. Bizim uğrunda gayret edenlerden olmamızı ve yollarını gösterdiğin kullarının arasına katılmamızı nasip eyle.


Âmin.


Allah’a emanet olun.


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Ankebût Sûresi Ve İmtihan Ahlakı

mesut-tutunculer mesut-tutunculer