Sol Cebine Sakla Beni
Sen, çocukluğumdan kalan en derin yara izisin;
kabuğunu soymaya kıyamadığım ama durmadan sızlayan,
diz kapaklarımın kuytusunda sakladığım,
sokağa her adım atışımda içten içe kanayan
Seni sevmek;
düşe kalka büyümekmiş meğer, anlasana...
Dağılıyor cam misketlerim saçlarının arasına,
ve usulca yuvarlanıyor kalbimin yokuşlarından
İlkokul fişlerinden kalma nahif bir heceleme bu:
Uzun cümleler kurmaya ne hacet?
İki harf bile yan yana gelse,
"Al, beni de kat kendi yanına"
Göğsünün sol cebine sakla beni
Tek vatanım, kalp çarpıntılarının arası;
iki vuruşluk zaman,
kısacık bir nefes molası.
Islak sokakların kokusu gibisin;
yağmur dinse de hep burnumda tüten.
Siyah önlüğümün cebinde unuttuğum masumiyet,
camdaki buğuda yavaşça ıslanan silüetin.
Şimdi kapat gözlerini
ve sadece dinle;
çocukluk yaram,
bir türlü kabuk bağlamayanım
Gazoz kapaklarından taçlar yapardım sana,
şimdi göğün yıldızlarını toplasam nafile
Senin karanlığın öylesine aydınlık ki içimde;
güneş, sırf bu utançtan
her akşam gözlerimde batıyor işte
Hiçbir yara bandı kâr etmiyor artık bu sızıya
Çünkü ben seni,
iki kelimenin arasına sıkışmış
bir sonsuzlukla sevdim
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.