Çehreperdaz
ÇEHREPERDAZ
Kınından çıkmış eylül nişaneleri, safran renkli yaprakların nazına bir kavis çiziyor. Bilgi yoksunu her kayıtsızlık lale bahçelerini tarumar ediyor. Dil yuvarlanamayınca keskinleşmeye yer arıyor. Yönünü aya dönmüş iki çehre, işitemedikleri saza iki mızrap, Bahr-ı Kulzüm gibi Asya ile Afrika kıtalarının arasında. Nağmeleri duyamasalar da ruhları sarmaş dolaş kadın ve adamın birbirinden uzakta olduklarını kim söyleyebilir.
Özlemin altın uçlu kalemi güçlü ve belirgin kare çeneleri çizip, yasemin kokulu gamze çukurlarına ulaştığında, rengin koyuluğu artar ve sayısız bakışın düşebileceği derinlik ortaya çıkar. Sevdanın gölgesinden bile al al kızaran yanakların kirpik uçlarında yeniden siyah renge dönmesi duyguları da yoğunlaştırır.
İki kutup yıldızı birbirini gösterdiğinde, kuzey artık neresidir. Tanıdıklık alın çizgilerine ve saç diplerine kadar nüfuz ettiğinde yabancılık nereye saklanır. Her an yeniden yaratılmanın ritmine kapılmış iki çehre zamanı yavaşlatır. Peş peşe birbirinin halini zihindeki dev fotoğraf albümüne kaydeder.
Salınarak yürüdüğünde kadın ve bıyıklarını onun kokusuna kapılarak buran adam, eylül akşamlarında serin rüzgarın ürpertisinde son kez sarılarak uzaklaşırlar. Sarhoşluğun zihinde değil tamamen ruhlarda yaşandığına delil, karanlığa karışan iki heyecanlı portre.
Eylül masalları, dilden dile dolaşmak için şanslı kahramanlarını arıyor. Eylülce konuşabilen ve eylül hüznüyle sevebilen, şiir gibi bakabilen herkes bu davete iştirak edebilir.
TülayMaviYıldırım
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.