Ömer Halis Demire Otuz Kuş Nazire
Ömer Halis Demir’e
Otuz Kuş-Nazire-
Baba, o geceyi bir de benden dinle,
Tebessümle, her zamanki gibi dinle.
Rüyamda gül kokusu yayıldı etrafa,
Damın üstünde 30 gül birden açtı.
Hepsi kıpkırmızı, hepsi dimdik duruyordu,
Her yaprağında bir namus, her dikeninde bir yemin vardı.
Bir ses duydum, “Hayırdır” dedim,
“Hayırdır” dediler, “Vatan çağırıyor.”
Zekai Paşa’nın emri düştü kulağıma:
“Namus senin namusun, gerekirse git.”
Baş üstüne dedim, silahımı kuşandım,
Bahçeye çıktım, karanlığın ortasına.
Hain geldi, yanında çakallar vardı,
Ben aslandım, tek başıma durdum.
“Komutanım” dedim, döndü bana,
Üç el ateş ettim, planı bozdum.
Sonra yağmur gibi geldi ateş,
Göğsüme, sırtıma, her yanına…
Ama 30 açan gül gördüm yine,
Evin damında, kanat yerine yapraklarla.
Yere düştüm, gözlerim açık kaldı,
Melekler indi, kucağına aldı beni.
“Hadi uç” dediler, “Bizden hızlı uçabilirsin,”
30 gül açtı damda, seni de kucakladı.
Baba, gözlerin yine kıpkırmızı,
Ağlama…
Ben babanın en hüzünlü yanı değilim artık,
Ben babanın aslan kahramanıyım.
Çukur Kuyu’nun toprağına düştüm ama
Göğe yükseldim, meleklerin kucağında.
Her 15 Temmuz’da o güller yeniden açar,
Evin damında, senin yüreğinde…
Baba, o gece vatan diye çarptı yüreğim,
Her damla kanım toprağa “Senin için” dedi.
Ellerim titremedi, gözlerim yaşarmadı,
Çünkü aşkım vatan içindi, başka bir şey değil.
30 açan gül damda açarken,
Ben meleklerin kucağında fısıldadım:
“Anam, babam, çocuklarım…
Hepsini size emanet,
Ama vatanı kimseye vermem.”
Hatırladım Niğde’nin bozkırını,
Çukur Kuyu’nun rüzgârını,
Evimizin damını,
Senin ellerini…
Ama hepsinden üstün tuttum
Bu toprağın namusunu.
Hainlerin kurşunu yağarken,
İçimden bir ses yükseldi:
“Ömer, bu vatan senin annen,
Bu vatan senin baban,
Bu vatan senin evladın…
Onun için ölmek,
Yaşamaktan daha güzel.”
Ve öldüm baba…
Ama ölürken gülümsedim.
Çünkü biliyordum:
Kanım bu toprağa karışınca
Daha bereketli olacak,
Daha yeşil olacak,
Daha özgür olacak.
Şimdi her sabah
30 açan gül yeniden açıyor damda,
Her biri bir vatan sevdası,
Her biri bir “Baş üstüne” cevabı.
Baba, ağlama…
Ben gittim ama vatan kaldı.
Ben düştüm ama bayrak dimdik.
Ben meleklerin kucağındayım,
Sen de yüreğinde taşı beni…
Vatan aşkıyla yandım,
Vatan aşkıyla söndüm,
Ama o ateş hiç sönmedi.
Hâlâ yanıyor…
Hâlâ yanıyor…
Baba, o ateş şimdi senin yüreğinde,
Çocuklarının gözünde,
Niğde’nin rüzgârında,
Çukur Kuyu’nun toprağında yanıyor.
Her sabah 30 açan gül
Evin damında yeniden uyanıyor,
Her yaprağı bir “vatan” diye fısıldıyor,
Her dikeni hainlere karşı dimdik duruyor.
Ben meleklerin kucağındayım ama
Hâlâ nöbetteyim baba…
Geceleri özel kuvvetlerin bahçesinde
Gölge gibi dolaşıyorum,
Kimse görmese de
Namusu koruyorum.
Sen ağladıkça
Benim gözyaşım yağmur oluyor,
Sen gururlandıkça
Benim ruhum daha yükseğe çıkıyor.
Çünkü biliyorum:
Bir vatan evladı ölünce
Asıl o zaman doğuyor.
Baba, elini tutmak isterdim,
Alnından öpmek isterdim,
“Ben geldim” demek isterdim…
Ama vatan çağırdı,
Ben de gittim.
Şimdi her 15 Temmuz’da
O güller kan kırmızısı açıyor,
Her biri bir emir,
Her biri bir yemin,
Her biri bir “Baş üstüne paşam”.
Sen yaşa baba…
Sen anlat…
Sen unutturma…
Ben meleklerin kucağındayım,
Ama kalbim hâlâ
Bu toprağın,
Bu bayrağın,
Bu milletin içinde atıyor.
Vatan sağ olsun…
Vatan var olsun…
Ben de varım.
Bil ki baba, ben ölmedim…
Rabbin sofrasında oturuyorum şimdi,
Gül kokulu Peygamber’le yan yana.
O gül kokusu, damdaki 30 açan gülden geliyor,
Her biri cennetten bir selam.
Sofrada ekmek var, su var,
Ama en tatlısı vatan hasreti…
Peygamber efendimiz gülümsüyor,
“Hoş geldin yiğidim” diyor,
“Sen o gece namusu korudun,
Biz de seni kucakladık.” Baba, korkma…
Ben buradayım,
Ama kalbim hâlâ sende,
Hâlâ Niğde’de,
Hâlâ o kışlanın bahçesinde nöbette.
Her sabah 30 gül açıyor damda,
Her akşam melekler kanat çırpıyor.
Rabbin sofrasında otururken
Yine vatanı soruyorum:
“Bayrağımız dimdik mi?
Millet birlik içinde mi?
Çocuklar vatan sevgisiyle mi büyüyor?”
Peygamber gülümsüyor,
“Evet” diyor,
“Senin kanın bereket oldu.” Baba, sen de bil…
Ben ölmedim,
Sadece yer değiştirdim.
Sen ağladıkça ben dua ediyorum,
Sen gururlandıkça ben şükrediyorum.
Çünkü bir vatan evladı
Rab’ın sofrasına oturunca
Asıl o zaman ebedî yaşar.
Gül kokusuyla dolu bu sofra,
Peygamber’in nuruyla aydınlık…
Ben buradayım baba,
Sen de orada kal,
Anlat beni,
Unutturma…
Vatan için yanan yürekler
Hiç sönmez.
Mehmet Aluç
Otuz Kuş - Dursun Ali Erzincanlı Üstadın Şiirine Naziredir.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.