Yine Bir Veda Zamanı
Zaman, veda zamanıydı…
Dalından kopan bir yaprağın
havası toprağa varana kadar,
kendinden geçmiş bir halde çizdiği
o kavisli hüzündü.
…
Sonbahar; göğün sessizce alçalması,
güneşin gövdesini yavaşça geri çekip
gölgeyi kendi yalnızlığıyla
baş başa bıraktığı elemli bir gündü…
…
Bakma öyle taç yaprakların döküldüğüne;
her veda,
aslında kendinden vazgeçiş değil,
kendi köklerine yazılmış
v-edalı bir mektuptu…
…
Toprak, en çok sonbaharda
anlardı gökyüzünün kahrını,
çünkü en derin sırlar,
en sessiz yağmurlarla inerdi bağrına...
…
İnsan da bir ağaç gibidir içten içe;
ömür dediğin,
baharın o aldatıcı coşkusundan
bitmeyecek sanılan yazın hazzından
sonbaharın olgun ve bilgeliğine yürümekti
Bir yaprak misali...
…
Yaşanan her ne varsa bu alemde
Bilseydi insan ne lezzetler vardı elemde…
Senin değil yaşamadıkların
ve kaderin olur
Ağzından dökülen her kelamda…
…
Bırak, rüzgâr her ne alıp götürecekse götürsün
hoş bir seda dışında her ne varsa süpürsün
O kadar günah, o kadar vebal ile
Uzun yola gitmek zor…
Dünyadan her ne aldınsa geride bırak
Yüksüz isen artık, özgürsün…
…
G.Antep - 180926
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.