Vecibe İ Sadakat Ve Ubudiyet Vacip Olan Sadakat Ve Kulluk
VECİBE-İ SADAKAT VE UBUDİYET ( VACİP OLAN SADAKAT VE KULLUK )
Evet, 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisinin dualarla açıldığına dair fotoğraf diye servis edilen ve bugün Sinan Meydan’ın da ‘’I.TBMM’nin açılışında Mustafa Kemal ( Atatürk ) dua ediyor ( 23 Nisan 1920 )’’ Diye yayınladığı fotoğrafın 23 Nisan’da TBMM’nin dualarla açılışıyla ilgisi yok çünkü daha önce de dediğim gibi 23 Nisan 1920’de Rauf Orbay Malta’da İngilizlerin esiridir, dolayısıyla Ankara’da Mustafa Kemal’le birlikte dua etmesi mümkün değildir.
İşin trajikomik tarafı da bunu benim gibi hiç bir kitabı olmayan, Türkiye’de en fazla 100 kişi tarafından tanınan emekli bir tarih öğretmeni biliyor ama 35’den fazla kitabı olan kitapları yok satan bir tarihçi(!) bilmiyor.(!)
Neyse.. Fotoğrafın aslı ne?
Fotoğrafın aslı 28 Mayıs 1922’deki Ramazan Bayramında Abdullah Azmi Efendinin [ Son Şer’iye ve Evkaf Vekillerinden ] bayram dolayısıyla yaptığı dua oluşudur. Ama aşağı yukarı her platformda ‘’ 23 Nisan 1920’de TBMM işte böyle dualar okunarak açıldı.’’ Diye servis edilir ve 23 Nisan 1920’de Malta’da tutuklu olan Rauf Orbay, Mustafa Kemal Paşa’nın yanına ışınlanır; Abdullah Azmi Efendi de olur Rıfat Börekçi.
Peki TBMM’nin dualarla, kurbanlar kesilerek açıldığına dair bir fotoğraf var mı?
Vallahi ben bulamadım. Bulan olursa seve seve paylaşırım. Ama Sinan Meydan bile yukarıdaki fotoğrafı paylaşıyorsa sanırım yok.
Çok da önemli değil. Bugün sanki kurbanlar kesilerek, dualar okunarak mı açılıyor?
Neyse…
23 Nisan 1920’de TBMM açıldı ( Aslında Büyük Millet Meclisi açıldı. Türkiye kelimesi henüz yoktu malum )
24 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Paşa TBMM Başkanı seçildi.
Ve 25 Nisan…
25 Nisan 1920’de TBMM’de ‘’ Büyük Millet Meclisinin Memlekete Beyannamesi ‘’ Başlığı altında bir beyanname yayınlandı.
O beyannamede şöyle deniliyordu:
Büyük Millet Meclisinin Memleketine Beyannamesi
Anadolu'nun her köşesinden gelen vekillerinizin teşkil ettiği Büyük Millet Meclisi; olanı biteni dinleyip anladıktan sonra millete hakikati söylemeğe lüzum gördü. İngilizler tarafından satın alınan ve milleti bir¬birine düşürmek maksadını güden bazı hainler sizi aldatmak için türlü türlü yalanlar söylüyorlar. İzmir vilâyetinin, Antalya'nın, Adana'nın, Ayıntab, Maraş ve Urfa havalisinin düşmanlar tarafından işgali üzerine silâhına sarılan milletdaş ve dindaşlarınızı yine size mahv ettirmek için ve padişah ve halifeye isyan sözünü ortaya atıyorlar. Millet Meclisi halife ve padişahımızı düşman tazyikinden kurtarmak, Anadolu'nun parça parça şunun bunun elinde kalmasına mani olmak, Pâyitahtımızı yine anavatana bağlamak için çalışıyor.
BİZ VEKİLLERİNİZ CENAB-I HAKK VE RESUL-İ EKREMİN NAMINA YEMİN EDERİZ Kİ PADİŞAHA, HALİFEYE İSYAN SÖZÜ BİR YALANDAN İBARETTİR.
25 Nisan 1336 (1920)
Büyük Millet Meclisinin Emriyle
Reis Mustafa Kemal
Bu beyanname daha sonra çeşitli tarihlerde Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlandı.
Başka?
27 Nisan 1920 Tarihi de Büyük Millet Meclisi açısından oldukça önemli bir tarihti çünkü:
O gün meclisin ikinci celsesinde bakın ne oldu?
İKÎNCÎ GELSE
Açılma saati: Z. S. 5,00
REÎS — Reis-i sani Celâleddin Arif Beyefendi
KÂTİPLER : Haydar B. (Kütahya), Muhiddin Baha B. (Bursa)
REÎS — Efendim, ekseriyetimiz hâsıl oldu. Celseyi küşad ediyorum.( Açıyorum )
3. — Meclis namına hâkipayi şahaneye çekilen telgraf [ Meclis adına padişahın ayağının tozuna çekilen telgraf ]
REİS — Müsaadenizle dördüncü madde kıraat edilmeden evvel Meclisi Âlinizin bir kararı var idi. Hak-i paye-i şahaneye arz edilmek üzere bir ariza takdimi emredilmişti. Divanı Riyaset yazdı. Müsaadenizle Hamdullah Subhi Bey tarafından okunacak.
MUSTAFA KEMAL Pş. (Ankara) — Meclisi Âli bu telgrafnamenin yazılıp Hâkipaye-i Hümayuna arzı için Divanı Riyasete( Başkanlık divanına ) salâhiyet( yetki ) vermişti. Mezkûr( bahsini ettiğimiz ) telgraf yazıldı. Meclis-i Âlice malûmat husulü zımnında okunacaktı.
Padişah, Mustafa Kemal’in katli vacip diyor (!) Mustafa Kemal, Padişahın ayağının tozuna telgraf gönderiyor? İlginç değil mi?
Sonra sözü Hamdullah Suphi Bey alıyor ve sık sık alkışlarla kesilen şu konuşmasını yapıyor ( Konuşma çok uzun olduğu için bazı kısımları kırptım ama arzu eden tamamını şu linkten okuyabilir: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d01/c001/tbmm01001006.pdf
HAMDULLAH SUPHİ B. (Antalya) - Hâlife ve Hakanı Akdesimiz ( Kutsalımız, mukaddesimiz ) Efendimiz: İstanbul'un işgali ve bunu takib eden fecayi üzerine vaziyeti tetkik ve hukuk-u saltanatı seniyyelerini ( Padişahın yüce haklarını ) ve istiklâl-i millîmizi ( Milli bağımsızlığımızı ) müdafaa ve temin etmek maksadiyle bu defa Ankara'da Büyük Millet Meclisi halinde içtima ettik.(toplandık )
Anadolu'nun düşman istilâsı altında olmayan her köşesinden gelen ve millet tarafından salâhiyet-i fevkalâde( olağanüstü yetki) ile techiz edilen(donatılan ) mebuslar müttefikan( birlikte ) ittihaz ettikleri(kabul ettikleri) bir karar ile süddei seniyelerine( padişahın eşiğine ) bâzı hakayıkı( kakikayleri- gerçekleri ) arz etmeyi kendilerine BİR VECİBE-İ SADAKAT ( sadakat vecibesi ) ve UBUDİYET ( kulluk ) bildiler.
Padişaha Kulluk mu? Aman Allah’ım ! Hamdullah Suphi, Mustafa Kemal’in de alkışladığı neler söylemiş öyle?
Devam ediyor Hamdullah Suphi:
……………Şevketpenah Efendimiz! Millî müdafaamızı mübarek makam-ı hümayunlarına karşı bir isyan suretinde göstermek ve halkı iğfal etmek için mütemadiyen çalışan hainler var. Onlar milleti birbirine kırdırmak ve düşman fütuhatına yolu açık bırakmak istiyorlar. Halbuki vuran da vurulan da hepsi sizindir. Hepsi ayni derecede sadık evlâdınızdır.
…………Cenab-ı Hak, atalarımızın yurdunu koruyan, halife ve hakanının şeref ve istiklâli için uğraşan evlâdınızla beraberdir.
……………. Padişahımız ! Kalbimiz hissi sadakat( sadakat hisleri ) ve ubudiyetle( kullukla ) dolu, tahtınızın etrafında her zamandan ziyade daha sıkı bir rabıta ile toplanmış bulunuyoruz. İçtimainin ilk sözü halife ve padişahına sadakat olan Büyük Millet Meclisi, son sözünün yine bundan ibaret olacağını süddei seniyelerine en büyük tazim( saygı ve yüceltme ) ve huşu ile arz eder. (Alkışlar). 27 Nisan 1336
Bugün birine ‘’ Sen o hain dediğin Padişaha kul ol.’’ Desem en iyi ihtimalle sadece küfreder ana avrat; kötü ihtimali düşünmek bile istemem…Ama 27 Nisan 1920’de milletin temsilcilerinin hepsi ‘’ Biz senin kullarınız.’’ Demiş padişaha.
*****
Aynı gün yani 27 Nisan 1920’de Fevzi ( Çakmak ) Paşa da Ankara’ya gelir, garda bir grup mebus tarafından karşılanır ve hemen akabinde Meclise getirilir; sonra da ayağının tozunu bile silmeden bir konuşma da Fevzi Paşa yapar.
Bakalım o ne der?
Gelecek bölümde.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.