Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Edebiyat Evi Dedelerinin Sivas Macerası 15

Traktör gece karanlığında ağır ağır ilerliyordu.Yağmur yeniden başlamıştı.Farların önünde yalnızca birkaç metrelik yol görünüyordu. Sağ tarafta tepeler, sol tarafta derin bir vadi uzanıyordu.Traktörün motor sesi dışında kimse konuşmuyordu.Şampiyon Baki önde oturmuş, sürekli yolu kontrol ediyordu.

Nuri Hoca yanında, tamirci ustanın tariflerini dinliyordu.Arkada ise Sami Hoca, Mehmet Fikret, Türkmenoğlu ve İpçi Erdoğan birbirlerine sokulmuş vaziyette oturuyorlardı.

Bir ara Mehmet Fikret:

— Baki...

— Efendim?

— Bizim hayatımız neden böyle oldu?

Baki:

— Nasıl?

— Sabah kahvaltı yaptık. Kangal'a gidelim dedik. Şimdi gece yarısı traktörle selin ortasında araba kurtarmaya gidiyoruz.

Erdoğan hemen atıldı:

— Bence macera güzel.Ne sızlanıp duruyorsunuz yav? Hayatı yaşamaya bakın.

Mehmet Fikret:

— Sen sus.

— Niye susacak mışım ki?

— Sen "güzel" dediğin anda başımıza bir musibet geliyor.

Türkmenoğlu güldü.

— Doğru söylüyor Fikret üstad.

Tam o sırada traktör sertçe sarsıldı.Herkes bir anda havaya kalkıp tekrar oturdu.

Şampiyon Baki:

— Ne oldu, ne oluyor yav?

Tamirci:

— Taşa vurduk arabanın altını galiba.

Mehmet Fikret:

— Taş mı dedin usta?

— Evet.

— Bizim arabayı da Divriği yolunda böyle taşlar bozdu zaten.

Nuri Hoca:

— Allah korusun, traktörü de bozmayalım.

Erdoğan:

— Bozulursa yürürüz canım ne var bunda? Siz de her şeyi dert ediniyorsunuz.

Herkes aynı anda ona döndü.

Erdoğan:

— Ne var?Ne öyle beni yiyecek gibi ters ters bakıyorsunuz. Yeni mi görüyorsunuz bunca yıllık Erdoğan'ı?

Mehmet Fikret:

— Seninle konuşmak bile yorucu.

Yaklaşık yirmi dakika sonra tamirci eliyle ileriyi gösterdi.

— İşte burada!

Traktör yavaşladı.Herkes ayağa kalkıp ön tarafa baktı.Farların ışığında suyun içinden geçen yol görünüyordu.Ama ortada araba yoktu.

Baki:

— Araba nerede yav, ben göremedim gören var mı?

Tamirci:

— Şurada olması lazım.

Nuri Hoca:

— "Olması lazım" ne demek?

Tamirci:

— Biraz önce buradaydı.

Mehmet Fikret:

— Nasıl yani?

Adam eliyle ileriyi gösterdi.

— Su yükselmiş.Demek ki sürüklemiş başka yere götürmüş arabayı.

Herkes dikkatlice baktı.Gerçekten de yolun bir bölümü tamamen su altında kalmıştı.Ve suyun içerisinde, ileride küçük bir karaltı görünüyordu.

Baki:

— O bizim araba mı acaba ?

Tamirci:

— Sanırım.

İpçi Erdoğan:

— Gidelim yakından bakalım.

Nuri Hoca:

— Dur.

— Niye?

— Su çok derin.Traktörü de batırıp bir de onu çıkarmayla uğraşmayalım.

Tamirci:

— Traktör geçer.Sen hiç merak etme.

Baki:

— Peki araba?

— Arabayı suyun içinden çıkaracağız.

Mehmet Fikret:

— Benim bu işe hiç aklım yatmadı. Nasıl çıkaracağız bu suyun içinden?

Sami Hoca:

— Benim de.Haydi hayırlısı bakalım.

Tam o sırada uzaktan bir ses duyuldu.

__İmdatttttt

Herkes sustu.Bir daha aynı ses...

__İmdattttttt

Nuri Hoca ayağa fırladı.

— O da ne yav?Nerden geliyor bu imdat sesi?

Tamirci:

— Birileri var galiba!

Baki:

— Nereden geliyor ses acaba?

Ses, yolun ilerisinden geliyordu.Traktörün farlarını o tarafa çevirdiler.Ve o anda hepsi dondu kaldılar.Yolun ortasında başka bir araç vardı.Araç yarıya kadar suya gömülmüştü.İçeride iki kişi mahsur kalmıştı.

Baki:

— Hemen gidelim kurtaralım şu garibanları.

Tamirci:

— Hayır bekleyin!

— Neden? Görmüyor musun adamlar yardım istiyorlar.

— Su yükseliyor.

Nuri Hoca:

— İnsanlar arabanın içerisinde,sular yükselince boğulup ölürler.

Tamirci:

— Biliyorum. Ama dikkatli olmamız lazım.

Traktör yavaşça suya girdi.Su önce tekerleklerin yarısına geldi.Sonra göbeğine kadar yükseldi.

Mehmet Fikret:

— Bu traktör de batarsa ne yapacağız?

Erdoğan:

— Yüzeriz.

Sami Hoca:

— Sen yüzme biliyor musun?

Erdoğan:

— Hayır.

— Eeee! O zaman?

— Bilmiyorum.Ama böyle boş boş duracak değiliz herhalde?Bir şeyler yapmam lazım Fikret.

Mehmet Fikret:

— Harika.


Traktör araca yaklaştı.İçeride bir adam ve bir kadın vardı.Adam camı açmaya çalışıyordu ama kapı sıkışmıştı.

Nuri Hoca bağırdı:

— Korkmayın! Yardıma geldik. Sizi kurtaracağız.

Adam:

— Çocuğum arabada!

Baki:

— Çocuk nerede?

Adam arka tarafı gösterdi.Arka koltukta küçük bir çocuk korkudan ağlıyordu.

Nuri Hoca:

— Baki ağabey!

— Buradayım.

— Çocuğu çıkaracağız inşaallah.

Baki hiç düşünmeden traktörden indi.Su beline kadar geliyordu.

Mehmet Fikret:

— Baki, dikkat et!

Baki:

— Siz geride kalın!

Nuri Hoca da peşinden suya girdi.İki bacanak arabanın yanına ulaştı.Kapıyı açmaya çalıştılar.Açılmadı.

Baki:

— Kapı çamurluğa Sıkışmış!

Tamirci:

— Diğer taraftan deneyin!

Nuri Hoca aracın diğer tarafına geçti.Kapıyı çekti.Bu kez kapı açıldı.Çocuk korkuyla ağlıyordu.

Nuri Hoca:

— Korkma evladım. Seni çıkaracağız.

Çocuğu kucağına aldı.Tam geri döneceği sırada su birden yükseldi.

Şırraak!

Baki:

— Eyvah Nuri Hocaaaaa!

Nuri Hoca ayağını kaydırdı.Bir an sendeledi.Çocuk kucağındaydı.Tam suya düşüyordu ki Baki hemen kolundan tuttu.

— Hocam!

— Tut beni!

Baki bütün gücüyle Nuri Hoca'yı çekti.İkisi de birkaç saniye suyun içinde sendeledi.Sonunda traktöre ulaştılar.

Mehmet Fikret çocuğu görünce:

— Çok şükür!

Çocuk annesine sarıldı.Kadının gözlerinden yaşlar akıyordu.

— Allah sizden razı olsun.

Nuri Hoca nefes nefese:

— Önemli değil.Biz vazifemizi yaptık. Kim olsa aynısını yapardı.

Baki:

— Şimdi sizi güvenli bir  yere çıkaralım.

Devam Edecek:::

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 4
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Edebiyat Evi Dedelerinin Sivas Macerası 15

Nuri Baş Nuri Baş