Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Edebiyat Evi Dedelerinin Sivas Macerası 16

Tam herkes rahatlamıştı ki tamirci bağırdı:

— Herkes traktöreeee!

Baki:

— Yine ne oldu yav? Bize hiç mi rahatlık yok şu dünyada?

Tamirci:

— Su geliyor!

Herkes geriye baktı.Yukarı taraftaki dere taşmış, büyük bir su kütlesi hızla aşağı doğru geliyordu.

Nuri Hoca

— Bindirin herkesi! Çabuk!... Çabuk!..Çabuk!..

Herkes traktöre çıkmaya başladı.Önce çocuk.Sonra annesi.Sonra babası.Sami Hoca ve Mehmet Fikret. Türkmenoğlu.İpçi Erdoğan. Nuri Hoca. Baki. Tamirci. Herkes traktöre doluştu.Ama traktör hareket etmiyordu.

Baki:

— Ne oldu?

Tamirci:

— Tekerlek çamura gömüldü!

Mehmet Fikret:

— Şimdi ne yapacağız?

Erdoğan:

— İteriz.

Sami Hoca:

— Dokuz kişi traktörü mü iteceğiz?

Erdoğan:

— Deneyebiliriz.Başka çare biliyorsan söyle Sami Hoca.Bu işler Nuri Hoca'nın sırtında gitmeye benzemez. İş başa düştü. Haydi bakalım o nazik ayaklarınız bir suya değsin.
Hem kimbilir belki de şu dağdan gelen çamurlu sular ayaklarınızın ağrısına iyi gelir.Sami Hoca cevap verecekti ki Nuri Hoca'nın telaşı O'nu bastırdı.

Nuri Hoca:

— Herkes aşağı! Çabuk olun... Çabuk olunnnn....

Mehmet Fikret:

— Ben aşağı inmem!

Baki:

— Fikret yapma şunu! Bak Sami Hoca bile indi.

— Ayağım ağrıyor!

— Şimdi ayağını unut!

Mehmet Fikret:

— Zaten unutmak istiyorum! Ama bir türlü unutamıyorum ki.

Herkes suyun içine indi.Traktörün arkasına geçtiler.Tamirci bağırdı:

— Hazır!

Baki:

— Bir!

— İki!

— Üç!

İttiler!Traktör hareket etmedi.Su biraz daha yükseldi.

Tamirci:

— Bir daha! İttiler!

Tekerlek hafifçe döndü.

Erdoğan:

— Çıktı!

Baki:

—Henüz tam çıkmadı!

Herkes bir kez daha bütün gücüyle asıldı.Traktör bir anda ileri fırladı.Herkes çamurun içine yuvarlandı.Herkesin üstü başı tepeden tırnağa çamurlu sulara belendi.

Mehmet Fikret:

— Ahhhh! Ah anam beni bu günler için mi doğurdun? Ne çileli başım varmış.Çekesin Nuri Hoca çok çekesin! Hep bunlar senin yüzünden.

Sami Hoca:

— İyi misin? Nesöylenip duruyorsun yav?

— İyiyim! İyiyim!... Ne kadar iyi olunursa artık!

Baki:

— Binin!

Herkes yeniden traktöre tırmandı.Traktör bu kez hızla ilerledi.Arkalarından gelen su yolu tamamen kapattı.Bir dakika daha geç kalsalar...Traktör de suyun içinde kalacaktı.

Güvenli bir yere çıktıklarında herkes nefes nefeseydi.Baki hemen arkasına baktı.

— Şu karşıda görünen bizim araba mı!

Herkes geriye baktı.Arabanın bulunduğu yer artık tamamen su altındaydı.

Mehmet Fikret:

— Araba gitti mi şimdi?

Tamirci:

— Hayır. Orada.Artık oradan başka yere sürüklenmez daha.

Baki:

— Ama su yükseliyor.Nasıl çıkaracağız bunu?

Tamirci:

— Artık traktörle çıkmaz.Sabah kepçe getirip çıkarırız.

İpçi Erdoğan:

— Peki bizim eşyalar ne olacak?

Nuri Hoca:

— Arabanın içinde kaldılar..

Erdoğan:

— Benim yemek poşeti de.

Mehmet Fikret:

— Sen hâlâ yemek mi düşünüyorsun?

Erdoğan:

— Poşette sucuk vardı. Sanki sen suçuk sevmiyorsun? Sıkı sıkı bana da suçuk al diyen sen değil miydin?.Bir an herkes sustu.

Mehmet Fikret:

— Üzüldüm.Sivas'ın o meşhur Sarıönder suçukları gitti arkadaş. Daha bir lokma yemek nasip olmadı.

Erdoğan:

— Ben daha çok üzüldüm.

Gece boyunca benzin istasyonunda kaldılar.Mahsur kalan aile de onlarla birlikteydi.Sabah olduğunda yağmur durmuştu.Gökyüzü açılmıştı.Herkes dışarı çıktı.

Nuri Hoca:

— Çok şükür yağmur kesildi.

Baki:

— Dün gece ucuz kurtulduk.

Sami Hoca:

— Gerçekten.

Mehmet Fikret:

— Ben bir daha yağmurda geziye çıkmam arkadaşlar.Başımıza gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi.Hep bunlar aha bu Nuri Hoca'nın yüzünden. Sağ salim bir siteye varayım en ağır hicivlerle seni hicvetmezsem bana da Mehmet Fikret demesinler.

Erdoğan:

— Ben çıkarım

--Sen istediğin yere çık, serbestsin!

Tam o sırada uzaktan bir araç geldi.İçinden iki kişi indi.

— Selamün aleyküm.Selde mahsur kalan araç kimin?

Baki:

— Ve aleykümselam gardaş.Bizim araç kaldı.

Adam:

— Kepçeyle geldik.Bizi yol-yardım ekibinden gönderdiler. Selde mahsur kalan araçları kurtarıyoruz. Haydin gidelim öyleyse.

Herkes sevinçle birbirine baktı.Kepçe suya girdi.Bir halat bağlandı.Çekmeye başladı.Araba önce hareket etmedi.Sonra çamurdan ayrıldı.Biraz daha...Biraz daha...Ve nihayet araba sudan çıktı.Ama araç artık tanınmayacak haldeydi. Çamur içindeydi.

Farın biri kırılmış tampon yamulmuştu.Ama motor hâlâ çalışıyordu.Baki anahtarı çevirdi.Önce "Gırrr"diye bir ses geldi. Bir daha çevirdi. Tekrar aynı ses.Ve sonra motor çalıştı.Herkes sevinçle bağırdı.

Mehmet Fikret:

— Yaşasın bu sefer naz etmedi!

Erdoğan:

— Ben demiştim çalışır diye!

Sami Hoca:

— Sen ne zaman dedin?

— İçimden dedim.

Ortalık kahkahaya gitti. Bu sıkıntıda bile dedeler gülmesini biliyorlardı.Erdoğan'ın her sözü dedelere ilaç gibi geliyor bir anda onların sıkıntısını, sitresini unutturuyordu.

Devam Edecek...

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Edebiyat Evi Dedelerinin Sivas Macerası 16

Nuri Baş Nuri Baş