Sokak Lambası
Sokak lambasının turuncu ışığı sızarken çatlaklardan odama,
Yine de deniyordu aynı zamanda geceyi aydınlatmayı.
O da biliyordu bunu yapamayacağını,
Karşısındaki ağacın yaprakları rüzgârla dans ederken...
O da biliyordu her zaman kırgın ve suskun kalacağını,
Bu soğuk rüzgârlarda kayıplara karışacağını.
Çıkardığı tek ses, ampulün çıkardığı vızıltıydı
Belki de biz yanlış anladık ampulün çığlıklarını.
Bu soğuk rüzgârlarda tutunacak bir dalı olmadığını
Çıkan fırtınalarda ya da depremlerde anlayamadık düştüğünde;
Varlığı önemsiz, yokluğu ise zifiri karanlıktı oysa sokak lambasının.
Fark edebildiniz mi peki sıcağa hasret olan sokak lambasını?
Hissedebildiniz mi yağmurda sakladığı gözyaşlarını?
Bir yaz gecesi soğuktan titreyen ışığının altında
Görebildiniz mi sokağın unutulmuş yerindeki sokak lambasını?
Balkon kapısının altından sızan soğuk hava üşütürken parmaklarımı,
Ben her zaman seyrettim yalnız sokak lambasını.
Yalnız bir kalabalığa terk edilmişiz ikimiz de,
Her zaman geç kalmışız içimizdeki mevsimlere.
Bulutlu günde şemsiye açmışız, soğukta menekşe...
Ne benim gücüm yeter devamını anlatmaya
Ne de ampulün ömrü yeter bu geceyi aydınlatmaya.
Yalnızca geç kalmış birer mevsimiz artık.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.