Elleri Nasır Ruhu Yarım
Bakacaksan oraya bak be usta;
İşçinin avuçlarındaki o derin yarıklara,
Güneşten önce ayılan ananın yorgun omuzlarına.
Gerçek orada saklı, orada akar hayatın teri,
Zengin sofraların değil, emeğin en kuytu yeri.
Babalar var; başı önde, dumanı içinde tüten,
Kira derdi bir dev gibi, kapıda nöbet bekleyen.
Pustun sofrasında arar olduk olmayan adaleti,
Bize mi kitlediler ulan bu devrin tüm melaneti’
Yetim hakkı yiyen kansızdan hak mı istenir’
Kuzuyu kurda verip adaletten bahsetmek, neyin nesi’
Kadınları kestiler, katilleri kravat takıp tüydü,
Şu kokuşmuş düzende, zalimin borusu hep gürdü.
Halkın kanını emenler dışarıda fink atarken,
Bizim çocukların rızkı, hırsızın cebinde büyüdü.
Veledine bir oyuncak alamaz, hıçkırığı boğazında düğümlenir,
İşte o an dünya dediğin, kahpe bir yalan gibi eğrilir.
Düşler yarım, beden genç, ruhsa çoktan ihtiyar,
Bizim buralarda bahar uğramaz, her mevsim ayaz ve kar.
"Nasıl değişir bu düzen’" diyorsun, "Nasıl patlamalı’"
Diller prangalı be kardeşim, sözler desen zindan malı.
Kelimeler kan revan içinde, sanki yaylım ateşinde,
Sessizlik çığ gibi büyüyor bu beton şehirlerin keşliğinde.
Ama unutma;
En karanlık geceden sonra doğar Mahir bir güneş,
Denizler durulmaz, dalga dalga gelir her bir kardeş.
Mapusa düşmeden isyan etmek mi dert’
O zaman bir olmalı, sokağa taşmalı her nefes.
Çünkü en büyük isyan, bu pisliğe eyvallah etmemektir;
Ve en gür ses, yumruklar sıkılınca çıkan o devasa sestir
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.