Vurduğunda On İkiyi Saat
Kimsesiz odanda soğuk gecede,
Beni hatırla
İçin ürperdiğinde
Sakın pencerene vuranı
Rüzgâr sanma
İnan o yürekten haykırışımdır
Ümidin düşerken elinden dal gibi
Ne hasret dinle artık
Ne de bir teskin sözü
Bir yaprak ol esen yelle savrul
Kırık bir tekneyle dalgalarla gel!
Yağmur taneleri düşer,
Camlara yavaş,
Her biri bir hatıra,
Her biri gözyaşı;
Sinemde açılan derin bir yara
Bu gece
Çalan her şarkıyla
Beni hatırla
Gece yarısı uykudan uyan,
Perdeleri aç,
Salıver rüzgârı;
Benden bir serap gelsin yanına,
Tutsun ellerini
Dalga dalga savursun
O siyah saçlarını
Umutsuzluk çökünce omuzuna
Kırık bir ayna al,
kendini gör;
beni düşür hayaline
Dağılmış saçlarının her telinde,
Beni görecesin
Rüzgârın düşürdüğü her kuru yaprak,
Uzaklardan sana beni getirir
Bir ezgi olur
Her yağmur damlası
Her şimşek çakışında
Gözlerimi anımsa
İnan yanında beni bulacaksın
Eylülün en uzun ve karanlık gecesi,
Titrek bir alevde yavaşça yanarım;
O sıcak nefesimle ısıt kalbini
Gel hemen yaslan
Sol yanıma .
O ateşin ısısı benim.
Soğuk odanın o loş köşesinde,
Gölgeler büyürken
Bir şarkı sesiyle;
Kapıyı arala,
Al içeri ruhumu,
O rüzgâr değil ki,
O esen yel benim
Bu son bir fısıltı dolsun yüreğine:
Vurduğunda on ikiyi saat
Yorgun düşsen de
Hatırla beni
İster bir sonbahar rüzgarı
İster savrulan bir yaprak
Bir yağmur damlası olmaya razıyım
Boyası dökük
Camı kırık pencerende
Bu gece .
redfer
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.