Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
02.11.2026 · 78 · 4 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“Dedem Mustafanın Koltuğu” şiirini çevrimdışı oku.

İndir
5 (1 oy)

Dedem Mustafanın Koltuğu

Dedem Mustafanın Koltuğu



Bu koltuk

sessiz bir tanık gibi duruyor odada.

Keten kumaşında dal dal açan çiçekler,

üzerine her oturuşta bırakılan izler…

Dedem Mustafa’nın kokusu hâlâ sinmiş dokularına.

Bir ömür boyu biriken sabır,

iman, sevgi ve bilgelik

bu kumaşta soluk alıyor.


Bu saf sabun 

ve hafif bir mushaf kokusu

içime doluyor.

Baharın taptaze ruhuyla

içimdeki ferahlık buluşuyor.

Eprimiş kumaşın kırışıkları

onun burada oturduğunun

sessiz kanıtı.


Hayal ediyorum onu

bütün canlılığıyla.

Dedem Mustafa.

Kaz ayağı nakışlı kahverengi terlikleriyle

yere usulca basıyor.

Buğulu gözlükleri burnundan kaymış,

beyaz alnında derin kırışıklıklar,

kaşları düşünceli.


O bakış pek anlamlı,

düşünceli ve derin.

Sanki her şey onun gözlerinde

bir manaya bürünüyor.

Ben de o manidar bakışlarda

her şeyin özünü bulabileceğimi sanıyorum.


İnce, kibar dudakları

dopdolu bir gülümsemeyle aralanıyor.

“Mustafa dedeciğim!” diyerek koşmak,

sarılmak istesem de

yanımda yok şimdi.

Ama sesi hâlâ kulağımda:

sıcak, olgun, yüreği saran.


Ellerinde eski, yıpranmış bir mushaf.

Sayfaları yavaş yavaş çevirirken

dudakları usul usul kıpırdıyor.

Kur’an’ın ahengi

odanın her köşesine yayılıyor.

Ayetler, onun kalbinden

benim kalbime akıyor sanki.


Seccade serili yerde

kıbleye dönmüş.

Ellerini kaldırmış,

alımlı ve huşu içinde.

Namaz kılışı

öylesine sakin, öylesine derin ki

zaman duruyor o an.

Her rekatta

göğsümde bir ferahlık büyüyor.


Her gün erken kalkar,

abdestini alır,

camide cemaate katılırdı.

Önde, arka safta değil;

herkesin bildiği yerinde.

Selam verirken yüzündeki

o yumuşak tebessüm

bütün mahalleyi aydınlatırdı.


Mahallenin sığındığı adamdı.

Kavga edenleri susturur,

darda kalanın elinden tutar,

gençlere yol gösterirdi.

Sözü dinlenir,

fikri sorulurdu.

Kanaat önderi…

Ama asla kibirli değil,

her zaman alçakgönüllü.


Sonra beni çağırıyor.

Satranç tahtasında piyonları

dikkatle diziyor.

“Her hamleyi içinde hissedeceksin,” diyor.

“Atını kırlarda koşturur gibi

kararlı ve bilgece oynatacaksın.”

Omzuma dokunuyor:

“Kaybetmek, kazanmanın ön hazırlığıdır.


Yıllar geçti,

odalar değişti,

ama o iz silinmedi.

Sabahları Kur’an’ı açtığımda

onun usul usul çevirdiği sayfaları,

titreyen ama kararlı parmaklarını görüyorum.

Namaz kılarken

secdeye vardığımda

onun alın izini alnımda hissediyorum;

o huşu, o teslimiyet

hâlâ omuzlarıma çöküyor hafifçe. 


Cuma ezanı okunduğunda

içimde bir yer kıpırdanıyor.

Sanki o hâlâ abdest alıyor,

terliklerini düzgünce çıkararak

cami avlusuna adım atıyor.

Cemaatin arasında

sessizce yerini alıyor,

dualar yükselirken

gözleri nemleniyor.

Ben de o cemaatin bir parçası oluyorum

onun hatırasıyla. 


Mahallede bir sorun çıktığında

aklıma onun sakin sesi geliyor:

“Acele etme evladım,

önce dinle, sonra konuş.”

Kanaat önderliğinin

asıl gücünün

yumuşaklıkta ve sabırda gizli olduğunu

şimdi daha iyi anlıyorum.

Gençlere yol gösterirken

onun gibi olmaya çalışıyorum;

kibirden uzak,

merhamete yakın. 



Koltuk hâlâ odanın köşesinde.

Bazen oturuyorum üzerine,

ellerimi kumaşa gezdiriyorum.

Parmaklarım o eski izlere değince

satranç tahtası, 

gazete hışırtısı,

sabun kokusu ve mushaf sayfaları

hepsi birden canlanıyor.


Kaybettiğim her oyunda

onun sözünü hatırlıyorum:

“Kaybetmek, kazanmanın ön hazırlığıdır.”

Ve her kaybedişte

biraz daha onun torunu olduğumu hissediyorum. 


Sevgi tohumları

göğsümde sadece filizlenmekle kalmadı;

kök saldı, dal budak verdi.

Artık onun inancını,

onun sabrını,

onun insan sevgisini

kendi ruhumda taşıyorum.

Uzaktayken bile

yanımda yürüyor.


Koltukta geriye

yalnızca hoş bir koku

ve hayatının izi kalıyor.

Yanaklarımda nem,

içimde hem boşluk hem bir tuhaflık. 


O iz

yalnızca bir kumaş kırışığı değil.

Dedem Mustafa’dan kalan

inanç, sevgi ve hikmet mirası…

Mücessem bir şefkatin,

bir ömür boyu yaşanmış

çok, çok kıymetli hatırası. 


Hâlâ burada.

Hâlâ yanımda.


redfer





Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 4
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Dedem Mustafanın Koltuğu

Dedem Mustafanın Koltuğu

redfer redfer