Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Başlık Parası' İnsanlığın Utanç Makbuzu

Sözüm; iki insanın rızasıyla ve severek, ya da karşılıklı anlaşıp görücü usulü evlenip kurduğu yuvalara değil. Sözüm; kapalı kapılar ardında kadının iradesini yok sayıp bir hayatı pazarlık konusu yapan o zihniyete...

​Bir insanın nefesine, hayallerine ve yarınına nasıl fiyat biçilir? Aklım da vicdanım da bunu almıyor. Oturup çay içer gibi, alelade bir şeyin  değerini tartar gibi bir canın bedeli konuşuluyor bu topraklarda. Adına da hiç utanmadan "gelenek" diyorlar, "töre" diyorlar. Oysa bunun adı düpedüz bir hayatın gaspı; insan onurunun ayaklar altına alındığı karanlık bir ticarettir.

​Eski dönemlerde hemen her kapının ardında yankılanan bu acı gerçek, ne yazık ki tamamen dünde kalmış bir durum değil. Zaman akıyor, dünya baş döndürücü bir hızla değişiyor; fakat o küflü karanlık, bazı perdelerin arkasında hâlâ fısıldanmaya devam ediyor. En can yakıcı olanı ise bu soğuk pazarlığın tam merkezinde, kendi rızası ve gönlü hiçe sayılan kadınların duruyor olması. Bir gün olsun fikri sorulmamış, kalbine dokunulmamış, kiminle nefes alıp kiminle yaşlanmak istediğine karar verme hakkı elinden alınmış kadınlar... Masada eller sıkışıyor, paralar sayılıyor ya da senetler imzalanıyor; peki ya ortada duran o insanın hayalleri, hakları ve sessiz çığlıkları nerede? Sanki bir eşya devrediliyormuş gibi yok sayılıyor.

​Bir de bunu süslemeye kalkıyorlar; "başlık parası" yetmezmiş gibi bir de "süt parası" diye bir kılıf uyduruyorlar. Dünyanın en saf, en dokunulmaz emeğini; bir annenin şefkatini banknotlarla takas etmeye kalkışmak nasıl bir akıl tutulmasıdır? Helal sütü pazarlığa dahil etmek, vicdanı susturmak için paranın ardına saklanmaktan başka nedir ki?

​Hani şarkıda sorar ya:

“Yağmuru kim döküyor,

Ünzile kaç koyun ediyor…”

​İşte tam olarak bu soru düğümleniyor boğazımıza. Bir canın bedelini hayvan sayısıyla, altınla, kâğıt parayla ölçen o taşlaşmış akıl; bir insanın düşlerini bir çırpıda boğazlayıveriyor. O dizelerdeki ağırlık ve çaresizlik, bugün bile bir yerlerde aynı şekilde yaşanıyor. Ömrünün baharında, tanımadığı bir geleceğe ve istemediği bir yabancıya mahkûm edilen sessiz çığlıklar var yanı başımızda hâlâ 

​Bir kadının gözyaşı, zoraki atılmış imzalar ve cebe konan banknotlar üzerine saadet kurulur mu? Kurulmaz. O masalarda sayılan paralar bir ailenin bereketi değil; insanlığın alnına yapışmış kapkara bir utanç makbuzudur. Gönlünde sevgiye, dilinde yalnızca kendi kararına yer olan hiçbir kadın, bir başkasının cüzdanına sığdırılacak kadar ucuz değildir, asla da olmamalıdır

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Başlık Parası' İnsanlığın Utanç Makbuzu

Hafif Hasarlı Hafif Hasarlı