Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Sanırım Bu Tatili Unutmayacağız

Sanırım Bu Tatili Unutmayacağız

SANIRIM, BU TATİLİ UNUTMAYACAĞIZ


12 Ekim 2026


İşin Aslı Judit ve Sonrası kitabımı, kampın son günü olan bugün bitirdim. Nasıl hafifledim, tahmin edemezsin! Yine bir satırın altını çizdim. Öyle çok önemli bir şeyden de bahsetmiyordu açıkçası…


“Önemli bir şey söyleyeceği zaman lafa hep böyle başlardı; ‘sanırım’ ya da ‘bana öyle geliyor ki’ diye. Hiçbir zaman söyleyeceğini küt diye söylemezdi. Mesela babam Sabri taştığında ilk önce hep şunu derdi: ‘Lanet olsun!’ Sonra da saydırmaya başlardı. Buna karşılık kocam dayanamayacak noktaya geldiğinde daima önce nazikçe küçük bir kapı açar, sözlerinin önemli ya da yaralayıcı yanının ardından sıvışıvermesi için ne idüğü belirsiz bir yarım cümle kurardı.”


Beni o satırın altını çizmeye iten, sanırım ve bana öyle geliyor ki ifadeleriydi. İnsan bazen bir kelimeye takılıp kalıyor. Bana öyle geliyor ki bu tatil, uzun süre dilimizden düşmeyecek.


Sabahın ilk saatlerinde uyandım. Balkonda okuduğum son sayfalardı bunlar. Kitabın sonuna yaklaşırken yağmurun insan psikolojisi üzerindeki farklı etkilerini düşündüm. Yarın da yağmurlu olacakmış, hava durumu öyle diyor. Engin'le son kez denize gireceğiz. Kahvaltılıklarımız da pek bereketliymiş. Nasıl da iştahla yedik! Kızarmış ekmeklerimizin üzerine sürdüğümüz biber sosu, tereyağı, kendi ellerimle yaptığım şeftali reçeli… Sahi, Engin'in yaptığı siyah zeytin de cabası.


Deniz ilk başta ürpertse de içine dalınca o mavilik masal kapılarını aralayıp insanı bambaşka bir boyuta davet ediyor. Bir süreliğine gündelik hayatın bütün sesleri kıyıda kalıyor. Sonra sudan çıkıp gerçek dünyaya dönüyorsun. Bu kez de ev toplama vakti geliyor.


Getirdiklerimizi yine sarıp sarmalayıp kutulara yerleştiriyoruz. Kirliler ayrı bir poşette yerini alırken temiz olanlar yeniden katlanıp bavula giriyor. Engin, kutuları ve eşyaları arabaya yerleştirmek için taşıyor. Yıllar bizi yorsa da askerî disiplinle çalışıyoruz. Kampın son günü, tatilin son mesaisi…


İnsan bazı kelimelere bir kez takılınca artık onları her yerde arıyor. Sanırım bundan sonra benim de dikkatimi en çok “sanırım” kelimesi çekecek. Bakalım günlük hayatın içinde kaç kez karşıma çıkacak!


İşleri biraz hafiflettikten sonra hazırlanıp bir şeyler atıştırmak için dışarı çıkıyoruz. Birer bira, patates kızartması, hamburger ve kayınvalidem için bir pepsi söylüyoruz. Zaman ağır akıyor sanırım. Engin'e biraz şikâyetleniyorum, daha sessiz bir yere geçmek istediğimi söylüyorum.


Hemen atılıyor:


“Hadi, sen eve git.”


Arabanın ve evin anahtarını tutuşturuyor elime. Giderken kantinden bir koli de su alıvermemi söylüyor. Kavgaya davetiye çıkarmıyorum. Anahtarlar elimde, su kolisi de sırada beni bekliyor. Kantinden aldığım suları banklarda kısa süreli dinlenerek taşıyorum. Her seferinde biraz soluklanıyor, sonra yeniden kalkıyorum. Tatilin son gününde bedenimle küçük bir pazarlık hâlindeyim.


Tam o sırada arkamdan gelen bir çiftin konuşmalarına kulak misafiri oluyorum. Beyefendi, sanıyorum, eşine “Sen de taşı,” demiş olmalı ki hanımefendi benim hiç çıkarmadığım bir üçüncü dünya savaşını başlatıyor. Kadının söylediklerinden anladığım kadarıyla ömrü taşımakla geçmiş.


İçimden gülümsüyorum. Ben kendi su kolimle, o kendi hayatının yükleriyle uğraşıyor. Kim bilir, belki onun da dilinden düşürmediği bir kelime vardır. Belki o da bir gün bir kitabın satırlarında kendini bulur.


Benim bugünkü kelimem belli: Sanırım…


Sanırım bu tatili uzun süre hatırlayacağız. Deniziyle, yağmuruyla, bereketli kahvaltısıyla, biten kitabıyla ve son günün su kolisiyle…


H. Çiğdem Deniz

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sanırım Bu Tatili Unutmayacağız

Sanırım Bu Tatili Unutmayacağız

çitlembik çitlembik