Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Cem Sultanın Göz Yaşları Osmanlıda Kardeş Katliamı 3 Bölüm

Cem Sultanın Göz Yaşları Osmanlıda Kardeş Katliamı 3 Bölüm

CEM SULTAN’IN GÖZ YAŞLARI- OSMANLIDA KARDEŞ KATLİAMI 3. BÖLÜM-


Fatih Sultan Mehmet, büyük ihtimalle doğuya yapacağı bir sefer için ordusuyla Gebze yakınlarına geldiğinde 51 Yaşındayken çadırında hayata gözlerini yumdu. ( 3 Mayıs 1481) 


Tam o sırada kendisinden 17 Yaş küçük( 34 Yaşında ) oğlu Bayezıd, Amasya’da, 23 Yaşındaki oğlu Cem de Konya’da sancaktaydılar.


Şehzadelerden hangisi İstanbul’a daha erken ulaşıp tahta oturursa padişah o olacaktı. Evet, böyle bir durum da vardı: Erken gelen oturuyordu. 


Bayezıt, Yeniçeriler tarafından daha fazla tutulduğundan ve lalası İshak Paşa’nın da desteğiyle daha erken geldi İstanbul’a ve tahta oturdu.


Bayezıd, İstanbul’da tahta oturunca Cem de Bursa’ya geçti ve Osmanlının ilk başkentinde o da tahta oturdu. Adına para bastırdı, hutbe okuttu, kısacası kendisini Sultan ilan etti. ( O sebeple zaten halen kendisine Cem Sultan denir. ) 


Sonra ağabeyi Bayezıd’a mektup yazdı ve özetle ‘’ Gel devleti paylaşalım, doğu benim olsun, batı senin olsun.’’ Dedi. 


Böyle bir teklifin kabul edilmesi elbette mümkün değildi. Hal böyle olunca da iki kardeş arasında savaş kaçınılmaz oldu. 


Haziran 1481’de Bursa üzerine yürüyen Bayezıd, Yenişehir Ovasında Cem’i yendi ve Cem kaçarak Mısır- Memluk devletine sığındı. 


Cem Sultan, daha sonra hacı olmak üzere kutsal topraklara gitti ( Osmanlı hanedanından hacı olan tek kişi Cem Sultandır ) ancak kutsal topraklarda bile hâlâ saltanat davasındaydı. Nitekim Sultan Bayezıd’a yazdığı mektupta ona bir şiirle şöyle hitap ediyordu:


Sen pister-i gülde yatasın şevk ile handan

(Sen gül döşekte keyifle, güle oynaya yatarken)

Ben hicr ile balin edinem harı sebeb ne

(Ben çölde dikenleri yastık edeceğim. Sebep ne?)

Bu saltanat-ı dünye ola bu adle mukarin

(Bu dünya saltanatı adaletle paylaştırmayı emrediyor)

Haccü'l-Haremeyn anı talep kılsa acep ne

(Hacca giden kişi talep etse ne olur?)


Evet, Cem Sultan iyi bir şairdi ama ağabeyi Bayezıd da iyi bir şairdi. O da kardeşine aynen şu cevabı verdi: 


Çun ruz-ı ezel kısmet olunmuş bize devlet

(Madem devlet bize ezelden kısmet olunmuş)

Takdire rıza vermeyesün böyle sebep ne

(Allah'ın bu takdirine razı olmak istemeyişine sebep ne?)

Hacc-ül harameynim diyüben da'vi kılursun

(Hacı olmakla övünüyorsun)

Ya saltanat-ı dünyeviye bunca talep ne

(Öyleyse dünya saltanatına bunca talep ne?)


Kısaca: ‘’Hem hacı oldum diye övünüyorsun hem de dünya saltanatını bunca talep ediyorsun. Hiç yakışıyor mu?’’ Diyordu kardeşine 


Ancak Cem, hacı da olsa hoca da olsa saltanat davasından vazgeçmedi ve Anadolu’ya dönüp annesinin memleketi olan Karamanoğullarından da aldığı yardım ve destekle bir kez daha şansını denediyse de yine yenildi ağabeyine ve bu sefer en olmayacak şeyi yaparak Rodos Şovalyelerine sığındı. ( 1482 ) 


Rodos Şovalyeleri, Cem Sultan’ı aldılar ve Fransa KralıVIII. Charles’a teslim ettiler.  


Böylece Cem Sultan’ın esaret dolu yılları başlarken onun varlığı Osmanlı Devleti için ziyadesiyle sıkıntılı oldu zira II. Bayezıd önce Fransa kralına, sonra Cem Sultan’ı teslim alan Papa VIII. Innocentius ve akabinde Papa VI. Alexander Borgia’ya senelerce haraç ödemek zorunda kaldı kardeşini salmasınlar diye… 


Ancak…


Ancak Cem Sultan, önce Fransa Kralı, sonra papanın elinde oyuncak olmaktan çok daha acı bir olay yaşadı Fransa’da esirken. 


Evet, Cem Sultan Fransa Kralının elinde esirken II. Bayezıd kendisi için tehlike gördüğü iki kişiyi ortadan kaldırmaya karar verdi. Bunlardan biri Cem Sultan’ın lalası Otranto Fatihi Gedik Ahmet Paşa idi, diğeri de Cem Sultan’ın henüz 8 yaşındaki oğlu Oğuz.


Sultan II. Bayezıd, 18 Aralık 1482 Gecesi Edirne’deki sarayda verdiği bir ziyafette Gedik Ahmet Paşa’yı cellatlara boğdurduktan sonra İstanbul Muhafızı İskender Paşaya günümüz Türkçesi ile şöyle bir mektup yazdı:


‘’Kulum İskender! Bu mektup sana ulaştığı gibi bilmiş ol ki Gedik Ahmet Paşa’yı ortadan kaldırdım. Sen de Cem’in İstanbul'daki oğlu Şehzade Oğuz Han’a fırsat vermeden boğdurmalısın. Bu çok önemlidir ama hiç kimse bunu öğrenmesin. Tuğrama güvenerek işi hallet.’’


İskender Paşa tabii ki emri ikiletmedi ve Cem Sultan’ın sekiz yaşındaki oğlu Oğuz, boğdurularak öldürüldü. ( 23 Şubat 1483 ) 


Kara haber tez yayılırmış. Nitekim oğlu Oğuz’un ölüm haberi Cem Sultan’a ulaşmakta gecikmedi ve Cem Sultan, oğlu Oğuz’un ardından göz yaşları içinde şöyle bir ağıt ( mersiye ) yazdı: [ Bu ağıtı ( mersiye ) Çok dikkatli okuyun lütfen. ]  


İşte o mersiye: 

 

İşidelden Şâh Oğuz Hânun şehid olduğını

Derd ile oldu Frengistân’da Cem mecnun, felek


(Ey felek, Şâh Oğuz Hân’ın şehid olduğunu işittiğinden beri Cem, Frengistan’da onun derdiyle mecnun oldu.)


Yakamı yırtıp dünden nicesi âh itmeyem

Cânumı odlara atdı derd-i Oğuz Hân, felek


(Ey felek, Oğuz Han’ın derdi canımı ateşlere attı, senin elinden yakamı yırtıp nasıl ah etmeyeyim?)


Bir kılına virselerdi virmezdim Oğuz Hân’umun

Genc-i Kârûn-ıla bin bin mülket-i Osman, felek


(Ey felek, Karun’un hazineleriyle binlerce Osmanlı ülkesini verseler Oğuz Han’ımın bir kılına değişmezdim.)


Saklıdan beni girdâb-ı Frengistan’a sen

Gözlerümden kanlu yaş derya gibi akar, felek


(Ey felek, Beni Frengistan’ın girdabına salalıdan beri gözlerimden denizler gibi kanlı yaşlar akmaktadır.)


Dökmedi Yakup ben denlü gözlerinden kanlu yaş

Çekmedi ben çekdüğüm zulmetde İskender felek


(Ey felek! Yakûp benim kadar gözlerinden yaş dökmedi. İskender, zulmetde benim çektiğimi çekmedi.)


Gözlerim şol denlü kân dökti Fregistân’a kim

Bahr-ı Mağrib cûşa gemişdür taşup çağlar felek


(Ey felek, Gözlerim Frengistan’da o kadar yaş döktü ki, Atlas Okyanus’u bu yaşlardan taşıp çağlamaya başlamıştır.)


Mülk-i Yûnân’a[*] ser â ser hükm iderken âh kim

Eyledün mesken bize şimdi Frengistan felek


(Vaktiyle baştan başa Yunan mülküne hükmederken eyvahlar olsun ki, şimdi Frengistan’ı bize mesken eyledin.)


Kudret-i Hak’dur bana bu ey Felek senden değü!

Yazılanı çünkü âhir göriser her ser felek


(Ey felek! Bütün bunlar bana senden değil Hakkın kudretindendir. Çünkü sonunda her baş, yazılanı görecektir, bu benim alın yazımdır.) 


{ [*] Mülk-ü Yunan’dan kasıt Anadoludur. Anadolu’ya ‘’Diyar-ı Rum’’ dendiği için Cem Sultan şiirinde Diyar-ı Rum yerine ‘’ Mülk-ü Yunan ‘’ Demiştir. }


Şimdi…Şiire bir daha dikkat edin. 


Sekiz yaşındaki evladı hunharca katledilmiş olan Cem Sultan şiirinde bu katliamı gerçekleştiren abisi Bayezıt’a ‘’Katil ‘’ diyor mu? Hayır. Beddua ediyor mu evladını katlettiği için? Hayır. En azından ‘’ Abi seni Allah’a havale ettim.’’ Diyor mu? Hayır. ‘’ Bir de amca olacaksın. Nasıl kıydın minicik bir yavruya?’’ diyor mu? Hayır. ‘’ Beni yaktın, sen de yanasın inşallah’’ Diye ileniyor mu? Hayır. Senin bu yaptığın hiç bir dine sığmaz, sen nasıl bir insansın böyle?’’ Diyor mu? Hayır.


Bizim sesli olarak söylediğimiz ya da en azından içimizden geçirdiğimiz hiç bir cümleyi, sitemi, öfkeyi Cem Sultan’da görmüyoruz. Ne görüyoruz peki? 


‘’Ey felek! Bütün bunlar bana senden değil Hakkın kudretindendir. Çünkü sonunda her baş, yazılanı görecektir, bu benim alın yazımdır. ‘’


Başına gelen bu çok çok acı olayın alnına yazılı olan kaderi olduğunu kabullenişi görüyoruz. ‘’ Her baş, alnına yazılanı görecektir. Bu da benim alnıma yazılmış olan kaderimmiş, Bunu yaşamam mukaddermiş, yaşadım. ‘’Diyor. 


Yani?


Yani bugün bizim ( ben de dahil ) ‘’ katliam dediğimiz olaya o katliamı bizzat yaşayan bir baba hiç de bizim gibi bakmıyorlar. Bizim altı asır kadar sonra ‘’ katliam ‘’ dediğim şey altı asır önce o olayı bizzat yaşayanlar nezdinde sadece kader…


İşte bu sebeple zaman zaman ‘’ Acaba ben mi yanlış düşünüyorum? Bir baba bile ‘’ Katliam – cinayet ‘’ demiyorsa, katleden aleyhine tek kelime etmiyorsa bana ne oluyor?'' Dediğim de çok olmuştur hani. 


******


Ancak…


Ancak Cem Sultan, evladı Oğuz’un daha sekiz yaşındayken boğdurulup öldürülmesi dışında da çok büyük bir evlat acısı daha yaşadı. [ Oğuz’un boğdurulmasından daha acı ne olabilirdi ki Cem Sultan için? Okuduğunuzda göreceksiniz inşallah.] 


İşte bu acı ve akabinde Yavuz Sultan Selim ve yetişirse Kanuni dönemlerindeki benzer olayları ele alacağız gelecek bölümde…

RESİM: Vatikan Sarayı ( Papalık ) Borgia Dairesi, Azizler Salonunda bulunan Papa VI. Alexander( Rodrigo Borgia ) tarafından yaptırtılan, Bernardino di Betto adlı ressam ve ekibi tarafından tamamlanmış olan ‘’ Papa’nın Huzurunda Cem Sultan ‘’ Fresk duvar resmi. 



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Cem Sultanın Göz Yaşları Osmanlıda Kardeş Katliamı 3 Bölüm

Cem Sultanın Göz Yaşları Osmanlıda Kardeş Katliamı 3 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber