Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
5 (1 oy)

Nizam I Âlem Uğruna Osmanlıda Kardeş Katliamı 4 Bölüm

NİZAM-I ÂLEM UĞRUNA- OSMANLIDA KARDEŞ KATLİAMI 4. BÖLÜM-



Osmanlı Hanedanının bugünle kıyaslandığında kötü diyebileceğimiz bir geleneği de şehzadelerin çok küçük yaşta çoluk çocuğa kavuşmasıydı. Bu cümleden olarak Cem Sultan da henüz 16 Yaşındayken baba olmuştu ve dünyaya gelen bu ilk erkek evladına Murad adını vermişti.


Murad’dan sonra Abdullah ve Oğuz Han adını verdiği iki oğlu, Ayşe ve Gevher Melike adını verdiği iki de kızı olmuştu.


Bu evlatlarından Ayşe ve Abdullah, çok küçük yaşlarında öldüler. Oğuz Han’ı II. Bayezıt öldürdü. Babasının isyanı sırasında onunla Mısır’a gitmiş olan Gevher Melike, daha sonra oradan alınıp İstanbul’a getirildi ve 1505’de öldü. 



Murad’a gelince:


Murad, babası ile birlikte amcası II. Bayezıt’a karşı savaşın içinde yer almıştı ve babasıyla birlikte Rodos şövalyelerine sığınmıştı.


Rodos Şovalyeleri Cem Sultan’ı alıp Fransa’ya götürürken şehzade Murad’ı Rodos’ta tuttular. 


Cem Sultan gerek Fransa’dayken gerek Vatikan’a getirildiğinde kendisine yapılan tüm baskılara rağmen ‘’ "Değil Kardinallik ve Papalık, bütün dünyanın malını mülkünü verseniz, ben dinimden dönmem. Din-i mübin-i İslâm’a ihanet edemem ve dinimi cihan saltanatına değişmem." Derken [ Kaynak: Cem Sultan’ın defterdarı Haydar Çelebi’nin yazdığı Vakıât-ı Sultan Cem adlı eser] oğlu Murad artık baskılar sonucunda mı yoksa gönüllü olarak mı pek de anlayamadığımız bir biçimde Hıristiyan oldu.


Bir oğlunu ağabeyi Bayezıd’a kurban veren ama o oğlunun şehit düştüğü inancı ile teselli olan Cem Sultan’ın, hayattaki tek evladının Hıristiyanlığa geçmesi, bizzat papa tarafından vaftiz edilerek Pierre adını alması Cem Sultan için elbette Oğuz Han’ın acısından daha büyük bir acıydı.


Bu arada artık Pierre adını almış olan Murad, ileride Preveze’de, Barbaros Hayrettin Paşa tarafından perişan edilecek olan Andrea Doria ile aynı soydan olan Maria Concetta Doria ile evlenmişti ve kendisine Vassolo Prensliği adında bir papalık prensliği verilmişti.  


Aradan yıllar geçti. Kanuni Sultan Süleyman 1522’de Rodos’u fethettiğinde şövalyelerden bu Hıristiyan Osmanlıyı istedi. 


Sonrasında bizdeki kaynaklara göre Kanuni, Murad’ı ve Murad’ın Cem adını verdiği oğlunu öldürttü. Ancak Vatikan kaynaklarına göre Cem öldürülmemiştir, Nikola adını alarak Malta’ya yerleşmiştir. Bu aile daha sonra aile adı olarak Saitus’u kullanmış, bu Saitus da zamanla Said’de dönüşmüştür ve aile mensupları halen yaşamaktadırlar. ( Said Vassalo Prensliği ) 


***


Sultan II. Bayezıd’ın bütün erkek evlatları onun şehzadeliği zamanında dünyaya gelmişti. Bunlar, dünyaya geliş sırasına göre Abdullah, Şehinşah, Ahmed, Korkud, Selim, Mehmed, Alemşah, ve Mahmud idi.


Fatih Sultan Mehmet’in yani dedelerinin koyduğu ve 122 sene devam eden ( 1481-1603) Kanunnameye göre bu sekiz kardeşten hangisine taht müyesser olursa diğer kardeşlerini nizam-ı alem için öldürecekti. Yani bu kardeşlerden tahta kim erken oturursa ileride fitne çıkarma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmak için diğer yedi kardeşini öldürecekti.


Ancak bu sekiz kardeşten beşi babaları II. Bayezıd’ın ölümünü bile göremeden öldüler. Yani şehzadelerin çoğu nizam-ı âlem için öldürülme şerefine nail olamadan, diğer bir ifadeyle şehit olamadan, taht kavgalarına bile erişemeden, her hangi bir fitneye sebep olmadan/olamadan ölüp gidiyorlardı. Nitekim Abdullah, Şehinşah, Mehmed, Alemşah, ve Mahmud, babaları II. Bayezıd ölmeden önce bu alemden göçmüşlerdi. 



II. Bayezıd’a gelince: Bir tür iltihaplı romatizma olan Nikris hastalığından muzdarip olsa da 60 Yaşını aştığı halde sanki ölmek gibi bir niyeti yoktu. [ Osmanlı Padişahları için 60 Yaş ve yukarısı oldukça uzun bir ömürdü. [ Osmanlı Padişahlarının ömrü ortalama 52.3 Yıldır. ] 


Evet, hastaydı, o sebeple devlet ve memleket işlerini vezirlerine bırakmış ve kendisini tamamen dine vermişti ve hatta bu sebeple adı Bayezıd-ı Veli’ye çıkmıştı ama ölmüyordu.  


Beş evladını toprağa vermişti ama kendisi hayattaydı ve babasının kanunnamesi ortadayken hayattaki en büyük oğlu Ahmed’i kendisine veliaht tayin etmiş görünüyordu.



Evet, oğullarından Ahmed’i Amasya’ya, Korkut’u Antalya’ya, Selim’i Trabzon sancağına göndermesi açıkça gösteriyordu ki ölümü halinde İstanbul’a en yakın olan Amasya’daki oğlu Ahmed’in gelip tahta oturmasını istemekteydi. 


Hatta dedikodu kazanı öylesine kaynıyordu ki söylentilere göre padişah II. Bayezıd artık ‘’ Ben Yoruldum Hayat ‘’ şarkısını söylemeye başlamıştı ve tahtı Ahmet’e bırakıp tamamen çekilecekti devlet yönetmek işlerinden.


İşte bu kabul edilebilir bir durum değildi. Oğullarından Korkut, babasının ölümü halinde payitahta daha yakın bir yerde bulunmak amacıyla tamamen kuralların dışına çıkarak Manisa’ya geldiği gibi Selim de Trabzon’dan hareket edip önce Kefe sancağındaki ( Kırım’da) oğlu Süleyman’ın ( Kanuni ) yanına gitti sonra da kendisine Rumeli’de bir sancak verilmesini istedi. 


Selim’in bu isteği kabul edilebilecek gibi değildi zira şehzadelere Rumeli’den sancak verilmiyordu. Öte taraftan şehzade Ahmet, Şehzade Selim’in makul isteklerini de engelliyordu.


Sonunda Selim de II. Bayezıd da aslında birbirleriyle savaşmak istemeseler de Selim’in tamamen kuralların dışına çıkıp Rumeli’ye gelmesi üzerine baba- oğul çatışması kaçınılmaz oldu ve Tekirdağ-Çorlu / Karışdıran Ovasında yapılan savaşı Selim kaybetti. ( 3 Ağustos 1511 )


Selim savaşı kaybetti, Kefe’ye, oğlu Süleyman’ın yanına çekildi ama yeni çeriler Karışdıran ovasındaki cengaverliğini gördükleri Selim’e gönülden bağlanmışlardı. ‘’ İşte bizi zaferden zafere koşturacak padişah bu.’’ Diyorlardı.


Evet, gerçekten de II. Bayezıd sanki ülkesine 14 devlet katan Fatih Sultan Mehmet’in oğlu değildi. Öyle ki onun pasifliği yüzünden daha dünkü çocuk olan Şah İsmail, koskoca Osmanlı Devletine kafa tutuyordu. Şahkulu denen ( Ki Osmanlılar Şeytan Kulu diyorlardı) bir isyancı Osmanlıya kök söktürüyordu. O halde zaten yaşlanmış ve hasta olan bu padişah gitmeliydi ama Ahmed de babasından farksızdı. O da olmazdı.


6 Mart 1512’de Yeniçeriler ‘’ Selim’i isteriz. Selim’den başkasını padişah olarak kabul etmeyiz’’ Diyerek Yenibahçe semtinde( Bugünkü İstanbul- Vatan Caddesi ) kazan kaldırdılar ve akabinde sarayın kapısına dayandılar. Selim de Yenibahçe’deydi. 


Normal şartlarda Osmanlının tek askeri kuvveti yeniçeriler değildi. Hatta sipahiler yeniçerilerden kat kat fazlaydı ama öyle anlaşılıyor ki onlar da Selim’i istiyorlardı. O sebeple Yeniçerinin isyanına karışmadılar.


II. Bayezıd 49 gün direndi. Bu arada padişah adaylarından Ahmed de Korkut da bu isyanı bastırmak adına hiçbir şey yapamadılar.


Derken Selim 24 Nisan 1512’de babasından tahtı devraldı.  


24 Nisan 1512’de tahttan çekilen II. Bayezıd, 26 Mayıs 1512’de Dimetoka’ya çekilip hayatının kalanını orada geçirmek için yola çıktı ve işte bu yolculuk sırasında Çorlu yakınlarında yolda öldü. 


Padişah II. Bayezıd’ı oğlu Selim mi zehirleterek öldürtmüştü nizam-ı âlem için? Söylentiler çoktu ama kesin bir delil yoktu. 


Amme velakin?


Askerinin ve halkının gözünde Yavuz olan Sultan Selim, babası Bayezıd’a, kardeşlerini öldürmeyeceğine dair söz vermişti. Ama onlara yazdığı sahte mektuplarla saltanat üzerinde halâ emelleri olup olmadığını test ettiğinde gördü ki kardeşi Korkut da Ahmet de saltanat davasından vaz geçmiş değildi,


Sonuç itibariyle uzatmadan söyleyecek olursak kendisine karşı hiç de güzel emeller beslemeyen hatta harekete bile geçmiş olan ağabeyileri Ahmet ve Korkut’u ortadan kaldırdığı gibi kendisi için muhtemel bir tehlike olan şehzade Mahmud’un oğulları Musa, Orhan ve Emir ile Şehzade Alemşah’ın oğlu Osman ve Şehzade Şehinşan’ın oğlu Mehmed’i 1512’de idam ettirdi. 14 Mayıs 1513’te ise ağabeyi Ahmed’in oğlu Osman ile Şehzade Murad’ın oğlu Mustafa’yı idam ettirdi.


Peki Yavuz Sultan Selim’in nizam-ı âlem için öldürülmesi gereken oğulları oldu mu?


Oldu. Orhan, Musa, Korkut ve Süleyman adında dört oğlu oldu. Olmasına oldu ama üçü ( Orhan, Musa, Korkut ) nizam-ı ‘alem uğruna ölmek şerefine nail olamadan babaları Selim hayattayken çok küçük yaşta öldüler.


Babaları Selim İyi ki ‘’ Bu namussuz veletler ileride devletin başına bela olur; en iyisi onlar devletin başına bela olmadan ben onları öldüreyim ‘’ Demedi de zavallılar üç beş gün daha yaşadılar ve boğularak değil hastalık sebebiyle öldüler.


Peki Süleyman?


Muhteşem Yüzyıl dizisindeki Hürrem Sultanımız Meryem Uzerli’nin deyimiyle ‘’ Sülüman? ‘’ 


Haydi onu da gelecek bölümde anlatalım.     



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Nizam I Âlem Uğruna Osmanlıda Kardeş Katliamı 4 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber