Zıllullahı Fil Arzeyn Osmanlıda Kardeş Katliamı 6 Bölüm
ZILLULLAH’I FİL ARZEYN-OSMANLIDA KARDEŞ KATLİAMI 6. BÖLÜM-
İnsanoğlu garip bir yaratık. Hele de bunlar içinde Türk Milleti daha da garip bir yaratık. Çünkü Türk Milleti Kur’an’da Hz. Hızır ile Hz. Musa’nın birlikte yolculuğu sırasında Hz. Hızır’ın hiç suçu günahı olmayan bir çocuğu öldürmesini anlayabiliyor;
Osmanlı Sultanlarının kendilerinden ‘’ Zıllullâh-i fî'l-arzeyn’’ ( Yer yüzünde ve gök yüzünde Allah’ın Gölgesi ) Diye bahsetmesini anlayabiliyor ama yer yüzünde ve gök yüzünde Allah’ın gölgesi olan bir zatın kardeşlerini, evlatlarını, torunlarını, amcalarını nizam-ı âlem uğruna katletmelerini anlayamıyor. Daha doğrusu dün nizam-i alem uğruna yapılan katliamları da anlayabiliyorlardı ama bugün anlayamıyorlar.
Evet, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca dersi hocamız Ali İhsan Gencer, önüme daha doğrusu tüm öğrencilerinin önüne aşağıdaki metni koyduğunda oldukça şaşırmıştım. Bu metin Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa Kralı Fransuva’ya yazdığı mektuptu ve şöyle başlıyordu:
"Ben ki sultânü's-selâtîn ve burhânü'l-havâkîn tâc-bahş-ı hüsrevân-ı rû-yi zemîn zıllullâhi fî'l-arzeyn’’
Yani: “Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç giydiren, ALLAH’IN YER YÜZÜNDEKİ GÖLGESİ ’’
Kendi kendime ‘’ Allah herhangi bir varlık mı ki gölgesi olsun? Bu nasıl bir ifade?’’ demiştim ama sonra gördüm ki hem bu ifade sadece Muhteşem Süleyman tarafından kullanılmamış ( Fatih’ten Vahdettin’e hepsi kullanmış ) hem de Fatih’in şeyhülislamı Molla Gürani’den Osmanlının son şeyhülislamı olan Medeni Mehmed Nuri Efendiye kadar hiç bir şeyhülislamı rahatsız etmemiş, hiç biri ‘’ Padişahım deme böyle. Halk cahildir "Sultan, yeryüzünde Allah’ın gölgesidir; mazlumlar ona sığınır" şeklindeki çok zayıf bir hadise istinaden söylediğiniz bu sözü ciddiye alıp sizi ciddi ciddi Allah’ın gölgesi zannederler.’’ Dememiş.
Daha da ilginci ağacı saran karıncanın öldürülmesi halinde karıncanın öteki alemde padişahtan ( Kanuni )hesap soracağı yolunda fetva veren şeyhülislam, söz konusu kundaktaki bebeğin öldürülmesi olunca ne kalemini ne de çenesini oynatmış ama…
Ama halk, ilginç bir biçimde bunların hepsini anlamış.
‘’Nasıl yani?’’ dediğinizi duyar gibiyim o halde kaldığımız yerden devam edelim. Siz de göreceksiniz okudukça.
*********
Kanuni Sultan Süleyman, Zigetvar önlerinde ölünce Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, sefer tamamlanana kadar bu ölüm haberini gizlemek gerektiğini düşündü ve ilk iş olarak padişahın kalbi dahil iç organları çıkarılarak tahnit edildi. İç organları çadır içinde toprağa gömüldü. Devlet ve askeri erkandan ağzı sıkı birkaç kişi burada padişahın ilk cenaze namazını kıldı.
Bu arada önce Zigetvar fethedildi sonra hayattaki tek oğlu olan II. Selim’e haber gönderildi ve II. Selim Belgrat’a kadar geldi babasının cenazesini karşılamak için. Böylece asker de halk da Kanuni’nin ölmüş olduğunu anladı 49 gün sonra.
Bir cenaze namazı da Belgrat’ta kılındı ve sonra İstanbul’a gelindi. İstanbul’da Kanuni’nin Mimar Sinan’a yaptırdığı Süleymaniye Camiinde bir kez daha cenaze namazı kılındı ve bilahare aynı cami haziresindeki daha önce yaptırılmış olan türbesine defnedildi.
Böylece II. Selim herhangi bir kardeş ya da amca vs öldürmek zorunda kalmadan padişah oldu.
İlginç bir padişahtı II. Selim. Tarihe Kabe’ye gösterdiği saygısı, ( Kabe’ye çok yakın ve Kabe’den yüksek evlerin tamamını yıktırmıştır. Mimar Sinan’a Kabe’nin onarımını yaptırmıştır. Mekke ve Arafat bölgesine su ulaştırmak için pek çok faaliyetleri olmuştur) Selimiye gibi dünyanın en görkemli Camiini Osmanlı Devletinin giriş kapısı olan Edirne’ye yaptırması ile geçtiği kadar bazı tarihçi bozuntuları nezdinde ise hamamda cariye kovalarken sabuna basıp ayağı kayan, kafasını mermer kurnaya çarpıp beyin kanamasından ölen bir kadın budalası olarak geçmiştir maalesef.
Bizim öğrencilik yıllarımızda Tarih ders kitaplarımızda yazdığına göre Kıbrıs Adasını , burada dünyanın en kaliteli şarapları üretildiği için Osmanlı topraklarına katan II. Selim’in ilginç özelliklerinden biri de şuydu:
Evet, II. Selim hamamda cariye kovalayacak kadar kadın delisi bir padişahtı(!) ama karısı Nurbanu dışında hiç bir kadından ya da cariyeden çocuğu olmamıştı. Nurbanu Sultan’dan ise sekiz çocuğu dünyaya gelmişti. Bu çocuklar sırasıyla Murad, Osman, Mehmed, Abdullah, Mustafa, Süleyman, Cihangir ve Mahmud idi.
Bu çocuklardan Osman ve Mehmed, babaları hayattayken ölmüşlerdi. Diğer beş kardeşi ise (Abdullah, Mustafa, Süleyman, Cihangir ve Mahmud) ağabeyileri Murad, 15 Aralık 1574’de Murad-ı Salis ( Üçüncü Murad ) olarak Osmanlı tahtına oturduğu gün boğdurarak öldürdü ve babaları II. Selim’in Ayasofya Camii avlusundaki türbesinin hemen yanı başına defnetti.
Sonra?
Sonra III. Murat, Osmanlı Devletinin sınırlarını doğuda da batıda da en geniş sınırlarına ulaştırdı. ( 19.9 Milyon Kilometrekare )
Doğuda : Kafkasya, Azerbaycan, Gürcistan (Tiflis), Dağıstan, Şirvan, Gence, Revan (Erivan) ve Tebriz
Batıda: Fas’a kadar Kuzey Afrika toprakları, komple Orta Avrupa, taaa Lehistan’a( Polonya ) kadar (Lehistan dahil ) uzanan bir hakimiyet sahası…
Ama az yaşa, çok yaşa, akıbet geliyordu başa. 21 Yıllık bir saltanattan sonra III Murad da 16 Ocak 1595’de 48 Yaşında bir baba olarak geride on dokuz erkek, otuz kız çocuğu bırakmıştı.
Şimdi eminim pek çoğunuz ilk okuduğumda benim de dediğim gibi ‘’ ohaaaaa. ‘’ diyorsunuzdur ama kendisi hayattayken ölenleri de hesaba kattığımızda 130 civarında çocuk yaptığı kayıtlara geçmiştir ki bir taraftan Osmanlı Devletinin sınırlarını bu kadar genişletmek, diğer taraftan Osmanlı ailesini bu denli genişletmek her babayiğidin harcı değildi.
Öte taraftan oğullarından birinin diğerlerini öldüreceğini bile bile bu kadar çok erkek çocuk yapması neyle izah edilebilirdi onu da bilemiyorum ama oğulları içinde yegane reşit yaşta olan 29 Yaşındaki Mehmed’e çok ağır bir miras bırakıyordu.
Evet, III. Murad, 29 Yaşındaki oğlu III. Mehmed’e hem tahtı bırakıyordu ölmek suretiyle, hem de en büyüğü 13 yaşında olan on dokuz erkek kardeşini boğdurarak öldürme görevini…[ Bazı gerzeklere aldırmayın. Kız çocukların, cariyelerin çuvallara doldurulup denize atılması diye bir şey yok. ]
DEVAM EDECEK
RESİM: Sultan III: Murad’ın Minyatürü
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu