Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Aklın Yolu Birdir

Aklın Yolu Birdir

Aklın Yolu Birdir 


24 Ekim 2026


Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde kitabını bizler için yine Ümmü sipariş etmişti. Kitaplar elimize ulaşınca grupta bir mesaj paylaştı:


“Dün kitaplarımız geldi, Gülseren ablam da istemişti. Baktım baktım ağladım.”


Bu iki cümle, içimde bir şeyleri yerinden oynattı. Gülseren ablamın da aramızda olup kitabını almasını, belki bizimle aynı heyecanı paylaşmasını isterdim. Şimdi onun için ayrılan kitap, sahibine ulaşamayan bir hatıra gibi duruyordu. Ne yapsak, nasıl bir yol bulsak diye düşündüm. Sonra aklıma bir fikir geldi. Gruba, “Ayy, ne yapsak bilemedim,” diye yazdım. Ardından, “İstersen yanında getir, hediye edelim torunlarına,” dedim. 


Ümmü de “Ben de aynı fikirdeyim,” diye karşılık verdi.


Bazen insanın içini ısıtan şey, büyük sözler ya da gösterişli davranışlar değil, aynı duyguda buluşabilmektir. Ümmü ile aynı şeyi düşünmüş, aynı yerde durmuş, Gülseren ablanın ardından onun isteğine yakışır bir şey yapmaya karar vermiştik. Bu yazışmalar bana bir kez daha gösterdi ki biz, kitap okumak için bir araya gelen insanlardan ibaret değildik. Birbirimizin duygusunu anlayabiliyor, birimizin aklından geçeni diğeri de hissedebiliyor, ortak bir kararın etrafında buluşabiliyorduk. Bunun adı dostluktu, arkadaşlıktı. Belki de aynı kitabın sayfalarında buluşmaktan çok daha fazlasıydı.


Mevlüt günü vermiş olduğumuz karar bizleri farklı duygularıda yaşatıyordu. Gülseren ablanın kitaplarını torunlarına miras bırakma arzusunu biliyorduk. Biz de onun bu düşüncesini yaşatmak, torunlarına babaannelerinden söz eden güzel bir hatıra bırakmak istedik. Kitabın boş sayfalarına onlar için birkaç satır yazmaya karar verdik.


Notu, korodan arkadaşım Sema güzel el yazısıyla kaleme aldı. Biz de o gün orada bulunan arkadaşları olarak temsili imzalarımızı attık. Böylece kitabın sayfalarına yalnızca torunlara yönelik bir mesaj değil, Gülseren ablanın ardından duyduğumuz sevgiyi ve ona olan vefamızı da bıraktık. Sonra kitabı, saklaması için gelini Sezen'in ellerine teslim ettik.


O sayfalardaki yazı Gülseren ablanın kendi elinden çıkmadı belki ama onun düşüncesini, kitaplara duyduğu sevgiyi ve torunlarına bırakmak istediği mirası biz kendi cümlelerimizle yaşatmaya çalıştık. Bir gün torunları kitabı ellerine aldıklarında babaannelerinin kitaplara verdiği değeri, onun ardından bir araya gelen arkadaşlarının sevgisini de görebilsinler istedik.


İnsan hayattayken kurduğu cümlelerin bir gün başkalarının kaleminde devam edeceğini bilebilir mi? Gülseren abla, sen kitaplarını torunlarına miras bırakmak istiyordun. Biz de senin bu dileğini bir parça olsun yaşatabilmek için o kitabın sayfalarına sevgimizi yazdık. Belki yıllar sonra torunlarından biri bu notu okuduğunda, babaannesinin kitap sevgisinin kendisine nasıl ulaştığını düşünecek. O gün bizim isimlerimiz de sayfanın altındaki imzalarda kalacak.


İşte dostluk bazen tam da budur. Bir arkadaşının ardından onun dileğini sahiplenmek, kendi ellerinle bir hatıra hazırlamak ve o hatırayı geleceğe emanet etmek. Biz o gün bir kitabı gelini Sezen'e teslim ettik ama aslında Gülseren ablanın torunlarına uzanan sevgi köprüsüne küçük bir taş koyduk.


H. Çiğdem Deniz 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Aklın Yolu Birdir

Aklın Yolu Birdir

çitlembik çitlembik